Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Otwórz umysł, ramiona i serce na nowe doświadczenia i ludzi.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Ouvrez votre esprit, vos bras et votre coeur aux nouveautés et aux autres.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Razširi svoja obzorja.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Spája nás práve naša rozdielnosť.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Sta geestelijk, lichamelijk en met je hart open voor nieuwe dingen en mensen.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Άνοιξε το μυαλό, την αγκαλιά και την καρδιά σου σε νέα πράγματα και ανθρώπους.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Відкрий свій розум, долоні і серце для нових речей і людей.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Ние сме обединени в нашите различия.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.Открой сознание, руки и сердце новым делам и людям.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.פתח את המיינד, הזרועות, והלב לדברים ולאנשים חדשים.
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.افتح عقلك , و ذراعيك , و قلبك لكل الاشياء الجديدة و لناس ايضا
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.敞開你的心胸、手臂,去擁抱新事物和新朋友
Aklını, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve insanlara aç.違いからつながりが生まれるんだから
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Aber das schafft ein gewaltiges Problem, denn wie sollen wir je etwas anders sehen?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Ale tak naprawdę, jest to ogromny problem, ponieważ jak możemy widzieć cokolwiek inaczej?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Ale v skutočnosti ide o obrovský problém, pretože ako potom dokážeme vôbec niekedy vnímať inak?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Dar asta crează o problemă majoră, pentru că atunci cum putem vedea diferit?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?그렇지만 그건 기본적으로 엄청난 문제를 제기합니다. 왜냐하면, 그렇다면, 우리는 어떻게 다르게 볼 수 있겠는가 하는 문제에요.
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Maar eigenlijk is dat een enorm probleem, want hoe kunnen we ooit anders gaan waarnemen?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Ma in realtà è un problema tremendo, perché come si fa a vedere le cose diversamente?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Mais en fait, c'est un énorme problème, car comment pourrons-nous un jour voir les choses autrement ?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Mas, na verdade, isso cria um problema enorme, porque como podemos alguma vez ver de modo diferente?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Namun sebenarnya, itu adalah masalah besar, karena, bagaimana kita akan bisa melihat dari sudut yang berbeda?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Nhưng đó thực sự là một vấn đề to tát bởi làm thế nào chúng ta có thế nhìn nhận khác đi?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Pero en realidad eso es un gran problema, porque, ¿cómo podemos ver otra cosa?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Στην πραγματικότητα, είναι ένα τεράστιο πρόβλημα, για το πώς θα μπορέσουμε κάποτε να δούμε διαφορετικά;
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Но това е голям проблем, защото как бихме виждали различно?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Справді, це велика проблема, як ми можемо дивитись на світ по-іншому?
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?Так как же нам видеть мир по-другому? В этом и заключается проблема.
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?אבל בעצם, זו בעיה ענקית, בגלל שזה אומר שאנחנו תמיד נראה דברים באותה הצורה.
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?ولكن في الواقع، فتلك مشكلة هائلة، لأنه كيف يمكننا على الإطلاق أن نرى بشكل مختلف؟
Ama aslında bu çok büyük bir sorun, çünkü, bu durumda bir şeylere nasıl farklı bakabiliriz ki?違った見方をすることが できません そこで違った見方について お話ししようと思います
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?Ale jak u těchto věcí, o které se opravdu staráme a zažíváme pro ně hlubokou lítost, prožíváme své pocity?
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?하지만 우리가 실제로 정말 신경 쓰고 정말 뼈저린 후회를 느끼게 되는 이러한 것들은 어떻게 느껴지십니까?
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?Но за нещата, за които наистина ни е грижа и за които изпитваме дълбоко съжаление, как се чувстваме за тях?
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?אבל בדברים האלה שבאמת אכפת לנו מהם, ואנו כן חשים חרטה עמוקה לגביהם, איך התחושה הזו מרגישה?
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?لكن بالنسبة لتلك القرارات التى نهتم بها فعلياً والتى نختبر ندم عميق حيالها، هل يمكن وصف هذا الشعور؟
Ama gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde bu tecrübe hissediliyor?心の底から後悔するとき それはどんな気分でしょう? 誰もがその答えを知っています。
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Aber der Biber benötigt ebenfalls Dinge.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Ale i bobry potrzebują różnych rzeczy.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Dar un castor, de asemenea, are nevoie de lucruri.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.그렇지만 비버에게도 필요한 것이 있죠.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Ma anche un castoro ha bisogno di cose.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Maar een bever heeft ook dingen nodig.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Mais le castor a aussi d'autres besoins.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Nhưng một con hải ly cũng có nhu cầu riêng.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Αλλά και ο κάστορας χρειάζεται κάποια πράγματα.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Но бобру тоже что-то нужно.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.Но бобърът също има нужда от някои неща.
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.אבל בונה גם צריך דברים. והעובדה שיש אותו
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.ولكن القندس بحاجة إلى أشياء أيضا، وبحصوله عليها
Ama kunduz başka şeylere de ihtiyaç duyar.それらのニーズを関連づけると
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Ale na Boga, bardziej pokrętne zdarzają się obsesje.
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Aún así, Dios sabe que hay peores destinos para nuestras obsesiones.
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Dio sa, però, ci sono pieghe peggiori che le ossessioni possono prendere.
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Doch Gott weiß, es gibt schlimmere Wendungen, die deine Obsessionen nehmen können.
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Dumnezeu ştie totuşi, sunt întortocheri şi mai grave pe care obsesiile tale le pot încerca.
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.하지만 하나님은 아시지, 너의 강박이 취할 수 있는 악질의 비틀림이 있다는것을.
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Le bon Dieu sait, pourtant, qu'il y a de pires tours que peuvent faire vos obsessions:
Ama Tanrı biliyor ki saplantılar daha kötü şeylere de dönüşebilir.Maar ach, er zijn ergere obsessies denkbaar.