şeyleri ile cümle
şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu organic tarımı yapmaya başlarsınız, bu şeyleri makinayla yapmaya başlarsınız.You start getting this organic agriculture; you start putting machinery onto this stuff.
(Gülüşmeler) Belli şeyleri yerseniz, fazlaca gaz üretirsiniz.(Laughter) You eat certain things, you produce a lot of gas.
Bunu belirli amaçlar için bir şeyleri programlamaya başlamak gibi düşünün.Think of it as beginning to program stuff for specific purposes.
Ve bu arada, bu şeylerin ölçeği baya geniş.And by the way, the scale on these things is pretty large.
Bazı şeyleri neden daha iyi bilmiyoruz?Why don't we know some of these things a little bit better?
Bazı şeyleri düşünüyorum ama bir kaç saat.In some things you would think them but a few hours old.
Pek mümkün gözükmeyen şeylerin gerçekte var olduğu kayıtlarla doludur astronomi tarihi.There's a long history in astronomy of unlikely things turning out to be there.
Umarım bazı şeyleri daha açık hale getirebilmişimdir.Any hopefully that clears things up a little bit.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.I stand here as a representative of all terrible things -- this might be the worst.
Fakat sevdiğiniz şeyleri yapın.But do things that you love.
Hareketli resimler: eğer tiyatroyla ilgili şeyleri düşünyorsanız, bunlarda çok da fazla yok aslında.Moving images: if you think of theatrical releases, there are not that many of them.
Bu şeyleri mevcut hale getirmeye başladık, ve gerçekten de popüler hale geliyorlar.So we've been starting to make these available and it's grown to be very popular.
Çoğu zaman, insanlar bu tür şeylerin eski hallerini görmek istiyorlar.Mostly, people want to see their old stuff out of this.
Yaptığımız diğer şey şu kesin olmayan şeyleri kesinleştiriyoruz.The other thing we do is we make everything that's uncertain certain.
Harıl harıl çalışan şu değişik şeyleri görüyor musunuz?But see all those different working things?
Başladığım şeyleri sonuna kadar götürürüm!I always do everything till the end.
Bunun gibi seyleri herkes yapabilir.Stuff like that, anyone can do it.
Sanırım bu tip şeyleri fark edemeyecek kadar meşguldüm.I'm afraid I didn't have time to notice things like that
Sektorde bu tarz seyleri bilen sanatc?lar?n olmas?n? bekleyen bir cok insan var.There are also many in the industry who expect that the artists know about things.
Yani gerçekte neden bu şeylerin hepsini yapmak istiyoruz?I mean, why would you want to do all these things for real?
Üniversitedeki profesörü ona bazı şeyleri iyi öğretememiş.That professor at whatever university can't teach.
Çünkü prensesin sevdiği şeyleri severim.Because I like what the princess likes.
Yazılı şeyleri, görselleri, müzik ve videoları paylaşıyoruz.We share written things, we share images, we share audio, we share video.
Umarım bazı insanlar bu tarz şeylerin değerini anlayabilir.I hope some people can appreciate these type of things.
Eğer bu şeyleri çözer adam olmak gerekir sonunda yıpranacaktır. Tamam.OK.
Bu fonksiyona yerleştirebileceğim şeylerin bir kümesi var.So there's a set of things that I can input into this function.
Fonksiyona yerleştirebileceğim şeylerin kümesi, "Tanım Kümesi"dir. "Tanım Kümesi"dir.The set of all of the things that I can input into that function, that is the domain.
Yani bu demektir ki girdi ve çıktı aynı yerde, böyle şeyleri sağlıyor.And that means input and output are in the same space enabling stuff like this.
Şimdi bu şeyleri çok farklı şekilde dağıtabiliriz.Now we can distribute this stuff in many different ways.
Şimdi şeyleri renklerine göre grupladık, açı renklere göre diziliyor.So now we've got the stuff color-sorted, angle maps onto color.
Dünyanın bizi bu tür şeylerin kullanımı konusunda sürekli şaşırtma alışkanlığı var.The world has a habit of surprising us as to how these things are actually used.
