şeyin ile cümle
şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Söyleyecek bir şeyin yok mu?Don't you have anything to say?
Başka bir şeyin dikkatimizi dağıtmasına izin verme.Don't let anything else distract us.
Sadece her şeyin iyi olacağını zannettim.I just assumed everything was going to be OK.
Her şeyin olabileceğine inanıyorum.I believe anything can happen.
Ben sana her şeyin kontrol altında olduğunu garanti ederim.I can assure you everything is under control.
Böyle bir şeyin var olduğunu hayal bile edemezdim.I could never have imagined that something like this existed.
Bu tür bir şeyin var olduğunu bilmiyordum.I didn't know this kind of a thing existed.
İhtiyacın olan şeyin henüz icat edildiğini sanmıyorum.I don't think what you need has been invented yet.
Gerçekten olan şeyin bu olduğundan şüpheliyim.I doubt that's what really happened.
Her şeyin plana göre gideceğini umuyorum.I expect everything will go according to plan.
Ben herhangi bir şeyin mümkün olduğunu tahmin ederim.I guess anything's possible.
Hiçbir şeyin aksamadığından emin olmak zorundaydım.I had to make sure nothing went wrong.
Bunun gibi bir şeyin olabileceğini her zaman biliyordum.I've always known something like this might happen.
Ben her şeyin tamam olduğunu umuyoruz.I hope everything's OK.
Hiçbir şeyin bozuk olmadığını umuyorum.I hope nothing's been broken.
Hiçbir şeyin yanlış olmadığını umuyorum.I hope nothing's wrong.
Ben sadece her şeyin işe yaradığını umuyorum.I just hope everything works.
Bir şeyin hareket ettiğini gördüğümü biliyorum.I know I saw something move.
Az önce yaptığımız şeyin kanunlara aykırı olduğunu biliyorum.I know it's against the law to do what we just did.
Ona yapabileceğimiz bir şeyin eğlenceli olabileceğini biliyorum.I know one thing we could do that might be fun.
Aradığın şeyin hâlâ orada olduğunu biliyorum.I know what you're looking for is still in there.
Her şeyin nereye gittiğini biliyorum.I know where everything goes.
Söylemek istediğin bir şeyin olduğunu biliyorum.I know you have something you want to say.
Yapacak bir şeyin yoksa Tatoeba'ya katkıda bulunabilirsin.If you don't have anything to do, you can contribute to Tatoeba.
Berbat bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something awful.
Böyle bir şeyin olabileceğinden kuşkulandım.I suspected that something like this might happen.
Birçok şeyin fotoğraflarını çekerim.I take pictures of a lot of things.
Bir sürü şeyin resmini çekerim.I take pictures of a lot of things.
Her şeyin fonksiyonel olduğunu düşünüyorum.I think everything is functional.
Her şeyin işlevsel olduğunu düşünüyorum.I think everything is functional.
Sanırım yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I think I smell something burning.
Sanırım bir şeyin çözümünü bulabiliriz.I think we can work something out.
Öksürük için iyi bir şeyin var mı?Do you have something that's good for a cough?
Her şeyin iyi olacağına söz veriyorum.Everything will be okay. I promise.
Tom, oraya varana kadar her şeyin hazır olacağına dair bana güvence verdi.Tom assured me that everything would be ready by the time we got there.
Tom hakkında bana söyleyecek birçok ilginç şeyinin olduğuna eminim.I'm sure you have a lot of interesting things to tell me about Tom.
Sadece Tom'a yaptığı şeyin yanlış olduğunu söyler misin?Would you just tell Tom what he did was wrong?
Her şeyin sırayla olduğunu bulacağından eminim.I'm sure you'll find everything is in order.
Bu şeyin iyi çıktığına gerçekten sevindim.I'm a really glad this thing turned out OK.
Sahip olduğum her şeyin fotoğrafını çekiyorum.I'm taking pictures of everything I own.
Tom'un güvendiği şeyin bu olduğuna eminim.I'm sure that's what Tom is counting on.
Tom her şeyin onun işi olduğunu düşünüyor.Tom thinks everything is his business.
Ben her şeyin iyi olacağına eminim.I'm sure everything will be just fine.
Bir şeyin işe yarayabileceğinden eminim.I'm sure something can be worked out.
İhtiyaç duyduğunuz her şeyin burada olduğuna eminim.I'm sure everything you need is here.
Burada bir şeyin ortasındayım.I'm in the middle of something here.
Tom, Mary'ye her şeyin nerede olduğunu söyledi.Tom told Mary where everything was.
Tom'un bu kadar zamanını alan şeyin ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what's taking Tom so long.
Tom'un söylediği şeyin esprili olduğunu düşündüm.I thought what Tom said was clever.
Sana bir şeyin doğru olmadığını söyledim.I told you something wasn't right.
Üzülecek bir şeyin yok.You have nothing to be sorry for.
Her şeyin iyi olacağından eminim.I'm sure everything will be fine.
Bir şeyin açacağından eminim.I'm sure something will turn up.
Bir şeyin hareket ettiğini gördüğüme eminim.I'm sure I saw something moving.
Her şeyin iyi olduğuna eminim.I'm sure everything's just fine.
Ben her şeyin tamam olacağına eminim.I'm sure everything will be OK.
Ben bir şeyin ortasındayım.I'm in the middle of something.
Tom her zaman bir şeyin peşinde.Tom is always up to something.
Tom herhangi bir şeyin kokusunu almadı.Tom couldn't smell anything.
Her şeyin iyi olduğundan eminim.I'm sure everything's fine.
İlgili Sayfalar