Bence Tom ve Mary ikisi de bir şeyler yemek istiyorlar.I think Tom and Mary both want something to eat.
Tom Mary'ye bir şeyler söyledi, ama ne dediğini duyamadım.Tom said something to Mary, but I couldn't hear what he said.
Tom tekrar Mary hakkında kötü şeyler söylüyor mu?Has Tom been saying bad things about Mary again?
Tom, tüm bu önemsiz şeylerden kurtulması gerektiğini söyledi.Tom said he needed to get rid of all this junk.
Tom ve Mary'nin konuşacak bir şeyleri yok.Tom and Mary don't have anything to talk about.
Tom'un en sevdiği şeylerden biri patenle kaymaktır.One of Tom's favorite things to do is skating.
Tom'un en sevdiği şeylerden biri balık tutmaktır.One of Tom's favorite things to do is fishing.
Tom'un en sevdiği şeylerden biri kamp yapmaktır.One of Tom's favorite things to do is camping.
Tom iş yerinde yaptığı şeylerden hiç bahsetmez.Tom never talks about what he does at work.
Tom tüm bu şeyleri atmak istiyor.Tom wants to throw all these things away.
Tom tüm bu şeylerden kurtulmak istiyor.Tom wants to get rid of all these things.
Yapmak istediğim bir sürü başka şeyler var.I have lots of other things I want to do.
Yapmam gereken bir sürü başka şeyler var.I have lots of other things I need to do.
Tom neden o dükkandan bir şeyler alıyor?Why does Tom buy things at that store?
Tom istediği şeylerin bir listesini yapıyor.Tom is making a list of what he wants.
Tom ihtiyacı olan şeylerin bir listesini yapıyor.Tom is making a list of what he needs.
Yapmam gereken daha başka şeyler var.I have many other things I have to do.
Tom tuhaf şeyler olduğunu fark etti.Tom noticed strange things happening.
Bu tür şeyler Tom'u deli ediyor.That kind of thing drives Tom crazy.
Yapacak bir sürü başka şeylerim var.I've got lots of other things to do.
İnsanlar böyle şeyleri nasıl yapabilir?How can people do things like that?
Tom istediği şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of what he wanted.
Tom, ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of what he needed.
Tom yeni şeyler denemekten korkuyor.Tom is scared to try new things.
Tom bir şeyler yapmalı.Tom should do something.
Bu gece bir şeyler içmek istemiyorum.I don't want to drink things tonight.
Sami'nin Leyla'ya yaptığı şeyler affedilmezdi.The things Sami had done to Layla were unforgivable.
Tom ve Mary'nin yapmaları gereken şeyler vardı.Tom and Mary had things they needed to do.
Üç saat sonra, Tom ve Mary bahsedecek şeyleri bitirdiler.After three hours, Tom and Mary ran out of things to talk about.
Tom muhtemelen size doğru olmayan bazı şeyler anlatacaktır.Tom will probably tell you some things that aren't true.
Tom ve Mary ikisi de dün giydikleri şeyleri giyiyorlar.Tom and Mary are both wearing what they wore yesterday.
Tom ve Mary aynı şeyleri yapmaktan hoşlanıyor mu?Do Tom and Mary like to do that same kinds of things?
Tom'un doğum günü için özel bir şeyler planladım.I have something special planned for Tom's birthday.
Tom yapabildiği şeylerden gurur duyuyor.Tom is proud of what he's been able to accomplish.
Tom'la konuşurken sık sık şeyleri tekrar etmek zorundayım.I often have to repeat things when I talk to Tom.
Tom her zaman onun için bir şeyler yapmamı istiyor.Tom is always asking me to do things for him.
Tom çok ilginç şeyler yazdı.Tom has written a lot of interesting things.
Tom ve Mary birlikte şeyler yapmaktan hoşlanıyorlar.Tom and Mary enjoy doing things together.
Tom'un arkadaşı ona bir şeyler fısıldadı.Tom's friend whispered something to him.
Tom böyle şeyler ile ilgilenmiyor.Tom isn't interested in such things.
Söylediğin şeylerden bazılarını kabul ediyorum.I agree with some of what you said.
Tom'un söylediği şeylerden bazılarını kabul ediyorum.I agree with some of what Tom said.
Tom hâlâ sana güzel şeyler mi alıyor?Does Tom still buy you nice things?
Tom yeni şeyler denemek istiyor.Tom is willing to try new things.
Tom bu şeyleri tamir edecek.Tom is going to fix those things.
Aptalca şeyler söyleme!Don't say stupid things!
Tom, yiyecek bir şeyler almak için paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said that he needed money to buy something to eat.
Tom bana ait bazı şeyleri çaldı.Tom stole some things of mine.
Bir şeyler yapmak için son dakikaya kadar beklemekten hoşlanmıyorum.I don't like to wait until the last minute to do something.
Tom benden bir şeyler araklamış.Tom stole some stuff from me.
Tom neredeyse her zaman yapmaya söz verdiği şeyleri yapar.Tom almost always does what he promises he'll do.
Senin için de bir şeyler getireceğim.I'll get something for you, too.
Tom'un söylediği şeylerin doğru olduğunu düşünmüyorum.I don't think what Tom said was true.
Bu şeylerin ne kadarı Tom ve senin?How much of this stuff is Tom's and yours?
Tom garip bir şeyler olduğunu fark etti.Tom noticed something weird was going on.
Tom'a bir şeyler satın almak için süpermarkete gittim.I went to the supermarket to buy some things for Tom.
Tom ve Mary'nin bir şeylerin peşinde olduğundan şüpheliyim.I suspect Tom and Mary are up to something.
Sami hayatın güzel şeylerinden zevk alıyordu.Sami enjoyed the fine things of life.
Ne sıklıkta bir şeyler kaybedersiniz?How often do you lose things?
Sami, Leyla'yı çirkin şeyler söyleyerek kışkırtmaktan hoşlanıyordu.Sami liked to provoke Layla by saying outrageous things.