Bulduğumuz şey istediğimizin şeylerin kapasitelerine erişebilmek.What we're finding is that what we want is access to the capacities of things.
Görüyorum başka şeyleri seçişini, neden burayı seçmiyorsun?It's actually a joy!
Sadece su'yu değil, başka şeyleri de öğrendi.So he didn't just learn water.
Böyle şeyleri söyleyebilecekleri bir ortama ihtiyaçları var.What they need is an environment to be able to do that.
Ama bu değişik şeylerin ne olduğuna bağlı olarak değişir.But it depends on what the different things are.
Matematikçiler bir şeyleri formal olarak karakterize etmeyi sever.Mathematicians like to characterize things by being formalist.
Neden eşyalara o şeyleri yapıştırıyorsunuz?What's with the repo stickers?!
Gelecek sefere Bay Başkan, böyle şeyleri tek başınıza yapın.Aigoo, next time, do this sort of thing on your own, President.
Yüksek sesle söylediğinde dedikodu olabilecek şeyleri bana anlatabilirsin.You have a loud voice anyway, what if people heard and started rumors?
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Բայց ես ցանկանում եմ կենտրոնանալ տարբեր parts to kind of give a big picture of things.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.If I grab the canvas, I can do the same thing -- stretch it out.
Sevmediğimiz şeyleri söyleyen bazı insanlara tahammül göstermeyi öğrenmeliyiz.We have to learn to put up with the fact that some people say things that we don't like.
Kardeşim Dan'ın baban hakkında dediği şeylerin hepsi... ...doğruydu.What my sister Dan said about your father... it was all true.
Dağ tırmanışı ve dağcılık gibi şeyleri düşünün.Think about something like mountaineering and mountain climbing.
Gerçeğin ve sahte şeylerin bir karışımı.A mixture of untruths and Truth
Ve bazı şeyleri tarihlendirmeye başlayabiliriz, ilaçları ve arkeolojiyi değiştirmeye başlayabiliriz.And we could start dating things, and we could start changing medicine and archeology.
Yani soru şu: dijital dünyadaki şeyleri nasıl fiziksel dünyaya aktarırız?So the question is: how do we get the stuff over from the digital into the physical?
Çanta ve kilit gibi asılabilen şeyleri bisikletin üzerinde bırakmayın.DON'T LEAVE THlNGS LlKE BAGS AND BlKE LOCKS HANGlNG FROM ANY PART OF THE BlKE.
Parayı yiyemezsin, para, oksijen gibi hayat için gerekli olan şeyleri de bollaştırmaz.You can not eat it, it doesn't serve as a surplus of oxygen or any other necessity of life.
İnsanlar bilinçsizce bazı şeyleri izliyorlar, nedenini bilmiyoruz.People consciously follow things even though, why, we don't know.
Biz insanlar becerebildiğimiz şeyleri yaparız.We humans do what we're capable of.
Biz insanlar sadece yapabildiğimiz şeyleri yaparız. <i>Sahtesin</i>We humans do what we're capable of. You're a phony
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.And it took a lot of preparation, we had to build cameras and lights and all kinds of things.
Ama burada pencereden gördüğüm şeyleri hayal edemezdim.But I couldn't imagine what I was seeing out that window.
Çocuklar devamlı gürültü yapar, kavga eder, bir şeyleri kırarlardı.The kids are noisy, they break things
Bu bize takım boyutu ve oyunun kapsamı gibi şeyleri saptamak için yardımcı olur.That will help us establish things like the team size and the scope of the game.
Ama sorun şuydu, insanlar durmadan bir şeyleri havaya uçuruyordu.But the problem was that people kept blowing everything up.
Bir gün bir şeylerin farkına vardım.At some point something clicked.
Küçük yaşlardan beri ekranda gördüğüm şeyleri duygusal olarak biriktirmeyi öğrendim.From an early age I learned to invest myself emotionally in what unfolded before me on screen.
İlgili Sayfalar