şeyin ile cümle
şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.Dan Allah Maha Meliputi segala sesuatu.
Ve kalan her şeyin Oğul'dan yaratıldığını belirtiyordu.Dan ia berpendapat bahwa segala sesuatu yang lain diciptakan melalui Putra.
Aynı zamanda sodada içemez.Her şeyini numara 5 ile paylaşır.Buahnya ada yang tak berbiji, ada juga yang berbiji dengan batas jumlah 5.
Krebs, eğer 48 saat içinde yardım gelmezse her şeyin yitirileceğini söyledi.Krebs mengatakan bahwa jika bantuan tidak datang ke Berlin, semua akan jatuh.
Allah her şeyin doğrusunu bilir ki; çok sevindik ve memnun olduk.Pengertiannya yaitu; Kita dan semuanya adalah bagian dari dzat Allah.
Aleften Tav'a: Türkçede A'dan Z'ye denen bir şeyin en başından en sonuna kadar anlamında.Dari Alef sampai Taw bermakna dari awal sampai akhir, seperti "dari A sampai Z".
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."Kami meminta pertolongan kepadanya kemudian ia memberikan pertolongan kepada kami."
Bu yüzden Titanların yapmış olduğu her şeyin yanlış, hatalı olduğunu zannetti.Taufan merasa semua tindakan yang dia lakukan selalu salah.
Her şeyin kaybedilmiş olduğunu görüyorum.Namun ternyata semuanya telah menghilang.
Her şeyin yeri var.Segala sesuatu memilikinya.
"Bir şeyin bilincinde olma" anlamına gelmektedir.Arti harfiahnya "seseorang yang tidak mengetahui".
Ve taht Osiris'e kalır, artık Osiris Tanrıların, insanların ve her şeyin kralıdır.Setelah itu, Dewa yang banyak dipuja adalah Osiris, Dewa kehidupan alam, penguasa akhirat.
"Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir."Kalau ada kesempatan baik nanti, ia akan datang."
(Kur'an, Hucurat/12) "Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardına düşme."Di Gat janganlah sampaikan berita, janganlah sekali-kali menangis!
Her şeyin farkındadır ama ağrı sızı hissetmez.Penyakit tersebut membuatnya menderita namun orang lain tidak dapat merasakannya.
Felsefe kategorisi olarak bir şeyin olabilir oluşunu niteler.Pertanyaan filosofis dapat dikelompokkan ke dalam kategori.
Her şeyini kaybetmiş giderek paranoyak ve saplantılı bir hale gelmiştir.Kecurigaan terus meningkat dan berubah menjadi paranoia kolektif.
Fakat aynı şeyin peşinde olan başka birileri daha vardır.Seseorang mengalami orang lain yang mengalami hal yang sama.
( Olgun kişi her şeyin iyisi için çabalar. )Semua orang akan memperoleh sesuatu lebih mudah melalui Internet.)
Son olarak etkin neden bir şeyin kim tarafından ve nasıl yapıldığıyla ilgilidir.Lebih menjawab pertanyaan mengapa dan bagaimana.
Jim hiçbir şeyin farkında değildir.Jim pun menyadari satu hal.
Her şeyin anahtarı O'nun yanında, her şeyin dizgini O'nun elindedir.Kepadanya seluruh maujud bergantung, sedangkan Ia bebas dari ketergantungan terhadap apa pun.
Her Şeyin Bittiği Yerden adlı kitabın yazarı.Nama penulis dihilangkan bila sudah ada dalam teks.
Gördüğümüz ve hissettiğimiz her şeyin yaratıcısı O'dur.Dengan nafas-Nya Allah menciptakan segala sesuatu dan dengan nafas kita kita memuja-Nya.
Bu, her şeyin sonu demekti.Ini adalah akhir dari segalanya!".
Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum.Setibanya di sana, mereka menemukan batu sudah terguling dan mereka masuk ke dalam gua makam itu.
Mekânın sahnesinde bir adam, birkaç farklı dilde her şeyin illüzyon olduğunu anlatmaktadır.Sang pembawa acara menjelaskan dalam bahasa asing bahwa segala sesuatu adalah ilusi.
