şeyin ile cümle
şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'u gerçekten tedirgin eden şeyin o olduğuna inanamıyorum.I can't believe that's what's really troubling Tom.
Bir şeyin oldukça doğru olmadığını hissetmeden geçemeyeceğim.I can't help feeling something's not quite right.
Bir şeyin garip olduğunu düşündüm.I thought something was odd.
Bir şeyin doğru olmadığını biliyordum.I knew something wasn't right.
O bir şeyin peşinde.He's up to something.
Her şeyin iyi gideceğini ümit edelim.Let's hope everything goes well.
Her şeyin kusursuz olmasını istiyorum.I want everything to be perfect.
Hiçbir şeyin kırık olmadığından emin olmak istiyorum.I want to make sure nothing's broken.
Hepimiz aynı şeyin olmasını istiyoruz.We all want the same thing to happen.
Her şeyin mükemmel olmasını istemiyor musunuz?Don't you want everything to be perfect?
Her şeyin eskisi gibi olmasını istiyorum.I want everything back to the way it was.
Tom'un bir şeyin yanlış olduğunu düşünmesini istemiyorum.I don't want Tom to think anything's wrong.
Aynı şeyin bize olmasını istemiyorum.I don't want the same thing to happen to us.
Her şeyin iyi olduğuna inanmak istiyorum.I want to believe that everything's all right.
Tom, ona aynı şeyin olmasını istemedi.Tom didn't want the same thing to happen to him.
Söylemek üzere olduğum şeyin kaydedilmesini istemiyorum.I don't want what I'm about to say to be recorded.
Çocuklarımın her şeyin en iyisine sahip olmalarını istiyorum.I want my children to have the best of everything.
Tom'un satın aldığı her şeyin tam bir listesini istiyorum.I want a complete list of everything Tom purchased.
Öyle bir şeyin tekrar olmasını asla istemedim.We don't want anything like that to ever happen again.
Yapmak isteyeceğin son şeyin bana yardım etmek olduğunu biliyorum.I know that the last thing you want to do is help me.
Yapmak istediğin son şeyin beni incitmek olduğunu biliyorum.I know that the last thing you want to do is hurt me.
Sadece bana istediğin şeyin o olduğunu söyle ve onu sana vereceğim.Just tell me what it is you want and I'll give it to you.
Umarım yapmak istediğim son şeyin sana zarar vermek olduğunu biliyorsun.I hope you know that the last thing I want to do is hurt you.
Yapmak istediğim son şeyin senin iznin olmadan oraya gitmek olduğunu bildiğini umuyorum.I hope you know that the last thing I want to do is go there without your permission.
Boston'a vardığınızda yapmak istediğiniz ilk şeyin evi aramak olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure the first thing you'll want to do when you get to Boston is call home.
Bir şeyin yanlış olduğunu hemen hissettim.I sensed immediately that something was wrong.
İş hakkında öğrenecek çok şeyin var.You have a lot to learn about business.
Hâlâ ilişkiler hakkında öğrenecek çok şeyin var.You still have a lot to learn about relationships.
Sen iyi bir öğrencisin ama hala öğrenecek çok şeyin var.You're a good student, but you still have a lot to learn.
Bir şeyin ortasındayım. Daha sonra gelir misin?I'm in the middle of something. Could you come back later?
Bir şeyin yanlış olduğunu biliyorum.I know something's wrong.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde bir his var.I've got a feeling something's gone wrong.
Söyleyecek bir şeyin varsa, söyle.If you've got something to say, say it.
Bu baş ağrısını dindirecek bir şeyin var mı?Do you have something to make this headache go away?
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you should do it yourself.
Tom bir şeyin üzerinde katır kutur yiyor.Tom is munching on something.
Bildirecek bir şeyin var mı?Do you have something to report?
Saklamak zorunda olduğun bir şeyin var mı?Do you have something to hide?
İçecek daha güçlü bir şeyin var mı?Do you have something stronger to drink?
Bir şeyin yanlış olduğunu biliyordum.I knew something was wrong.
Siz arkadaşlar bir şeyin kokusunu alıyor musunuz?Do you guys smell something?
Tom bir şeyin yanlış olduğunu biliyor.Tom knows something's wrong.
Yapacak bir şeyin yok mu?Don't you have something to do?
Bir şeyin üstüne oturdum ve onu kırdım.I sat on something and broke it.
Ekleyecek bir şeyin var mı, Tom?Do you have something to add, Tom?
Bir şeyin üstüne bastım ve ayağımı kestim.I stepped on something and cut my foot.
Tom bir şeyin uygunsuz olduğunu fark etti.Tom's noticed something was out of place.
Her şeyin bir illuzyon olduğunu hayal et.Imagine that everything is a ilusion.
Her şeyin iyi gideceğinden eminim.I'm sure everything will work out just fine.
İçecek bir şeyin kalmadı.You've run out of things to drink.
Her şeyin fazlası zarar.More of everything hurt.
Söyleyecek bir şeyin varsa onu yüzüme söyle.If you have something to say, say it to my face.
Hiçbir şeyin yok.You have nothing.
Her şeyini kaybedeceksin.You'll lose everything.
Her şeyin var.You've got everything.
Bu fındıkları kıracak bir şeyin var mı?Have you got something to crack these nuts?
Her şeyin zamanında hazır olacağını sana garanti ediyorum.I assure you everything will be ready on time.
Herhangi bir şeyin kokusunu almıyorum.I don't smell anything.
Hiçbir şeyin kıymetini bilmezlik etme.Don't take anything for granted.
Başka bir şeyin yok mu?Don't you have anything else?
İlgili Sayfalar