Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Une fois stabilisé, il lève un autre pied et alors, grâce au treuil, il peut grimper ce genre de paroi.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Zodra hij stabiel is, tilt hij een poot op en dan kan hij met de lier naar boven klimmen.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Μόλις σταθεροποιηθεί, σηκώνει το ένα πόδι, και με το βίντσι, μπορεί να σκαρφαλώσει αυτά τα μέρη.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Щом се стабилизира, вдига крак, а после с лебедката може да се изкатерва по такива неща.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.כאשר הוא מתייצב הוא מרים רגל, ואז בעזרת הכננת, הוא מסוגל לטפס על דברים מעין אלה.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.وعندما تستقر تلك الرجل التي سترفع يقوم بواسطة الرافعة بالتسلق على أسطح مثل هذه
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.ウィンチを使って這い上がります 捜索や救助のような用途にも使えるでしょう
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Ainsi, par exemple, nous aimons le goût sucré de naissance, et avons une répugnance pour le goût amer.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Así, por ejemplo, tenemos un amor innato a los sabores dulces y una reacción adversa a los sabores amargos.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.De exemplu, ne-am născut iubind gustul dulce şi evitând mâncarea cu gust amar.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Dla przykładu, rodzimy się z umiłowaniem słodkiego smaku a wrodzoną reakcją na smak gorzki jest awersja.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Jadi misalnya, kita lahir mencintai rasa sesuatu yang manis dan sangat tidak suka dengan sesuatu yang pahit.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.그래서 예를 들어, 우리는 뭔가 단것의 맛을 대단히 좋아하고 뭔가 쓴것의 맛에는 반발적으로 반작용하는 천성으로 태어납니다
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.So lieben wir von Geburt an den Geschmack von Süßem, und lehnen den Geschmack von Bitterem ab.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Thí dụ dễ hiểu là, chúng ta sinh ra đã thích mùi vị ngọt ngào nhưng lại phản ứng mạnh đối với mùi vị đắng
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Zo zijn we bijvoorbeeld geboren met een voorliefde voor zoet en reageren met afschuw op iets bitter.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Наприклад, ми від природи любимо смак солодкого і реагуємо з відразою на гірке.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.Например, у нас врожденная любовь к вкусу сладкого и негативная реакция на вкус горького.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.למשל, נולדנו לאהוב טעם מתוק ולהגיב בשלילה לטעמים מרים.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.على سبيل المثال ، نحن نولد مع حب للطعم الحلو ونستجيب بشكل غير ملائم للطعم المر.
Örneğin, tatlı bir şeyin tadını severek doğarız, ve acı şeylere tam ters tepki gösteririz.苦いものは反射的に避けようとします 何かを失うことに対しての嫌悪感は
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Daí que haja um perigo na pseudo-ciência, no acreditar neste tipo de coisas.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Der er altså en fare med pseudovidenskab, med at tro på denne slags ting.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Donc il y a des risques associés à la pseudo-science, à croire à ce genre de choses.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Entonces hay peligro en la pesudociencia, en creer en este tipo de cosas.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Er kleven gevaren aan pseudo-wetenschap, in het geloof in dit soort dingen.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.In der Pseudowissenschaft, an solche Dinge zu glauben, liegt also eine Gefahr.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.그러니, 유사 과학에는 위험이 도사리고 있습니다. 이런 것을 믿는다는 것 말이죠.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Ngụy tạo khoa học mang lại nguy hiểm khi người ta tin vào nó.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Niebezpieczeństwo pseudonauki tkwi we wierze w tego typu rzeczy.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Per cui si corrono dei rischi con la pseudoscienza, credendo in questo genere di cose.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Pseudoștiința este periculoasă pentru că te face să ai încredere în astfel de instrumente.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Pseudotieteeseen liittyy vaara uskoa tällaisiin vempaimiin.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Så det finns en fara i psedovetenskap, i att tro på den här sortens saker.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Takže je tu nebezpečenstvo pseudovedy, veriť takýmto veciam.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Takže pseudověda představuje hrozbu, je nebezpečné v tyto věci věřit.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Veszélyes tehát az áltudomány, a hit az ilyenfajta dolgokban.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Ενέχονται, λοιπόν, κίνδυνοι στην ψευδοεπιστήμη, στο να πιστεύεις σε τέτοιου είδους πράγματα.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Как мы видим, псевдонаука все-таки может быть опасной заставляя нас верить в такие вещи.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Така че има опасност при псевдонауката, ако повярваме на такива неща.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.אז ישנה סכנה בפסאודו-מדע, באמונה בדברים כגון אלה.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.اذن هنالك اخطار للهراء العلمي الزائف في تصديق مثل هذه الاشياء
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.危険が伴うのです そこで今日は 信じるということをお話しします
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .Eles querem que escrevê-lo para o que é, este w, aqui,
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .지금 쓰여진 식을 보면 P가 무엇과 같은지 나타내는 식이지만
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .Por lo que la fórmula, el camino está escrito ahora, dice que p es igual a algo.
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .Til at starte med står der, at omkredsen, P, er lig med noget.
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .Uvadený vzorec hovorí, že "o" sa rovná niečomu.
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .Uvedený vzorec říká, že "o" se rovná něčemu.
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .Έτσι, τον τύπο, τον τρόπο είναι γραμμένο σήμερα, λέει ότι το p είναι ίσο με κάτι.
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .Итак, в формуле, которая записана у нас сейчас, Р равно чему-то.
O zaman şimdi bu haliyle yazılan formül bize çevrenin bir şeylere eşit olduğunu söylüyor. .И формулата, начинът, по който е написана сега, тя казва, че Р е равно на нещо.
Parasal sistemin yarattığı ve sürdürdüğü şeylere iki örnek.Berikut adalah dua contoh sederhana dibuat dan diabadikan oleh sistem moneter.
Parasal sistemin yarattığı ve sürdürdüğü şeylere iki örnek.Hier sind zwei Beispiele die vom Geldsystem hervorgerufen und aufrechterhalten werden.
Parasal sistemin yarattığı ve sürdürdüğü şeylere iki örnek.Qui ci sono due esempi, creati e perpetuati dal sistema monetario.
Parasal sistemin yarattığı ve sürdürdüğü şeylere iki örnek.Voici 2 exemples simples créés et maintenus par le système monétaire.
Parasal sistemin yarattığı ve sürdürdüğü şeylere iki örnek.Ето два обикновени примера, създадени и поддържани от монетарната система.
Pardon. Ben bu şeylere dayanamıyorumda. Sen şey misin?Las especias me atraen. ?Te "atraen"?
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.A népesség robbanásszerű növekedése ezen a kis bolygón, csúnya dolgokhoz vezet majd.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Bùng nổ dân số, hành tinh nhỏ đi, dẫn đến nhiều thứ tồi tệ.