Yapmayı asla denememen gereken bazı şeyler vardır.There are some things that you should never try doing.
Bazı şeyleri neden Tom'a açıklama zahmetinde bulunmadığını anlamaya başlıyorum.I'm beginning to understand why you don't bother to try to explain things to Tom.
Hâlâ yapacak şeylerim var.I still have things left to do.
Onun şeyleri abartmak için bir eğilimi var gibi görünüyor.She seems to have a tendency to exaggerate things.
O, küçük şeylere çabuk sinirlenen birisi.He's a drama queen.
Çizmesi en zor olan şeyler nelerdir?What are the most difficult things to draw?
Bilmek istediğim şeyler gerçeklerdir.What I want to know are the facts.
Kimse kayıp şeyleri toplamaz.Nobody collect the lost things.
Sen bir şeyler hayal ediyorsun.You are imagining things.
Tom genellikle şeyleri kendine saklar.Tom usually keeps things to himself.
Tom genellikle öyle şeyler yapmaz.Tom doesn't usually do things like that.
Sen gelir gelmez, o, yiyecek bir şeyler yapacaktır.As soon as you arrive, he will make something to eat.
Basitleştirilmiş Fransızcayla yeniden yazılmış ünlü romanlar gibi şeyler okuyorum.I'm reading things like famous novels which have been rewritten in simplified French.
Okulu bitirmeye çalışıyorum, bu yüzden o kadar pahalı şeyler alamam.I'm putting myself through school, so I can't have things that are that expensive.
Kesinlikle ondan öğrenebileceğin çok ilginç şeyler vardır.There are certainly many interesting things you can learn from him.
Bu şeyleri hâlâ kullanmam gerekiyor bu yüzden onları götürme.I still need to use these things, so please don't take them away.
Benim şeylerime dokunma.Leave my stuff alone.
Onlar bu şeyleri yiyorlar.They eat these things.
Böyle şeylere inanır mısınız?Do you believe in such things?
Bu şeyler yalnızca İsveç'te olur.These things only happen in Sweden.
Bu şeyler yalnızca bana oluyor.These things only happen to me.
Kimse bana hiç böyle şeyler söylemedi.No one has ever said such things to me.
Öyle aptalca şeyler yapmaz.He doesn't do stupid things like that.
O, karısı hakkında her zaman kötü şeyler söylüyor.He's always saying bad things about his wife.
Erkek çocuk, "Almak istediğim bazı şeyler var" dedi."There are some things I want to buy," the boy said.
O sitede bazı muhteşem şeyler vardır.There are some spectacular things on that site.
Senin için yaptığım şeyleri asla taktir etmedin.You never appreciated the things I do for you.
Ormandan aldığımız şeylerin üzerinde yaşıyoruz.We live on what we take from the woods.
Onunla oynamayı sevmiyorum. Her zaman aynı şeyleri yapıyoruz.I don't like playing with him. We always do the same things.
Bazı şeyleri konuşmaktan hoşlanmam.I don't like to talk about certain things.
Tüm güzel şeyler bitmek zorundadır.All good things must come to an end.
Kızlarla konuşan erkeklerin en büyük sorunlardan biri, söylenecek şeylerin tükenmesidir.One of the biggest problems guys have talking to girls is running out of things to say.
Ergenler birçok ahmakça şeyler yaparlar.Teenagers do a lot of stupid things.
Her zaman aptalca şeyler için dövüşürüz.We always fight over silly things.
Haftada kaç kez çocuklarınla eğlenceli şeyler yaparak zaman geçirirsin?How many times a week do you spend time doing fun stuff with your children?
Her hafta ne kadar süre çocuklarınızla eğlenceli şeyler yaparak zaman geçirirsiniz?How much time every week do you spend doing fun stuff with your children?
Şeyleri düzine ile sipariş etmek daha ucuzdur.It's cheaper to order things by the dozen.
John Bay Black hakkında bir şeyler biliyor olabilir.John might know something about Mr. Black.
Bu şeyleri koyabileceğim bir ayakkabı kutun var mı?Do you have a shoe box where I can put these things?
Annem bir şeyler satın almak için her gün markete gider.My mother goes to the market every day to buy things.
O bir şeyler almak için her gün pazara gider.She goes to market every day to buy things.
Hatalarından bir şeyler öğrenmelisin.You should learn from your mistakes.
Şeyler göründükleri gibi değil.Things are not what they seem.
O şeyler parazitlerdir!Those things are parasites!
Tom yeni şeyleri denemekten hoşlanır.Tom likes trying out new things.
"Bazı korku hikâyeleri hakkında ne diyorsun?" "Hayır, o tür şeylere karışmamayı yeğlerim.""How about some horror stories?" "No, I'd rather not mess with those kinds of things."
Tom sürekli olarak bir şeylerden şikayetçiymiş gibi görünüyor.Tom always seems to be complaining about something.
Tom'dan sana yiyecek bir şeyler getirmesini isteyeceğim.I'll ask Tom to get you something to eat.
Aceleniz olduğunda bu tür şeyler olabilir.That kind of thing can happen when you're in a hurry.
Soğuk algınlığım için bir şeyler almalıyım.I must take something for my cold.
Elbette, bu şeyler doğrudur.Certainly, these things are true.
Paranın satın alamayacağı bazı şeyler vardır.There are some things money can't buy.
Onun kulağına tatlı ama anlamsız şeyler fısıldadı.He whispered sweet nothings into her ear.
Hala bu şeyleri izliyor musun?Are you still watching these things?
Hakkında konuşmak istediğim bazı şeyler var.There are some things I want to talk about.
Tom tuhaf şeylere inanır.Tom believes in strange things.
Tom sarhoştu ve yapamayacağı bazı şeyler söyledi.Tom was drunk and he said some things he shouldn't have.
Ben şeyler hayal ediyor olmalıyım.I must be imagining things.
Hakkında konuşmak istediğim çok şeyler var.There are lots of things I want to talk about.
Böyle şeyler her zaman olur.Such things happen all the time.