Ana içeriğe geç
Sözlük

şeylere ile cümle

şeylere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir şeylere güç verebileceksiniz, yani sulama fark yaratır.Vei fi în stare să alimentezi maşini, aşa că irigarea modifică situaţia - devine importantă.
Bir şeylere güç verebileceksiniz, yani sulama fark yaratır.Использование воды позволило нам увеличить производительность, иными словами, ирригация важна.
Bir şeylere güç verebileceksiniz, yani sulama fark yaratır.Става възможно захранването на системи, така че напояването има голямо значение.
Bir şeylere güç verebileceksiniz, yani sulama fark yaratır.תדרש להפעיל דברים, כך שהתפלה תעשה את ההבדל.
Bir şeylere güç verebileceksiniz, yani sulama fark yaratır.ستكون قادرا على تشغيل أشياء، وبالتالي فإن الري يحدث فارقا.
Bir şeylere güç verebileceksiniz, yani sulama fark yaratır.灌漑によって農業が変わりました
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.C'est inconfortable de ne pas croire aux choses.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Det är inte komfortabelt att inte tro på saker.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Det er ubehageligt ikke at tro på ting.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.É desconfortável não acreditar nas coisas.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.È scomodo non credere in qualcosa.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Es incómodo no creer en cosas.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Es ist unbequem nicht zu glauben.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Je to nepohodlné neveriť veciam.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Kényelmetlen nem elhinni a dolgokat.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Khi không tin, ta cảm thấy khó chịu.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.믿지 않는 것은 불편합니다.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Není jednoduché věcem nevěřit.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Niet geloven is ongemakkelijk.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Niewygodnie jest nie wierzyć.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Nu este confortabil să nu crezi lucruri.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.On epämukavaa olla uskomatta asioita.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.「Xファイル」のフォックス・モルダーのように
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Είναι άβολο το να μην πιστεύεις.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Не верить во что-то для нас не удобно.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Неудобно е да не вярваш в неща.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.פחות נוח שלא להאמין בדברים.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.انه من غير المريح ان لاتصدق الاشياء
Bir uçuşu ve yukarı hareketi andırıyor. Ve aslında böyle şeylere bizler alışkınız.Sugerează zborul şi mişcarea pe verticală, dar noi suntem obişnuiţi cu astfel de sugestii.
Bir uçuşu ve yukarı hareketi andırıyor. Ve aslında böyle şeylere bizler alışkınız.Подсказва полет и движение нагоре и ние сме свикнали с такива неща.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.우리는 그 모든 것을 가지고 있지만, 겨우 100년만 그것을 누릴 수 있습니다.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Abbiamo tutto questo, ma abbiamo solo 100 anni per godercelo.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Avem toate astea, dar avem doar 100 de ani să ne bucurăm de ele.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Chúng ta có mọi thứ đấy, nhưng chúng ta chỉ có 100 năm để tận hưởng.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Kita memiliki semua itu, tapi kita cuma punya 100 tahun untuk menikmatinya.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Máme to všetko, ale máme len 100 rokov na to, aby sme si to vychutnali.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Mamy to wszystko, ale mamy tylko 100 lat, by się tym cieszyć.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Mindez megvan, de csupán 100 évünk van, hogy élvezhessük.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Nous avons tout ça, mais nous avons seulement 100 ans pour en profiter.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Temos isso tudo, mas temos apenas 100 anos para o aproveitar.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Tenemos todo eso pero sólo hay 100 años para disfrutarlo.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Tohle všechno máme, ale máme pouze 100 let na to, abychom si to užili.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Vi har allt det där, men vi har bara 100 år att njuta av det.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.We hebben dit allemaal, maar we hebben slechts 100 jaar om ervan te genieten.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Wir haben all das, aber wir haben nur 100 Jahre um es zu genießen.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Έχουμε τόσα πολλά, αλλά έχουμε μόνο 100 χρόνια για να τα ευχαριστηθούμε.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Имаме всичко това, но разполагаме само със 100 години да му се насладим.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.У нас все это есть. но у нас есть только 100 лет, чтобы этим насладиться.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.יש לנו את כל זה, אבל יש לנו רק 100 שנה להנות מזה.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.نحن نملك كل هذا .. ولكن لدينا فحسب 100 عام لكي نستمتع بكل هذا
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.私たちには100年しか楽しむ時間がない これが悲しい点です
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıca우린 이빨이 커다란 녀석들에게 관심을 갖습니다. 동물의 왕국을 보시면 그 진화의 가치를 알 수 있으며
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaWe zijn geïnteresseerd in dingen met grote tanden. Daarvan zie je de evolutionaire waarde in.
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaВедь нас интересуют существа с огромными зубами. Эволюционная ценность этого очевидна.
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaאנו מתעניינים בדברים שיש להם שיניים גדולות, ואתם יכולים לראות מהו הערך האבולוציוני של זה, וגם
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaنحن نحبّ الأشياء ذي الأسنان الكبيرة, وانت تستطيع أن ترى القيمة التطورية لهذا الأمر, ويمكنك أيضاً أن ترى
Biz büyük dişleri olan şeylere ilgi duyarız ve bunun evrimsel değerini anlayabilirsiniz ve ayrıcaそれが進化に役立つこと またその嗜好は 『アニマルプラネット』を見れば分かります
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Also begann ich damit und untersuchte noch viel mehr Dinge.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Așa că, am plecat cu gândul acesta, și am început să caut lucruri cu mai multă pasiune.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.Así que partí de este punto y comencé a buscar más cosas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod