Ve spesifik olarak algoritmalar, temelde bilgisayarların bir şeylere karar verme matematiğidir.I to właśnie algorytmy, które są w zasadzie matematyką, używaną przez komputery do różnych rzeczy.
Ve spesifik olarak algoritmalar, temelde bilgisayarların bir şeylere karar verme matematiğidir.컴퓨터가 결정을 내릴 때 사용되는 수학, 특히 알고리즘에 대해 말씀드리고자 합니다.
Ve spesifik olarak algoritmalar, temelde bilgisayarların bir şeylere karar verme matematiğidir.Terutama algoritma, yang pada intinya adalah matematika yang digunakan komputer untuk mengambil keputusan.
Ve spesifik olarak algoritmalar, temelde bilgisayarların bir şeylere karar verme matematiğidir.Và các thuật toán đặc trưng mà căn bản là phép toán mà các máy tính sử dụng để quyết định các thứ.
Ve spesifik olarak algoritmalar, temelde bilgisayarların bir şeylere karar verme matematiğidir.Именно алгоритмы, та самая математика, которую компьютеры используют для принятия решений.
Ve spesifik olarak algoritmalar, temelde bilgisayarların bir şeylere karar verme matematiğidir.ובאופן ספציפי אלה האלגורתמים, שהם בעצם המתמטיקה שמשמשת את המחשבים כדי לקבל החלטות.
Ve spesifik olarak algoritmalar, temelde bilgisayarların bir şeylere karar verme matematiğidir.アルゴリズムというのは コンピュータが判断をするときに使う ある種数学的なものです 繰り返しの中で アルゴリズムは
Vücuda tehtid olarak gördükleri şeylere koordine saldırılar başlatıyorlar신체에 위협이 된다고 보이는 물질을 협동 공격합니다
Vücuda tehtid olarak gördükleri şeylere koordine saldırılar başlatıyorlarكي تطلق هجوم متناسق على ما تعتبره تهديدا للجسم.
Washington arşivlerinde zaman harcadım, sadece orada oturarak, bu gibi şeylere bakarak.제가 오랫동안 워싱턴 기록보관소에 앉아서
Washington arşivlerinde zaman harcadım, sadece orada oturarak, bu gibi şeylere bakarak.אני מבלה זמן בארכיונים של וושינגטון, רק יושבת שם,
Washington arşivlerinde zaman harcadım, sadece orada oturarak, bu gibi şeylere bakarak.أمضيت وقتا في أرشيف مدينة واشنطون، جالسة هناك،
Washington arşivlerinde zaman harcadım, sadece orada oturarak, bu gibi şeylere bakarak.ただ座っている時に 今はオンラインなのですが
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun.Đừng lấy làm lạ nếu anh ta hơi...tửng.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Alene!</i> <i>Han kan måske være lidt... sær.</i>
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...'Der hat vielleicht schon 'n Weltraumkoller.'
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Dus, kijk uit met hem.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Hän voi olla vähän...outo.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Naj vas ne preseneti, če bo malce odbit.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Non sorprendetevi se lo trovate un po'...strano.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...No se sorprendan si es un poco raro.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi... - Pekala, ekip.Ίσως τα έχει λίγο... χαμένα.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi... - Pekala, ekip..הולכים שמאלה
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Så han kan vara lite... underlig.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Seul.</i> <i>Soyez pas surpris s'il est... bizarre.</i>
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Не се учудвайте, ако е малко странен.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...Не сеучудвайте, ако е малко странен.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun. - Independence, sizi...لذلك لا تندهشوا إنه غريب بعض الشىء
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun.Jadi jangan terkejut jika ia sedikit aneh.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun.Lehet, hogy ez egy kicsit megviselte.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun.Não se admirem se ele estiver um pouco... desactualizado.
Yani, beklenmedik şeylere karşı dikkatli olun.Sám.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.D'accord ? C'est similaire à notre intérêt pour les choses qui ont des grandes dents.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Das entspricht unserem Interesse für Dinge mit großen Zähnen.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Dette er parallelt med vores interesse for det med store tænder.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Es decir, esto es análogo a nuestro interés en las cosas que tienen dientes grandes.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Je to analogické s naším záujmom o veci, ktoré majú veľké zuby.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.이건 우리가 이빨이 커다란 녀석들에 관심을 갖는 것과
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Dat is vergelijkbaar met onze interesse in dingen die grote tanden hebben.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?E un interes analog cu interesul în tot ce are colți mari.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Isto é análogo ao nosso interesse por coisas que têm grandes dentes.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Maksud saya, ini sama saja dengan ketertarikan kita akan benda bergigi besar, bukan?
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?To jest analogiczne do naszego zainteresowania stworzeniami, które mają duże zęby.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Úgy értem, ez párhuzamba állítható a nagyfogú dolgok iránti érdeklődésünkkel.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Искам да кажа, това е аналогично на нашия интерес към неща, които имат големи зъби, нали?
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer. Öyle değil mi?Этот интерес сродни нашему интересу к зубастым чудовищам.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Voglio dire, questo è analogo al nostro interesse a cose che hanno i denti grandi.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Ý tôi là, điều này tương tự với sự yêu thích của chúng ta về những "con vật" với những chiếc răng to lớn.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.Αυτό είναι ανάλογο με το ενδιαφέρον μας για τα πράγματα που έχουν μεγάλα δόντια.
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.זה דומה להתעניינות שלנו בדברים
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.أعني, هذا مشابه لاهتمامنا بالأشياء التي
Yani, büyük dişleri olan şeylere olan ilgimize benzer.興味を持つのと似ていますね ー(笑)
Yani, görülemeyen, kanıtlanamayan şeylere inanç, benim önem verdiğim bir tür inanç asla olmazdı.자, 볼 수 없고 증명할 수 없는 것에 대한 믿음이란 제 성향과 그다지 잘 맞는 종류의 믿음은 아닙니다.
Yani, görülemeyen, kanıtlanamayan şeylere inanç, benim önem verdiğim bir tür inanç asla olmazdı.Tillid til ting der ikke kan ses, der ikke kan bevises, er ikke noget jeg har følt mig særlig forbundet med.
Yani, görülemeyen, kanıtlanamayan şeylere inanç, benim önem verdiğim bir tür inanç asla olmazdı.Vertrouwen in onzichtbare en onbewijsbare dingen is niets voor mij.
Yani, görülemeyen, kanıtlanamayan şeylere inanç, benim önem verdiğim bir tür inanç asla olmazdı.Wiara w niewidzialne i niemożliwe do sprawdzenia rzeczy nie jest czymś, co ma dla mnie znaczenie.
Yani, görülemeyen, kanıtlanamayan şeylere inanç, benim önem verdiğim bir tür inanç asla olmazdı.אמונה בדברים שאי אפשר לראות, שאין דרך להוכיח, אני לא מתחבר אליה כל כך בדרך כלל.
Yani, görülemeyen, kanıtlanamayan şeylere inanç, benim önem verdiğim bir tür inanç asla olmazdı.والآن, الأيمان بالأشياء التي لا يمكن أن نراها, أو أن نثبتها, هو ليس ذلك النوع من الإيمان الذي أرتبط به فعلا
Yani insanların, çevrede olup biten fakat iyi görünmeyen şeylere dikkatini çekmeye çalıştık.Încercam să fac utilizatorul să fie atent
Yani insanların, çevrede olup biten fakat iyi görünmeyen şeylere dikkatini çekmeye çalıştık.그 것은 여러분과 가장 가까운 환경에서 무언가를 살펴보도록 하게끔 만드는 거죠. 그다지 좋아 보이지 않는 것을 여러분이 보고 싶어하지 않으니까요.