Sami bir şeyler olduğunu biliyordu.Sami knew there was something going on.
Bazı şeyler değişmez.Some things don't change.
Sami korkunç şeyler söyledi.Sami said horrible things.
Sami bir şeyleri saklıyordu.Sami was hiding things.
Sami sarhoş olduğunda inanılmaz şeyler yapabilirdi.Sami could do amazing things when he was drunk.
Sami yeni şeyler okur.Sami read new things.
Sami Müslüman, öyle şeyler yapmaz.Sami is Muslim and he doesn't do any of that.
Sami bir şeylerin olduğunu hissediyordu.Sami sensed that something was going on.
Tom Mary'den içilecek şeyler istedi.Tom asked Mary for something to drink.
Tom birçok çok kötü şeyler yaptı.Tom has done a lot of very bad things.
Birçok çok kötü şeyler yaptım.I've done a lot of very bad things.
Arkadaşlarınla ne tarz şeyler yapmayı seversin ?What kind of things do you like doing with your friends?
Sami zaten bir şeyler sipariş vermiş.Sami has already ordered something.
Tom'un yapabileceği şeylere endişelenmemek elimde değil.I can't help worrying about what Tom might do.
Tom Avustralya'dan bir şeyler ithal ediyor.Tom imports stuff from Australia.
Her zaman Tom ve Mary'nin bir şeyler sakladıkları şeklinde bir hissim vardı.I always had the feeling that Tom and Mary were hiding something.
Sami, Leyla'ya bazı gerçekten iğrenç şeyler gönderdi.Sami sent Layla some really disgusting stuff.
Sami, ailesiyle ilgili şeyler göndermeye başladı.Sami started posting things about his family.
Sami tuhaf şeyler fark etmeye başladı.Sami started noticing strange things.
Sami bütün o şeyleri yeniden yaşamak istemedi.Sami didn't want to relive all that stuff.
Şeyleri hatırlamada benden daha iyisin.You're better at remembering things than I am.
Olumlu düşün ve olumlu şeyler olacak.Think positive, and positive things will happen.
O tür şeyler olmayacak.That kind of thing won't happen.
Asla öyle şeyler söylememem gerekirdi.I never should've said those things.
Asla o tür şeyler söylememem gerekirdi.I should never have said those things.
Yaptığım şeyleri söylediğim için üzgünüm.I'm sorry that I said the things I did.
Tom'dan bizim için bir şeyler pişirmesini isteyeceğim.I'll ask Tom to cook something for us.
Tom ve Mary bazı şeyler satın almak zorunda.Tom and Mary have to buy some things.
Tom'un söylediği şeylerin bazıları doğru değildi.Some of what Tom said wasn't true.
Tom işe yaramayan şeylerden sanat üretiyor.Tom makes art out of otherwise useless things.
Tom bir şeyler yapması gerektiğini biliyor.Tom knows he has to do something.
Tom bir şeyler yapmak zorunda olduğunu biliyor.Tom knows that he has to do something.
Endişelenecek daha önemli şeylerim vardı.I had more important things to worry about.
Hakkında endişelenecek daha önemli şeylerim var.I have more important things to worry about.
Neden böyle şeyler bize olmaya devam ediyor.Why do things like this keep happening to us?
Neden insanlar kötü şeyler yapar?Why do people do bad things?
Tom o mağazada bir şeyler satın aldı.Tom bought some stuff at that store.
Tom ile birlikte takılırken ne tür şeyler yaparsınız?What kind of things do you do when you and Tom hang out together?
Tom, Mary hakkında John'un bilmediği şeyler biliyor.Tom knows things about Mary that John doesn't know.
Tom ile ne tür şeyler yapmayı seversiniz?What kinds of things do you like to do with Tom?
Sana yiyecek bir şeyler alacağım.I'll buy you something to eat.
Hangi şeyleri iyi yapamazsın?What things can't you do well?
Sana yiyecek bir şeyler vereceğim.I'll give you something to eat.
Ne tür şeyler seni kızdırıyor?What kind of things make you angry?
Tom yanlış bir şeyler yaptığını biliyor.Tom knows he's done something bad.
Lütfen bana kendin hakkında bir şeyler söyle.Please tell me something about yourself.
Tom böyle şeyler yapmamalı.Tom shouldn't do such things.
Bu öğleden sonra yapmam gereken bazı şeyler var.I have some things I need to do this afternoon.
Ne tür şeyler yapmakta iyi değilsin?What kinds of things are you not good at doing?
Okuldan sonra ne tür şeyler yapmayı seversin?What kinds of things do you like to do after school?
Çocuklarına öğretmek istediğin bazı şeyler nedir?What are some things you want to teach your children?
Boston'dayken ne tür şeyler yapıyorsun?What kinds of things do you do when you're in Boston?
Sen ve karın ne tür şeyler hakkında dövüşürsünüz?What kinds of things do you and your wife fight about?
Haberlerde okuduğunuz ve gördüğünüz şeylerin çoğuna inanıyor musunuz?Do you believe most of what you read and see in the news?
Ne tür şeyler sana boşanmayı düşündürür?What kinds of things would make you consider getting a divorce?
Yapamayacağınızı düşündüğünüz şeyleri yapmalısınız.You must do the things you think you cannot do.
Tom yiyecek bir şeyler almak için dışarıya çıktı.Tom went out to get something to eat.
Böyle şeyler senin başına gelmez, değil mi?Things like this don't usually happen to you, do they?
Tom'un Mary'ye bir şeyler söylemesi gerek.Tom needs to tell Mary something.
Tom Mary'ye bir şeyler söylemeli.Tom needs to tell Mary something.