Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyler ile cümle

şeyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un zihninde çok şeyler vardı, böylece o sürmesine yeterince dikkat etmiyordu.Tom had a lot on his mind, so he wasn't paying enough attention to his driving.
Maria ve Natalia alışverişe giderler. Kendileri için bir şeyler alırlar.Maria and Natalia go shopping. They buy something for themselves.
Ne tür şeyler sizi üzüyor?What sort of things make you feel sad?
Onun huzursuzluğu ona bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir ipucu verdi.His restlessness gave her a hint that something was wrong.
İşte yemekten kaçınman gereken şeylerin bir listesi.Here is a list of things you should avoid eating.
Bütün bu şeyleri satabileceğimizin oldukça olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that we'll be able to sell all this stuff.
Ben sadece bu tür şeylerin ne sıklıkta olduğunu merak ediyordum.I was just wondering how often this kind of thing happens.
Satın almak istediğim şeylerin bir listesini yaptım.I've made a list of things I'd like to buy.
Çıkalım ve yiyecek bir şeyler alalım.Let's go out and get something to eat.
Yemek için en sevdiğim şeylerden biri karidestir.One of my favorite things to eat is shrimp.
Sadece denersek değiştirebileceğimiz bazı şeyler var.There are some things we can change if we only try.
Değiştirebileceğimiz bazı şeyler vardır fakat seçeceğimiz değil.There are some things we could've change, but we chose not to.
Tutkulu olduğun bazı şeyler nedir?What are some things you are passionate about?
Memleketin hakkında hoşlandığın bazı şeyler nedir?What are some things you like about your hometown?
Ne tür insan o tür şeyler yapardı?What kind of person would do that kind of thing?
Hafta sonlarında ne tür şeyler yaparsınız?What sort of things do you do on weekends?
Başladığımızda bilmediğimiz şeyler vardı.When we started out, there were things we didn't know.
Bize yemek için bir şeyler yapacağına söz vermiştin.You promised me that you would make something for us to eat.
Kimse yeni şeyler öğrenmek için çok yaşlı değildir.Nobody is too old to learn new things.
Aşk kördür ama kıskançlık var olmayan şeyleri bile görebilir.Love is blind, but jealousy can see even nonexistent things.
Bir şeyler içmek ister misin?Do you want to drink something?
Değiştirilemeyen şeyler hakkında sürekli şikayet etmekten vazgeçmelisin.You need to stop complaining all the time about things that can't be changed.
Pek çok büyük bilim adamları saçma şeyler hakkında düşünmüştür.Many great scientists had thought about absurd things.
Onunla ilk tanıştığımızdan beri o aynı şeyleri yapıyor.He's been saying the same things since I first met him.
Tom'u rahatsız eden şeyleri yapmayı durdurmalısın.You need to stop doing things that bother Tom.
Tom bazen gerçekten inanmadığı şeyler söylüyor.Tom sometimes says things he doesn't really believe.
Tom onun her zaman aynı şeyleri yaptığını söylüyor.Tom says that he's a creature of habit.
Tom anlamı olmayan bazı şeyler söyledi.Tom said some things that didn't make sense.
Tom'un şeyler üzerinde düşünmek için biraz zamana ihtiyacı vardı.Tom needed some time to think things over.
Tom ölmeden önce yapmak istediği şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of things he wanted to do before he died.
Tom satın alması gereken şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of things he needs to buy.
Tom elleriyle iyidir ve çok sayıda ilginç şeyler yaptı.Tom is good with his hands and has built many interesting things.
Tom şeylerin bu şekilde ortaya nasıl çıktığını bilmiyor.Tom doesn't know how things turned out this way.
Tom bu tür şeyleri bilmez.Tom doesn't know about those kinds of things.
Tom öyle şeyler yapmaz.Tom doesn't do things like that.
Tom yiyecek bir şeyler için yalvardı.Tom begged for something to eat.
Tom her zaman bir şeyler okuyor gibi görünüyor.Tom always seems to be reading something.
Tom alışılmış şeylerin dışında neredeyse asla bir şey yapmaz.Tom almost never does anything out of the ordinary.
Keşke Tom o tür şeyler yapmasa.I wish Tom wouldn't do that kind of thing.
Tom Mary'ye bir şeyler fısıldadı.Tom whispered something to Mary.
Tom hâlâ Mary'ye bir şeyler hissediyor.Tom still has feelings for Mary.
Tom Mary'ye öyle kaba şeyler söylememeli.Tom shouldn't say such rude things to Mary.
Tom Mary'nin sevdiği aynı tür şeyleri seviyor.Tom likes the same kind of stuff that Mary likes.
Tom ve Mary'nin pek çok ortak şeyleri yoktur.Tom and Mary don't have much in common.
Yiyecek bir şeyleri yok.They have nothing to eat.
İnandırıcı olmak istiyorsan insanlara sadece inandıkları şeyleri söyle.If you want to be credible, tell people only what they believe.
Tom bir yürüyüş için gitti ve gördüğü şeylerin resimlerini çekti.Tom went for a walk and took pictures of things he saw.
Tom bir markette gerekli şeyleri alabildi.Tom was able to buy what he needed at a convenience store.
Tom Mary'ye John'un yapabileceği bütün şeyleri yapmadığını söyledi.Tom told Mary all the things John didn't do that he could have done.
Tom Mary ile genellikle kendine sakladığı şeyler hakkında konuştu.Tom talked to Mary about things he usually kept to himself.
Tom Mary'ye öyle şeyler söylememeli.Tom shouldn't say things like that to Mary.
Tom şeyleri oldukları gibi seviyor.Tom likes things the way they are.
Tom'un ilgilenecek bazı şeyleri var.Tom has some things to take care of.
Tom'un şeyleri komik bir söyleme tarzı var.Tom has a funny way of saying things.
Tom asla kullanmadığı şeyler alarak kesinlikle çok para harcıyor.Tom certainly spends too much money buying things he never uses.
Tom'un kesinlikle şeylere farklı bakma şekli var.Tom certainly has a different way of looking at things.
Tom'un kesinlikle buradaki şeylerin nasıl işlediği hakkında bir ipucu yok.Tom certainly doesn't have any clue about how things work around here.
Tom kesinlikle şeyler yaptırabilir.Tom certainly can make things happen.
Tom ve Mary aynı şeyler hakkında bile konuşuyorlar.Tom and Mary even talk about the same things.
Bütün gün oturup Tom'u beklemekten daha iyi yapacak şeylerim var.I have better things to do than sit around all day waiting for Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod