şeyin ile cümle

şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O’na göre 'İnsan her şeyin ölçüsüdür'.その全てが人間族であったと伝えられている。
Yalak mahallesi Dağlıoğlu, Seyinoğulları ve Şabanoğulları kabilesinden teşekkül etmektedir.明治から玄山とその子孫、そして有鬼派の監視をしている。
Bana vereceğin her şeyin onda birini sana vereceğim."その持っているすべての物をも与えます」とある。
Görelik(Relation): Varlığı bir başka şeyin varlığına bağlı olan şeylerdir.一方で真実追求のために他者を巻き込む傍迷惑な面もある。
Bir şeyin varlığı kendisine ait bir isimle doğar.通称は、彼の下の名前にちなんだもの。
Her şeyin bir alâmeti var.全ての物は意味である。
Her şeyini kaybetmiştir.彼は全てを失ったのである。
Bâtın; gizli olan, bir şeyin gerçeği, iç yüzü anlamına gelir.真相を知った主人公と決着をつけるために最後の対決に挑む。
Ama birçok şeyin kaçakçılığı daha yapılıyordu.しかし、多くの売春は隠れて行われていた。
Mağazadaki her şeyin belli bir değeri vardır.店の仕入れの目利きは確かなものを持っている。
Âmir insanın için en önemli şey, söylediklerinden hiçbir şeyin yanlış olmamasıdır."為(な)さねば成らぬ何事も、成らぬは、人の為(な)さぬなりけり」の一言で示した。
“Her şeyin ateşle arındırıldığına inanıyorlar.全てのものを焼き切ると言われている。
Test ediciler sadece yazılımın ne olduğunun, yaptığı şeyin farkındadırlar, nasıl yaptığının değil.芸術家を自称するが、彼の作品は何が描いてあるのか、また何を作ったのか全く分からない。
Silüet (Fransızca: silhouette), bir şeyin yalnız kenar çizgileriyle tek renk olarak beliren görüntüsü, gölge.シルエット(フランス語: silhouette)は、輪郭の中が塗りつぶされた単色の画像のこと。
Bir şeyin değişmediğini görünce de ayrıldım.彼がそこにいないことですべてが変わる。
Bu her şeyin başlangıcı olur.これが全ての発端となる。
Sarı Seyinoğulları gibi şehitleri ve Üvez Ali gibi 22 yıl savaşan gazileri bulunmaktadır.白陽春(はく ようしゅん) 勇波と同様、都で武官をしている22歳の青年。
(Kur'an, Hucurat/12) "Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardına düşme.(中略)気に入らないデータを無視することはあってはならない。
Antroposantrizm, insanın her şeyin merkezinde olduğunu öne sürer.人間が世界の中心にいることを否定している。
Her şeyin ne kadar temiz ve düzenli göründüğünü farkederdiniz."彼が話すことはすべて正統的で優美に感じられた」と記していた。
Bir yere bağlı kalmamak her şeyin özüdür."人間に関わることなら何でも自分に無縁であるとは思わない」。
Böyle bir şeyin olasılığı nedir? 747 gibi karmaşık bir uçak tesadüfen oluşabilir mi?"勝又清和によれば、「自陣飛車の似合う棋士は?
Bir şeyin maliki.」と告げる、麻美。
Her şeyin kaybedilmiş olduğunu görüyorum.全ては失われた。
Çünkü bu işe giriştiğimizde nasıl bir şeyin içinde olduğumuzun farkında değildik.このため、何を意図してこれに参加したのかは不明である。
Protagoras'a göre , “İnsan her şeyin ölçüsü”ydü.ソクラテスは、それは「あらゆるものの尺度が人間である。
Bu durum, Winnie'nin 'Benim peşimde misin, Willie, yoksa başka bir şeyin mi?それというのも、わが妹(元妹といおうか)やヴィーデマンのせいだ。
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.また不可能であると言った場合には、その主張はまず間違っている。
Herhangi bir şeyin milyonda birini de ifade edebilir.習得できるものは100万人に一人だという。
İki farlı şeyin tüm özellikleri ortak olamaz.特記がないもの両方共通。
İnsan kültürü ile ilgili her şeyin manzara/coğrafi görünüm üzerinde belirleyici olduğunu söylemiştir.地球文化に非常に強い興味を抱き、様々なものを見ては驚いている。
Tao, evrenin yani her şeyin akışıdır.タオ 宇宙の絶対意思。
Distimitria: Her şeyin içinden geçmeye yarayan büyüdür.「歪」は万物をねじ曲げる魔乖咒である。
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.匂いを嗅ぎわけることができる。
Söylediği şeyin hiçbir önemi yok.彼の言った事に意味はない。
O’na göre 'İnsan her şeyin ölçüsüdür'.认为“人才是万物之本”。
Kendilerine, yardım etmesini, sorulan şeyin öğretilmesini, dilediler.大學士楊一清重其才,欲引以自助,后經人挑撥。
Gördüğümüz ve hissettiğimiz her şeyin yaratıcısı O'dur.我是創造論者也是演化論者。
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.这个女神也是宇宙中无数事物之母。
Bir şeyin başlangıç yeri.从一个点O开始。
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."因為在天下人間,沒有賜下別的名,我們可以靠著得救。
Her şeyin içinde bu öz varlıktan vardır, o gerçektir.凡一切事實上關係都是。
Her şeyini kaybetmiştir.你將失去一切。
Bölümün sonunda her şeyin bir rüya olduğu anlaşılır.最後的結果是所有的事情都是治良的夢。
Bâtın; gizli olan, bir şeyin gerçeği, iç yüzü anlamına gelir.以智慧去觀察一切諸法的真實,不觀有無顛倒的「知諸法實相慧」,名為中觀。
Onu görmesek bile o, her şeyin içindedir.乃至見一切無我不見於我。
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.因此,必然有一个事物是在任何情况和时刻下都存在的。
Müslüman inanışlarına göre bu dünyada özlenilen her şeyin Cennet'te olacağı varsayılmaktadır.根據穆斯林的信仰,人們今生渴望的事物在天堂裡應有盡有。
Her şeyin özü budur.这是事情的实质。
Aynı zamanda sodada içemez.Her şeyini numara 5 ile paylaşır.核果茶屬,花萼及花瓣各為5數。
Genellikle, bir şeyin resmini görürsünüz; ona inanır, ondan büyülenir ve dürüstlüğüne güvenirsiniz.常見其事而歆羨, 則其勢必效而爲之, 益無疑矣。
Bu her şeyin başlangıcı olur.但是,这只是一切的开始。
Uyanıp kasabasına dönünce kendisinin yaşlandığını ve tanıdığı çoğu şeyin değiştiğini fark eder.当他醒来回到家里时,发现家乡的一切都变了样,他记忆中的那个时代早已变成了历史。
Kötülüğe dair her şeyin yaratıcısıdır.則滅一切惡。
Onu, her şeyin Halikını, kâinat dualar* ile yücelesin!"至伊身所有職掌甚多,應去應留,著自行請旨。
Grup üyeleri ise böyle bir şeyin olmadığını defalarca vurgulamışlardır.又諸部說,無人從此有度彼有。
"Bir şeyin bilincinde olma" anlamına gelmektedir.是故言「不應依識」。
Yapabilecekleri tek şeyin, hastayı ölene kadar rahat ettirmek olduğunu kabul ettiler.否则可以持续缓和镇静,直到病人死亡为止。
Her şeyin anahtarı O'nun yanında, her şeyin dizgini O'nun elindedir.道之尊,德之貴,不是奉命而为,而是萬物自賓自化,顺其自然。
Kendinde şeyin gerçek varlığı böylece kendini gözleyen özneye açık ederdi.當只有在信任的人面前,才會展現真實的自我。
İlgili Sayfalar