Ana içeriğe geç
Sözlük

şeylere ile cümle

şeylere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çocukken annem bana küçük şeylere her zaman saygı göstermem gerektiğini söylerdi.Mi madre me decía que, cuando era niño, que siempre deberíamos respetar las pequeñas cosas.
Çocukken annem bana küçük şeylere her zaman saygı göstermem gerektiğini söylerdi.Moja mama powtarzała mi, kiedy byłem chłopcem, że zawsze powinienem szanować małe rzeczy.
Çocukken annem bana küçük şeylere her zaman saygı göstermem gerektiğini söylerdi.Майка ми ми каза, когато бях дете, че винаги трябва да уважавам малките неща.
Çocukken annem bana küçük şeylere her zaman saygı göstermem gerektiğini söylerdi.Моя мама говорила мне, когда я был ребёнком, что надо всегда уважать маленькие вещи.
Çocukken annem bana küçük şeylere her zaman saygı göstermem gerektiğini söylerdi.כשהייתי ילד, אמא שלי אמרה לי שאני צריך תמיד לכבד את הדברים הקטנים.
Çocukken annem bana küçük şeylere her zaman saygı göstermem gerektiğini söylerdi.عندما كنت طفلا كانت والدتي دائما تقول لي أنني يجب ان أحترم الأشياء الصغيرة.
Çocukken annem bana küçük şeylere her zaman saygı göstermem gerektiğini söylerdi.小さなものへの尊敬を忘れるなってね この仕事を始めたきっかけを話そう
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.A gyerekek feltételezik az engedélyt, egészen más módon.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.As crianças assumem permissão de formas muito diferentes.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Copiii înţeleg permisiunea într-un fel foarte diferit.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Děti uvažují o omezeních zcela jinak.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.I bambini immaginano di poter fare le cose in modo molto diverso.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Kinderen gaan hun gang op een andere manier.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Kinder folgern Erlaubnis auf eine ganz andere Weise.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.어린이들은 정말 다양한 방법으로 생각하지요.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Les enfants voient ce qui est permis d'une manière très différente.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Los niños asumen permiso de manera muy distinta.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Rozumieją przyzwolenie na zupełnie innych zasadach.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Trẻ em tự có những quy tắc rất khác biệt.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Τα παιδιά αισθάνονται ελεύθερα να κάνουν πράγματα με πολύ διαφορετικό τρόπο.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Дети допускают совершенно другие решения.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Децата приемат разрешението по много различен начин.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.ילדים לוקחים רשות בדרך שונה לגמרי.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.الأطفال يفترضون الإذن بطريقة مختلفة جداً.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.子供達はものの上でも 下でも過ごします
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Anak-anak tidak seharusnya tumbuh dewasa menyaksikan hal-hal seperti ini.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Copiii n-ar trebui să crească privind asemenea lucruri.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Děti by neměly vyrůstat v takovémto prostředí.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.É assim. Os miúdos não deveriam ter de crescer e ver coisas como esta.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Gyerekeknek nem lenne szabad ezt látva felnőnie.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.I ragazzi non dovrebbero crescere e vedere cose come questa.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Jongeren moeten niet opgroeien in dit soort omgeving.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Kinder sollten beim Aufwachsen nicht sowas sehen.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.아이들은 자라면서 이런 것들을 보지 말아야 합니다.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Ko odraščajo, ne bi smeli biti priča takšnim prizorom.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Les enfants ne devraient pas avoir à grandir en voyant des choses comme ça.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Son así. Los niños no deberían tener que crecer y ver cosas como esta.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.To nie jest widok dla dzieci.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Trẻ em không nên lớn lên và nhìn mọi thứ như thế này
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Τα παιδιά δε θα έπρεπε να μεγαλώνουν βλέποντας πράγματα σαν αυτά.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Дети, подрастая, не должны наблюдать такое.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.Децата не би трябвало да израстват и да гледат на нещата така.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.ילדים לא צריכים לראות דברים כאלה כשהם גדלים.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.الأطفال يجب أن لا يكبروا وينظروا للأشياء بهذا الشكل.
Çocuklar büyümek ve böyle görünen şeylere bakmak zorunda değiller.仕事はコミュニティから流出し続け
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.Cose noiose.
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.그것은 지루한 것들이죠. 학교에서 이루어지는 대부분의 것들이요.
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.Membosankan hal. Di sekolah, untuk sebagian besar.
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.Of de diagnose ADHD.
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.Predovšetkým na nudné hodiny v škole.
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.Από βαρετά πράγματα. απο το σχολείο, κατά κύριο λόγο.
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.На чому? Нудних темах, що вони чують здебільшого в школі.
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.От скучных и унылых вещей. Большинство из которых находится в школе.
Çoğu zaman, okuldaki sıkıcı şeylere.מפני דברים משעממים, בעיקר בבית הספר.
Çünkü bakın, DNA yaşayan şeylere ne yapması gerektiğini söyleyen ayrıntılı bir plan gibidir.ADN-ul e ca un plan de execuție care le spune lucrurilor vii ce să facă.
Çünkü bakın, DNA yaşayan şeylere ne yapması gerektiğini söyleyen ayrıntılı bir plan gibidir.Bo DNA jest jak wzór, który mówi organizmom żywym, co mają robić.
Çünkü bakın, DNA yaşayan şeylere ne yapması gerektiğini söyleyen ayrıntılı bir plan gibidir.Denn DNA ist wie ein Bauplan, versteht ihr, der lebendigen Dingen sagt, was zu tun ist.
Çünkü bakın, DNA yaşayan şeylere ne yapması gerektiğini söyleyen ayrıntılı bir plan gibidir.DNA je totiž jako plánek, který říká živým věcem, co vytvořit.
Çünkü bakın, DNA yaşayan şeylere ne yapması gerektiğini söyleyen ayrıntılı bir plan gibidir.DNA는 생명체에게 무엇을 만들지 말해주는 청사진과 같기 때문이에요.
Çünkü bakın, DNA yaşayan şeylere ne yapması gerektiğini söyleyen ayrıntılı bir plan gibidir.För DNA är som en slags ritning som berättar för levande ting vad de ska tillverka.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod