Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Crestearea demografică rapidă, planeta mică, nu cred că va duce la ceva bun.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Demograficzna eksplozja, mała planeta, zaprowadzi nas to do mało przyjemnego końca.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Explodierende Bevölkerung, kleiner Planet, das wird zu hässlichen Dingen führen.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Explosiv befolkningstillväxt, liten planet. Det kommer att leda till hemska saker.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.작은 행성에 인구는 폭발적으로 증가하고, 결국 모든 것이 흉측하게 끝날 것이라고요.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Populasi yang meledak, planet yang kecil, itu akan membawa pada hal-hal yang buruk.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Rostoucí populace, malá planeta, budou se dít nepěkné věci.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Rýchlo rastúca populácia, malá planéta, to povedie k zlým veciam.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Sterk rijzende bevolkingsaantallen, een kleine planeet, dat leidt tot slechte dingen.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Uma população em franca expansão, um planeta pequeno, isto iria gerar péssimos resultados.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Una población que se dispara en un planeta tan pequeño va a tener consecuencias negativas.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Una popolazione in crescita, un piccolo pianeta, porteranno a conseguenze nefaste.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Une population qui explose, une petite planète, cela nous entraîne vers une catastrophe.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Ραγδαία αυξανόμενοι πληθυσμοί και ένας μικρός πλανήτης, θα οδηγήσουν σε άσχημες καταστάσεις.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Быстро растущее население, маленькая планета - это до добра не доведет.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Пренаселена, малка планета - резултатът ще е грозен.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.Швидко зростаюче населення, маленька планета - з цього діла не буде.
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.פיצוץ אוכלוסיה, כדור ארץ קטן זה הולך להוביל לדברים מכוערים
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.إنفجار سكاني، وكوكب صغير سيقود الى أشياء قبيحة
Patlayan nüfus, küçük gezegen, çirkin şeylere sebep olacaktı.どんどん嫌な方向へ進んでいくだろう しかし私はマルサスを卒業しました
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Alors, comment trouver des manières de permettre aux débats de produire quelque chose de positif ?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Also wie können wir Wege finden, dass sich aus Streitgesprächen etwas Positives ergibt?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Aşadar cum concepem argumente care să lase în urmă ceva pozitiv ?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Entonces, ¿cómo podemos encontrar maneras de argumentar en beneficio de algo positivo?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Hoe kunnen we manieren bedenken om discussies op iets positiefs te laten uitdraaien?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Hogyan tudjuk megtalálni annak a módját, hogy a viták valami pozitívumot nyújtsanak?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Jadi bagaimana kita dapat mencari cara untuk membuat perdebatan menghasilkan sesuatu yang positif?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Jak możemy zamienić wynik kłótni w coś pozytywnego?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?논쟁으로 긍정적인 결과를 이끌어내는 방법이 있을까요?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Můžeme najít způsob, aby hádky vyplodily něco pozitivního?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Ora, come possiamo fare in modo che le discussioni portino frutti?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Vậy làm thế nào chúng ta có thể tìm ra cách làm cho lập luận mang lại một cái gì đó tích cực?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Πώς μπορούμε λοιπόν να κάνουμε τις συζητήσεις να αποφέρουν κάτι θετικό;
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Така че, как да намерим начини споровете да носят нещо положително?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Так как же нам найти способы, которые приведут споры к положительному результату?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?Як нам змусити суперечки приносити користь?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?אז איך נמצא דרכים לגרום לכך שהוויכוחים יפיקו משהו חיובי?
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?فكيف يمكننا أن نجد طرق لجعل المناقشات تثمر بشيء إيجابي؟
Peki, tartışmaların, olumlu bir şeylere yol açmasını sağlayacak nasıl yollar bulabiliriz?議論の仕方がわかるのでしょう? 必要なのは新しい 議論の出口戦略です
Pilava konan sarı şeylere ne deniyordu?C'est quoi, la sauce jaune sur le riz ?
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Der Produzent Pete konnte nicht glauben, was wir anbauten.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Frutas y vegetales Pete no puede creer lo que estamos cultivando.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Pěstitel a propagátor zdravé stravy Produce Pete nemohl uvěřit, co všechno pěstujeme.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete không thể tin được chúng tôi đã trồng những gì.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.프로듀스 피트(Produce Pete)도 우리가 재배한 농작물을 보고 놀라워했습니다.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete kon niet geloven wat wij telen.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete não acredita no quanto crescemos.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete nem hiszi el, mit növesztünk.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete ne more verjeti, kaj gojimo.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete n'en croyez pas ses yeux de ce que nous avions fait pousser.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete nie wierzył własnym oczom.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete non riesce a credere a quello che abbiamo coltivato.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produce Pete nu poate crede ce cultivăm.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Produser Pete sangat takjub akan hasil kami.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Ο Πρόντους Πιτ δεν μπορεί να πιστέψει τι καλλιεργούμε.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Пийт Продукцията не може да повярва какво отглеждаме.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.Продьюс Пит не может поверить в то, что мы действительно это выращиваем.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı."פיט תוצרת-חקלאית" לא מאמין מה אנחנו מגדלים
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.المنتج بيتي لم يصدق ماذا استطعنا أن نزرع.
'Produce Pete' programı yetiştirdiğimiz şeylere inanamadı.ローナ・サスは本を 寄贈しに来てくれた