Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Così me ne uscii con questo e cominciai a ricercare ancora di più.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Donc, je partais de là, et commençais à chercher encore d'autres choses.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Dus ik ging door, en begon nog meer dingen te zoeken.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.그리하여, 저는 이것에서 벗어나서, 좀 더 더한 것들을 찾기 시작했습니다.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Vì thế, tôi thấy bực mình, và bắt đầu tìm kiếm nhiều hơn nữa.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Więc na chwilę zostawiłem ten temat i zacząłem poszukiwać czegoś innego.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Идея меня поглотила, и я начал идти дальше.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.И така, тръгнах от това и започнах още повече да търся нещата.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.אז התחלתי עם זה, והתחלתי עוד יותר לחפש דברים.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.و لذلك استمررت في ذلك و بدأت أبحث عن المزيد من الأشياء
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.もっと探求し始めました 日本では人による実験をしました
Böylece insanlar ihtiyaç duydukları şeylere erişebilmek için nereye gitmeleri gerektiğini bilebilirler.Ainsi le public est informé de l'endroit où il doit se rendre pour accéder aux choses dont il a besoin.
Böylece insanlar ihtiyaç duydukları şeylere erişebilmek için nereye gitmeleri gerektiğini bilebilirler.Así el público tiene información acerca de dónde ir para acceder a lo que sea que necesiten.
Böylece insanlar ihtiyaç duydukları şeylere erişebilmek için nereye gitmeleri gerektiğini bilebilirler.Assim o público tem informações sobre onde ir para ter acesso ao que precisa.
Böylece insanlar ihtiyaç duydukları şeylere erişebilmek için nereye gitmeleri gerektiğini bilebilirler.Die Öffentlichkeit besitzt somit die Informationen, wo sie Zugang zu den benötigten Dingen bekommt.
Böylece insanlar ihtiyaç duydukları şeylere erişebilmek için nereye gitmeleri gerektiğini bilebilirler.По този начин хората имат информация къде да отидат, за да имат достъп до това, от което се нуждаят.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.Astfel te vei putea concentra pe ceea ce îți place să faci.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.가장 간편하면서 신뢰할 만한 방법을 이용하고 싶습니다.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.le plus facile et le plus fiable de se connecter à notre site.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.So können Sie sich ganz darauf konzentrieren, Ihre Lieblingssachen zu finden.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.Zo kan jij je volledig concentreren op het zoeken naar leuke dingen.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.Ничто не будет отвлекать вас от того, что вы любите.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.אנחנו רוצים לעשות את זה בצורה הקלה והאמינה ביותר שאפשר,
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.宝物探しに 夢中になってほしいですからね
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.C'est difficile d'assister à quelque chose de si accablant.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Chứng kiến những chuyện quá sức như thế thật nặng nề.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Det er svært at være vidne til noget så overvældende.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.È difficile assistere a scene così opprimenti.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.É difícil testemunhar uma coisa tão esmagadora.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.E greu să fii martorul unui lucru atât de copleșitor.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Es difícil presenciar algo tan abrumador.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Es fällt schwer, etwas so Überwältigendes mitzuerleben.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Het is moeilijk getuige te zijn van iets zo aangrijpends.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Je těžké být svědkem něčeho tak zdrcujícího.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.이렇게 끔찍한 모습을 목격하는 것은 너무나도 힘듭니다.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Nehéz végignézni valamit, ami ennyire rettenetes.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Težko je biti priča nečemu tako strašnemu.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Trudno być świadkiem czegoś tak przytłaczającego.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Είναι δύσκολο να βλέπει κανείς με τα μάτια του κάτι τόσο ακατανίκητο.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Быть свидетелем подобных нечеловеческих мучений очень тяжело.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Дуже важко бути свідком чогось такого гнітючого.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Трудно е да се наблюдава нещо толкова съкрушаващо.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.קשה להיות עדים למשהו כה מזעזע.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.من الصعب أن تشهد شيئاً ساحقاً جداً.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.ここまで横行する悪行に どうやって立ち向かえるでしょうか?
Bu benim sorunum değil. Her gün dokunuruz bir şeylere.Αυτό δε με αφορά.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Det her er hvad jeg kiggede på da jeg prøvede at forstå det.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Dies waren die verschiedenen Dinge die ich mir ansah um es verstehen zu können.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Dit waren de verschillende dingen waarnaar ik keek toen ik trachtte het te begrijpen.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Estas eram as várias coisas que procurava quando estava a tentar compreender isto.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Estas eran todas las cosas que estaba mirando al tratar de entenderlo.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Iată diferitele aspecte pe care le-am investigat în timp ce încercam să înțeleg.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Ini adalah beberapa hal yang saya amati saat saya mencoba untuk memahaminya.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.이것들은 제가 그동안 보고있던 것들인데 제가 이해하려고 그렇게 애쓰던 것들이죠.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Mindenféle dolgokat kutattam és próbáltam megérteni.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Queste erano le varie cose che stavo guardando mentre cercavo di capirlo.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Tohle byly různé věci, na které jsem se díval, když jsem se tomu snažil porozumět.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Toto sú rozličné veci, na ktoré som sa pozeral, keď som sa to snažil pochopiť.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Voilà les différentes choses que j'examinais en essayant de comprendre.
Bu çeşitli şeylere anlamaya çalışarak bakınıyordum.Wziąłem pod lupę wiele różnych spraw, gdy próbowałem to zrozumieć.