Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyler ile cümle

şeyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Böyle şeyler yapmada gerçekten kötüyüm.I'm really bad at doing stuff like this.
Her gün ne tür şeyler yaparsın?What kinds of things do you do every day?
Her gün ne tür şeyler yaparsınız?What kinds of things do you do every day?
Üzerime rahat bir şeyler giyeyim.Let me change into something comfortable.
Daha kalın bir şeyler giymem gerekiyor.I need to go change into something warmer.
Üstüme daha rahat bir şeyler giyeyim.Let me change into something more comfortable.
Müsaadenle üzerime daha rahat bir şeyler giyeyim.Let me change into something more comfortable.
Hangi tür insanların bu tür şeyleri satın aldığını merak ediyorum.I wonder what kind of people buy these kinds of things.
Tom bir şeyler yapmayı seviyor.Tom loves building things.
Bazı şeyler tek başına yapılamaz.Some things can't be done alone.
Tom rahatlatıcı bir şeyler bulmak umuduyla radyoyu değiştirdi.Tom changed the station hoping to find something relaxing.
Sanırım farklı şeylerden bahsediyoruz Tom.Tom, I think we're talking at cross-purposes.
Sami ihtiyaç duyduğu şeyleri Leyla'ya söyledi.Sami told Layla what he needed.
Bazı şeyleri ne kadar adaletsizce de olsalar değiştiremezsin.Some things you can't change, no matter how unfair they are.
Tom bizim bilmediğimiz bir şeyler biliyor.Tom knows something we don't.
Tom benim bilmediğim bir şeyler biliyor.Tom knows something I don't.
Sami İslam hakkında çok şeyler daha öğrendi.Sami learned so much more about Islam.
Bana karşı bir şeyler hissettiğin oldu mu hiç?Did you ever have feelings for me?
Sami bu tür şeyler yapmaz.Sami doesn't do this kind of stuff.
Neden bu şeyler hep Tom'un başına geliyor?Why do these things always happen to Tom?
Buzdolabında yiyecek bir şeyler bulacağına eminim.I'm sure that you can find something to eat in the refrigerator.
Sami Leyla'yla Ferit arasında bir şeyler olduğunu biliyordu.Sami knew there was something going on between Layla and Farid.
Yeni bir şeyler arayışındayım.I'm hungry for something new.
Tom, Mary için yiyecek bir şeyler aldı.Tom bought some food for Mary.
Tom eve gelirken marketten bir şeyler almış.Tom bought some groceries on his way home.
Tom bir şeylerden korkmuş gibi.Tom seems to be scared of something.
Tom bizden bir şeyler gizliyor.Tom has been hiding things from us.
Tom bizden bir şeyler saklıyormuş.Tom has been hiding things from us.
Tom sadece yapması söylenilen şeyleri yapar.Tom does only what he's told to do.
"Gizlediğin bir şeyler var." "Yo.""You're hiding something." "No, I'm not."
"Sen bir şeyler saklıyorsun." "Hayır, saklamıyorum.""You're hiding something." "No, I'm not."
Bazı şeylerin değişeceğini düşünmüştüm.I thought things would change.
Burada ters giden bir şeyler var.Something isn't kosher here.
İşte biraz para. Gidin kendinize yiyecek bir şeyler alın.Here's some money. Go buy yourselves something to eat.
Buralarda bazı garip şeyler olduğunu fark ettim.I've noticed some strange things happening around here.
Bu civarda bazı garip şeyler olduğunu fark ettim.I've noticed some strange things happening around here.
Bence bir şeyler yemen gerek.I think you should eat something.
Böyle şeylere alışık değilim.I'm not used to these things.
O, böyle şeyleri sadece şakasına söylüyor.He only says these things as a joke.
Üstüme başka bir şeyler giyeceğim.I'll change into something else.
Fındık kabuğunu doldurmayacak şeylerden alınıyor.He gets offended by the smallest things.
Minned'in etrafında boş şeylere inanan insanlar toplanmış durumda.Mennad is surrounded by superstitious people.
Tom'un dolabı ihtiyacı olmadığı şeylerle dolu.Tom's closet is full of stuff that he doesn't need.
Bu konuda bir şeyler yapacak mısın?Will you do anything about that?
Bazı şeyleri elde etmek zor.Some things are difficult to obtain.
Farklı bir şeyler yapmayı denemek istiyorum.I want to try doing something different.
Tom'dan astronomiyle ilgili çok şeyler öğrendim.I learned a lot about astronomy from Tom.
Bu konuda bir şeyler yapacak.He is going to do something about it.
Orada kırmızı bir şeyler görmüş.He saw something red there.
Onu bir şeyler okurken bölme.Don't interfere with him while he is reading.
Tüm günü yatakta bir şeyler okuyarak geçirdi.She spent the whole day reading in bed.
Onu rahatsız edecek şeyler yapmaktan vazgeçmen gerekiyor.You need to stop doing things that bother him.
Yediği şeyler az kalsın onu öldürecekti.What she ate almost killed her.
Ona doğum gününde bir şeyler aldın mı?Did you buy him something for his birthday?
Dışarı yiyecek bir şeyler bakmaya gitti.He went out to look for something to eat.
Bana bir şeyler duyduğunu ama ne olduğundan emin olamadığını söyledi.He told me that he could hear something, but he wasn't sure what it was.
Kendisini ilgilendirmeyen şeylere burnunu soktu.He stuck his nose where it didn't belong.
Bazen kendinin de aslında inanmadığı şeyler söyler.He sometimes says things he doesn't really believe.
Bir şeyler zırvaladı.He said some things that didn't make sense.
Hemen bir şeyler yemesi gerektiğini söyledi.He said he just had to eat something right away.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod