Ana içeriğe geç
Sözlük

şeylere ile cümle

şeylere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Бог знае обаче, натрапчивите идеи могат да вземат и по-лоши обрати.
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Хотя бог знает, что одержимость принимает гораздо худшие формы.
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.אבל שהדי במרומים, ישנן צורות מוזרות אף יותר שהאובססיות שלך יכולות ללבוש,
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.يعلم الله بالرغم من وجود أسوأ المنعطفات التي قد تسكلها هواجسك
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.이 Amedabad 여행이 지나고 저는 완전히 다른 사람이 되었어요. 사람들과 어울리는 데 있어서 말이죠.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Depuis ce voyage à Amedabad je suis comme transformée d'avoir rencontré toutes ces personnes.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Dopo il viaggio ad Amedabad sono molto cambiata col contatto con la gente e tutto il resto.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.După această călătorie la Amedabad am fost total diferită în amestecarea cu oamenii şi toate astea.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Ezután az amedabad-i kirándulás után teljesen másképp viszonyulok az emberekhez és mindazokhoz.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Nach dieser Amedabadreise habe ich mich sehr verändert im Umgang mit Menschen und all das.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Na de Amedabad-trip was ik helemaal anders, mengde mij onder mensen enzovoort.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Po tomhle výletu do Ahmadábádu jsem úplně jiná, družím se s lidmi a tak.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Po wycieczce do Amedabad wszystko się zmieniło, kolegowałam się z różnymi ludźmi.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Sau chuyến đi tới Amedabad Em như trở nên hoàn toàn khác hòa nhập với mọi người.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Setelah perjalanan Ahmedabad ini Saya merasa telah jauh berbeda berbaur dengan masyarakat dan kesemuanya.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.Μετά από το ταξίδι στο Αμενταμπάντ είμαι εντελώς διαφορετική στην επαφή μου με τον κόσμο.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.После этого путешествия в Ахмадабад я стала совсем иначе вести себя с людьми.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.След това пътуване до Амедабад някак бях напълно различна, общувах с хора и всичко.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.בעקבות המחנה ב IIM-A השתניתי מאוד, התחלתי לדבר יותר עם אנשים.
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.بعد رحلة أميدأباد هذه صرت كشخص مختلف تماما أتأقلم مع الأشخاص وغيرهم
Amedabad gezisinden sonra tamamen farklı kişilerle ve tüm bu şeylere aşina olmuştum.多くの人と交流したことで とても変わったような気がするの 前までは 人とうまく交流できなかったし
Ancak, AAA standartlarında olan şeylere yatırım yapabilirim. Ya da AA diyelim.Saya hanya dapat menginvestasikannya di investasi yang memiliki rating AAA, atau AA.
Ancak, AAA standartlarında olan şeylere yatırım yapabilirim. Ya da AA diyelim.Yo solo puedo invertir en cosas que están clasificadas AAA, o digamos AA.
Ancak, AAA standartlarında olan şeylere yatırım yapabilirim.投資する事は出来ません。
Ancak gerçekte hayatta, eğer dünyayı değiştirmek istiyorsanız, görmeden önce o şeylere inanmak zorundasınız.Pero en realidad en la vida, si quieren cambiar el mundo, tienen que creer en las cosas antes de verlas.
Ancak gerçekte hayatta, eğer dünyayı değiştirmek istiyorsanız, görmeden önce o şeylere inanmak zorundasınız.Но на самом деле в жизни, если вы хотите изменить мир, вы должны сперва поверить во что-то, чтобы увидеть.
Ancak gerçekte hayatta, eğer dünyayı değiştirmek istiyorsanız, görmeden önce o şeylere inanmak zorundasınız.実現する前に信じることが大切です 実現する前にマッキントッシュを信じるのです
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Ale ví se o nich, protože dělají také hodně špatných věcí.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Azért viszont sokat sajtózzák őket, hogy mennyi szörnyűséget okoznak.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Dar au o imagine proastă pentru că fac și o grămadă de lucruri groaznice.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.E invece se ne parla tanto perchè fanno anche un sacco di malestri.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Jedoch bekommen sie viel schlechte Presse, für all die grauenvollen Sachen, die sie auch anrichten.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.오히려 우리에게 가하는 여러 끔찍한 일들이 주목을 끌곤 했습니다.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Mais elles reçoivent beaucoup d'attention pour toutes les choses terribles qu'elles font.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Mas aparecem muitas vezes nas notícias, por também fazerem muitas coisas terríveis.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Men de får mycket press för att de gör en massa hemska saker.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Nhưng chúng vẫn vì làm nhiều việc tồi tệ nữa
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Pero consiguen un montón de crédito, ya que hacen un montón de cosas terribles también.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Ponovno se jih pa zavemo, ko smo zaradi njih ogroženi.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Tapi mereka mendapat banyak publikasi karena mereka banyak melakukan hal yang mengerikan juga.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Veľkú publicitu si však získalo to, že robia aj veľa hrozných vecí.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Za to mówi się dużo o okropnych rzeczach, które robią.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Ze komen wel in de krant voor de vele verschrikkelijke dingen die ze doen.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Αντίθετα συνήθως ακούμε ότι κάνουν πολλά τρομακτικά πράγματα.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Втім, газети чимало пишуть про них за те, що вони роблять і чимало жахливих речей.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Затова пък пишат много за другите неща, които бактериите правят -- ужасните неща.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.Однако о них вспоминают, потому что они также делают много плохого.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.אבל הם מקבלים פרסום רב מכיוון שהם עושים גם דברים נוראיים.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.ولكن تحصل على الشهرة للقيام بكثير من الأمور الفظيعه.
Ancak oldukça kötü şeylere de neden olabildiklerinde dikkatimizi çekiyorlar.しょっちゅう新聞沙汰になります つまり地球上には、もともとあなたの一生とは
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.Chỉ có thứ gì đó ở đâu trong sự quan hệ với sự tồn tại những thứ khác.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.Csak azt tudjuk, hogy minden máshoz képest hol van.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.Es gibt nur Orte relativ zu allem anderen das existiert.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.Existe apenas em relação a tudo o resto que existe à sua volta.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.Je kan alleen zeggen waar iets is in verhouding tot de rest.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.단지 다른 모든것에 상대적으로 존재하는 위치가 있을 뿐입니다.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.Lokasi benda itu relatif terhadap benda lainnya.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.Obiectul nu are o poziție decât relativ la toate celelalte obiecte.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.On peut seulement dire où se trouve quelque chose par rapport à tout le reste.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.Si può solo affermare dove qualcosa si trovi relativamente a dove tutto il resto si trova.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod