Onların ihtiyacı olan bazı şeylere ise ne yazık ki sahip değiliz, belki de kimse sahip değildir.Y algunas otras cosas que necesitan, no somos muy buenos dándolas. Quizá nadie lo es.
Onların ihtiyacı olan bazı şeylere ise ne yazık ki sahip değiliz, belki de kimse sahip değildir.Δεν είμαστε εξίσου καλοί στην προσφορά άλλων πραγμάτων που χρειάζονται. Ίσως κανένας δεν είναι.
Onların ihtiyacı olan bazı şeylere ise ne yazık ki sahip değiliz, belki de kimse sahip değildir.Но не сме добри в даването на някои от другите неща, които са им нужни. Може би никой не е.
Onların ihtiyacı olan bazı şeylere ise ne yazık ki sahip değiliz, belki de kimse sahip değildir.Что-то другое, что им тоже нужно, мы не сможем легко им дать. Возможно, никто не сможет.
Onların ihtiyacı olan bazı şeylere ise ne yazık ki sahip değiliz, belki de kimse sahip değildir.חלק מהדברים האחרים שהן צריכות קשה לנו לתת. ואולי איש איננו יודע לתת.
Onların ihtiyacı olan bazı şeylere ise ne yazık ki sahip değiliz, belki de kimse sahip değildir.بعض الأشياء الأخرى التي يحتاجونها لا نقدر على منحها، ربما لا أحد يقدر
Onların ihtiyacı olan bazı şeylere ise ne yazık ki sahip değiliz, belki de kimse sahip değildir.私達はじめ 誰にも 与えられないものかもしれません 時間、忍耐、巧妙さ、理解力
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Bombardeer ze er niet gewoon mee.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Bombarder dem ikke bare med ting.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Đừng chỉ khủng bố họ với sản phẩm mình cần bán.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Hauen Sie den Leuten nicht einfach irgendeinen Mist um die Ohren.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Jangan hanya menghujani mereka dengan suara itu.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.그저 잡동사니들은 퍼부어서는 안됩니다.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Não se limitem a bombardeá-las com coisas.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Nebombardujte ľudí len tak hocičím.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Ne csak bombázd őket velük.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Ne jih samo obstreljevati s stvarmi.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Ne vous contentez pas de les bombarder avec.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Nezatěžujte je jen šumem.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Non bombardatela semplicemente con delle cose.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.No sólo bombardearlos con cosas.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Nu-i bombardaţi pur şi simplu cu ceva.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Μην τους βομβαρδίζεται μόνο με πράγματα.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Недейте просто да ги бомбардирате с неща.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.Не просто засипайте їх чим попало.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.לא סתם להפציץ אותם בו.
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.ولا تخدعهم به
Onları sadece gereksiz şeylere boğmayın.そして最後に、何度も何度もテストすること
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "De bare løber omkring en 'råber en' ser på tingene. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "De kör bara om en "ropar en" ser på saker. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Ei doar se execută despre un "striga un" se uită la lucruri. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Eles só custa cerca de um 'grita um "olha para as coisas."
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "He vain juoksentelee ympäriinsä "huutaa" tarkastellaan asioita. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Họ chỉ chạy về một 'hét lên một "nhìn ngắm mọi thứ."
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Ils passe juste au sujet d'un "crie un" regarde les choses. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "사물을 보이는 '는 소리 질러'에 대해 그들은 단지 실행됩니다. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Mereka hanya berjalan sekitar sebuah 'teriakan sebuah' melihat hal-hal. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Ők csak fut körülbelül egy "kiáltások egy" nézi a dolgokat. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Oni po prostu działa o "krzyczy" patrzy na rzeczy ".
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Pravkar teče o "kriki" se osredotoča na stvari. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Proste beží o "výkriky" sa pozerá na veci. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Prostě běží o "výkřiky" se dívá na věci. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Que sólo se ejecuta sobre una "grita uno" ve las cosas. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Si corre solo di una 'grida un' guarda le cose ".
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Sie läuft einfach über eine "ruft ein" betrachtet die Dinge. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Ze loopt alleen over een 'roept een' kijkt naar dingen. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Θα λειτουργεί ακριβώς για ένα "φωνάζει ένα" βλέπει τα πράγματα. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Вони просто працює близько крики "дивиться на речі".
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Они просто работает около крики "смотрит на вещи".
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "Те просто работи за "викове" гледа на нещата. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "הם פשוט פועל על "צעקות" מסתכל על הדברים. "
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "أنها تدير فقط حول "صيحات تكون' وينظر إلى الأشياء ".
Onlar sadece bir şeylere bakar 'sesleri' hakkında çalışır. "メアリーは叫ぶしなかったが、彼女は物事を見た。
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Cuando se ha estabilizado levanta una pata y con ayuda del cabrestante puede seguir escalando.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Jakmile toto vyřeší, zvedne nohu, a pak díky navijáku může šplhat po podobných místech.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Keď sa mu podarí stabilizovať posunutú nohu potom s použitím navijaka dokáže preliezť takéto veci.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Kiedy jest stabilny, podnosi stopę, i dzięki wyciągarce może się wspinać.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.안정된 자세를 취한 뒤에 다리를 들어올리고 윈치를 사용하여 이렇게 기어오릅니다.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Mikor stabilizálta magát, felemeli egyik lábát, aztán a csörlő segítségével fel tud mászni ilyen dolgokra.
Onu dengelediği an, ayağını kaldırır, ve vinçle birlikte bu tür şeylere tırmanabilir.Một khi đứng vững rồi nó sẽ nhấc một chân lên, và bằng dây tời, nó có thể leo lên địa hình dốc đứng.