şeyin ile cümle

şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hakkında endişelenecek bir şeyin olduğunu sanmıyorum.I don't think you have anything to worry about.
Tom ve Mary bir şeyin olmasını bekliyor gibi görünüyor.Tom and Mary seem to be waiting for something to happen.
Yapmamız gereken her şeyin listede olduğunu biliyoruz.We know that everything we need to do is on the list.
Doktor Tom'un sahip olduğu şeyin bulaşıcı olmadığını söyledi.The doctor said that what Tom has isn't contagious.
Tom her şeyin iyi olup olmadığını sormak için Mary'yi aradı.Tom called Mary to ask if everything was OK.
Bana söyleyecek bir şeyin varsa, söyle.If you have something to say to me, say it.
Tom şimdi her şeyin yolunda olduğunu düşünüyor.Tom now thinks everything is OK.
O şeyin ne olduğunu biliyor musun?Do you know what that thing was?
Tom bir şeyin yanlış olduğunu hissetti.Tom sensed something was wrong.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu biliyordu.Tom knew something was wrong.
Daha iyi bir şeyin var mı?Do you have a better one?
Yaptığımız hiçbir şeyin önemi yoktur.Nothing we do matters.
Herhangi bir şeyin var mı?Do you have anything?
Sonunda her şeyin yola gireceğine eminim.I'm sure everything will work out in the end.
Soruna neden olan şeyin bu olduğunu sanmıyorum.I don't think that's what's causing the problem.
Hiçbir şeyin anlamı yok değildir.Nothing has no meaning.
İyi kotarılmış bir şeyin mükâfatı onu yapmış olmaktır.The reward of a thing well done is to have done it.
Bir şeyin onu rahatsız ettiğini düşünüyorum.I think that something is bothering her.
Tom'a ait olan bir şeyin olduğunu söyledin.You said you had something that belonged to Tom.
Yapmak için daha acil başka bir şeyin var mı?Do you have something else more pressing to do?
Tom 2.30'a kadar burada olmadığında bir şeyin yanlış olduğunu bilmeliydim.I should've known something was wrong when Tom wasn't here by 2:30.
Endişelenecek bir şeyin yok.You've nothing to worry about.
Tom bir şeyin olmasını umutla bekledi.Tom waited expectantly for something to happen.
Başka bir şeyin olmasını bekledin mi?Did you expect something else to happen?
Tom parmaklarını kesiştirdi ve her şeyin iyi olacağını umdu.Tom crossed his fingers and hoped everything would be OK.
Söyleyecek herhangi başka bir şeyin var mı?Do you have anything else to say?
Bu konuda söyleyecek bir şeyin yok, değil mi?You don't have anything to say about it, do you?
Ben her şeyin iyi gidiyor olacağını umuyorum.I hope that everything is going well.
Söyleyecek bir şeyin yok, değil mi?You don't have anything to say, do you?
Geri döndüğümde her şeyin hazır olmasını istiyorum.When I return I want everything to be prepared.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu hemen bildi.Tom knew immediately that something was wrong.
Ekleyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to add?
Tom bir şeyin tam doğru olmadığını hissetti.Tom sensed that something was not quite right.
Her şeyin yoluna gireceğinden eminim.I'm sure everything'll be okay.
Her şeyin bedelinin ödenmesi gerekiyor.Everything has to be paid for.
Herhangi bir şeyin eksik olup olmadığını bilir miydin?Would you know if anything is missing?
Endişelenme. Her şeyin iyi olacağını söyledim.Don't worry. I said everything would be good.
Tom yanan bir şeyin kokusunu aldığını düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought he smelled something burning.
Her şeyin iyi gideceğini umalım.Let's hope that everything goes well.
Bir şeyin yanlış gittiğini mi düşünüyorsun?Do you think something went wrong?
Bana söyleyecek bir şeyin var mı?Do you have something to say to me?
Söyleyecek bir şeyin var mıydı?Did you have something to say?
Tom'a söyleyecek bir şeyin yok mu?Don't you have something to say to Tom?
Bir şeyin doğru olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know something isn't true?
Yapmamız gereken şeyin bu olduğunu mu düşünüyorsun?Is that what you think we should do?
Tom bir şeyin ortasında.Tom is in the middle of something.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu bilecek.Tom will know something's wrong.
Buradaki bir şeyin az çok ortasındayız.We're kind of in the middle of something here.
Neden bir şeyin yanlış olduğunu düşünürdün?Why would you think something was wrong?
Bir cevap olması gerekiyor. Her şeyin bir cevabı var.There needs to be an answer. Everything has an answer.
Söyleyecek bir şeyiniz olmadığında susmak utanç verici değil.It's not shameful to be silent when you have nothing to say.
Öğrenecek çok şeyin var, oğlum.You have a lot to learn, my boy.
Utanacak hiç bir şeyin yok.You have nothing to be ashamed of.
Böyle bir şeyin yapılabileceğinden emin misin?Are you certain such a thing can be done?
Böyle bir şeyin olabileceğini umuyordum.I expected something like this might happen.
Şimdi ihtiyacın olan şeyin bir öpücük olduğunu düşünüyorum.I think that what you need now is a kiss.
Şimdi ihtiyacın olan şeyin biraz uyku olduğunu düşünüyorum.I think that what you need now is some sleep.
Şimdi ihtiyacın olan şeyin bir şey yemek olduğunu düşünüyorum.I think that what you need now is to eat something.
Bana söyleyecek bir şeyin olduğunu söylediğini düşündüm.I thought you said you had something to tell me.
Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.I'd never borrow anything of yours without asking first.
İlgili Sayfalar