Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.Valoarea ta nu se bazează pe lucrurile tale valoroase, se bazează pe un set diferit de lucruri.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.Vaša hodnota nie je založená na vašich cennostiach. Je založená na úplne niečom inom.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.Vaše hodnota není založená na vašich cennostech, je založená na úplně jiném souboru věcí.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.Η αξία σου δεν βασίζεται στα πολύτιμά σου είδη, βασίζεται σε ένα σωρό διαφορετικών πραγμάτων.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.Ваша ценность не основана на ваших ценных вещах, она основана на совершенно другом наборе вещей.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.Ваша цінність ґрунтується не на цінних речах, які ви маєте, а на сукупності дуже різних факторів.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.Твоята стойност не се базира на твоите притежания, базира се на други неща.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.הערך שלכם לא מתבסס על החפצים שלכם, הוא מבוסס על הרבה דברים שונים.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.إن قيمتك ليست مبنية على أشياءك القيمة، إنها مبنية على مجموعة أشياء مختلفة.
Değeriniz sizin sahip olduğunuz değerli şeylere dayanmaz, tamamen farklı şeylere dayanır.まったく別のものに基準が置かれています 影響力を持つことの目的は 影響力を持たない人のために
Değil mi? Ve o şeyler bunun gibi şeylere yol açıyor.E essas coisas levam-nos a coisas como esta.
Diğerlerinin hazır olmadığı bütün bu farklı şeylere oldukça hazırlanmış görünüyorsun.Du scheinst extrem auf diese Dinge vorberetet zu sein, was andere Künstler nicht sind.
Diğerlerinin hazır olmadığı bütün bu farklı şeylere oldukça hazırlanmış görünüyorsun.Ты кажешься очень подготовленным для всех этих вещей, к которым другие артисты не готовы.
DNA kodundaki küçük süslemeler ve karmaşıklaştırmaların, zürafa, orkide gibi yeni şeylere yol açması gibi.DNA기호에서의 작은 장식들과 복잡함을 만드는것들, 기린이나 난같은 새로운 것들을 이끌어 냅니다
DNA kodundaki küçük süslemeler ve karmaşıklaştırmaların, zürafa, orkide gibi yeni şeylere yol açması gibi.תוספות קטנות ועליות זעירות במורכבות של קוד ה-DNA, מובילות לדברים חדשים כמו ג'ירפות וסחלבים.
DNA kodundaki küçük süslemeler ve karmaşıklaştırmaların, zürafa, orkide gibi yeni şeylere yol açması gibi.فقليل من الإضافات والتعقيد في شفرة الحمض النووي (DNA )، قاد لأشياء جديدة مثل الزراف أو السحالي.
DNA kodundaki küçük süslemeler ve karmaşıklaştırmaların, zürafa, orkide gibi yeni şeylere yol açması gibi.潤色や複素化が 新しい生き物を生み出します 同様に わずかなひねりが
Dolayısıyla başka şeylere bakmaya başladın...Alors tu as cherché d'autres choses...
Dolayısıyla başka şeylere bakmaya başladın... [mutluluk]Anda dapat mencari cara lain
Dolayısıyla başka şeylere bakmaya başladın... [mutluluk]Dus ging je op zoek naar andere dingen...
Dolayısıyla başka şeylere bakmaya başladın... [mutluluk] [seks]A tak jsi hledal jiné věci... (štěstí) (sex)
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.4단계의 부족은 업적을 이룰 수 있습니다.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Etap 4 umożliwia niezwykłe osiągnięcia.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Giai đoạn thứ Tư của bộ lạc có thể làm những điều rất nổi bật.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Kmen úrovně čtyři dokáže pozoruhodné věci.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Las tribus de la Etapa 4 pueden hacer cosas notables.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Les tribus à l'état Quatre peuvent faire des choses remarquables.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Niveau Vier-stammen kunnen opmerkelijke dingen doen.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.No Nível Quatro, as tribos podem realizar coisas extraordinárias.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Stämme der Stufe Vier können bemerkenswerte Dinge vollbringen.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Tribu' del Livello 4 possono fare cose eccezionali.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Triburile din Stadiul 4 fac lucruri remarcabile.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Οι φυλές του τέταρτου σταδίου μπορούν να κάνουν αξιοπρόσεκτα πράγματα.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Племената в Етап Четири могат да правят забележителни неща.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.Племена Уровня Четыре способны делать замечательные вещи.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.שבטים בשלב 4 יכולים לעשות דברים יוצאי דופן.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.بمقدور قبائل المرحلة الرابعة فعل أشياء عظيمة.
Dördüncü Aşama kabileleri çarpıcı şeylere imza atabilirler.でもまだ最上位ではないのです
Dört ayaklı şeylere tetrapod denir.Een tetrapod is iets met 4 benen.
Dört ayaklı şeylere tetrapod denir.Tetrapodi on jotain, jolla on neljä jalkaa.
Dört ayaklı şeylere tetrapod denir."Tetrapod" je něco, co má 4 nohy.
Dört ayaklı şeylere tetrapod denir.Um tetrápode é algo com quatro pernas.
Dört ayaklı şeylere tetrapod denir."Тетрапод" - это что-то с четырьмя ногами.
Dört ayaklı şeylere tetrapod denir.تيترابود شيء مع أربعة أرجل.
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,Aby manipulować rzeczywistością potrzebujemy przyjąć określone rzeczy za pewne.
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,Chúng ta cần dựa trên những điều nhất định để thao túng thế giới
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,우리는 그 세계를 다루기 위해 특정한 것에 의존해야 한다.
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,Moramo se zanesti na določene stvari, da lahko manipuliramo svet.
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,Necesitamos depender de ciertas cosas para manipular el mundo.
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,Nous avons besoin de pouvoir nous fier à certaines choses pour manipuler le monde.
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,Trebuie să ne bazăm pe anumite lucruri pentru a manipula lumea.
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,אנחנו צריכים להסתמך על דברים מסוימים כדי לתפעל את העולם
Dünyayı manipüle etmek için bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz,しかし物事を広範囲に理解するには、右脳からの知識を使わなければならない。
Duyduğum bazı şeylere birçok yönden uyum sağladığımı hissediyorum.Cred că mi se potrivesc, în multe privințe, cîteva din lucrurile pe care le-am auzit.
Duyduğum bazı şeylere birçok yönden uyum sağladığımı hissediyorum.Ich stimme in vielerlei Hinsicht mit einigem, das ich hier gehört habe, überein.
Duyduğum bazı şeylere birçok yönden uyum sağladığımı hissediyorum.Ik heb het gevoel dat ik, in verschillende opzichten, deel uitmaakte van sommige dingen die ik gehoord heb.
Duyduğum bazı şeylere birçok yönden uyum sağladığımı hissediyorum.Jag känner att jag, på många sätt, passade in i en del av de saker jag lyssnat till.
Duyduğum bazı şeylere birçok yönden uyum sağladığımı hissediyorum.Jeg føler at jeg har passet ind, på mange måder, til nogle af de ting som jeg har hørt.
Duyduğum bazı şeylere birçok yönden uyum sağladığımı hissediyorum.Je pense être globalement en accord avec les choses que j'ai pu entendre.
Duyduğum bazı şeylere birçok yönden uyum sağladığımı hissediyorum.저는 여기서 들은 몇가지 이야기가 제 생각과 잘 들어 맞는 것을 느꼈습니다.