Her şeyin kaybedilmiş olduğunu görüyorum.Nói thật với ông nhé, ta tin rằng tất cả đã mất.
Benim için, insanın değeri her şeyin üstündedir."Mọi thứ đều phụ thuộc vào giá trị của con người."
Burası, her şeyin başladığı yerdir.Nhưng có khi đó là nơi nó bắt đầu.
Fakat özümlenmenin olduğu ikinci bir şeyin bulunmadığı yer Brahman'ın âlemidir.Nó không có một khác biệt nào cả bởi vì không có Brahman thứ hai.
Bu her şeyin üstünde.Xin cân nhắc điều này trên tất cả mọi điều.
Ona dışarıda bir şeyin kapıyı tırmaladığını anlatırlar.Khi đụng, cánh cửa đánh sầm một cái.
Tanrıça, mecâzî olarak Evren'deki sayısız şeyin annesidir.Thông thường, kiến chúa là mẹ của các con kiến khác trong tổ kiến đó.
Her şeyin bir alâmeti var.Cái gì cũng đều có khắc tinh.
Annesi onu bağrına basar ve her şeyin düzeleceğini söyler.Abraham cố trấn an họ rằng mọi chuyện đã ổn.
Ona utanacak hiçbir şeyinin olmadığını söyle.Nếu không biết tự trọng tức là không biết xấu hổ.
Annesini şu şekilde tanımlamaktadır O benim için her şeyini verdi...Thân là mẹ, ta đã lo cho nó như thế...
Her şeyin özü budur.Đó là chừng mực mọi thứ.
Fakat gerçekten hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok muydu?Điều đó thực ra chả có ý nghĩa gì cả.
Bu durum, Winnie'nin 'Benim peşimde misin, Willie, yoksa başka bir şeyin mi?O: Nguyên thủy là 'hua', có nghĩa là cháu, hay hậu duệ của người nào đó.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Nhưng nếu như ông ta nói một chuyện là không thể, thì khoan hãy tin tưởng, có lẽ ông ta nói sai đấy.
Bu, onun yarattığı her şeyin kanından arta kalan kısımdır.Nó là thành phần chủ yếu có giá trị cho hợp kim nó tạo nên.
Çünkü bu işe giriştiğimizde nasıl bir şeyin içinde olduğumuzun farkında değildik.Vẫn chưa biết rõ làm thế nào mà trong thời điểm ấy Cho có thể vào tòa nhà.
Bu her şeyin başlangıcı olur.Anh muốn được bắt đầu lại tất cả.
Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.それは全てを完成させられるアッラーの御業の一つに過ぎない。
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."(乃至)そのありがたさのあまり念仏を申して、弥陀如来のわれらを助けたまう御恩を報じたてまつるべきなり。
Krebs, eğer 48 saat içinde yardım gelmezse her şeyin yitirileceğini söyledi.クレープスは、救援が48時間以内に到着しないならば、すべてが灰塵に化すだろうとカイテルに話した。
Her şeyin yaratılış kaynağı nedir?全ての屍愚魔族の創造主。
Bir şeyin başlangıç yeri.起点となる場所。
(Almanya, Almanya her şeyin üstünde.正に Deutschland über alles である。
Üç yıllık gayretten sonra, 1898'de, gereken şeyin yalnızca bir kısmı için söz verilmişti.1898年、3年間の努力の後でも、必要とされる資金のうちの僅かしか確保できていなかった。
Wexler daha sonra, "Ray'in onunla yalnız bıraktığını yapabildiğim şeyin en iyisini gerçekleştirdim." dedi.ウェックスラーは後に「レイに対して私ができる最高のことは彼を一人にしてやることだと気づいた」と語っている。
Bir şeyin iyi olmasını umursamazdım.他意があるとうまくゆかない。
Fakat aynı şeyin peşinde olan başka birileri daha vardır.追っている相手が同じだったのである。
Onlar senin her şeyine sahip..わたしのものは全部お前のものだ。
Onu, her şeyin Halikını, kâinat dualar* ile yücelesin!"是非とも恩寵を与え、都(当時は許都)に召還しましょう。
Her şeyin yeri var.そこには何でもある。
Şarkıyı duyduğumda çekmem gereken şeyin bu olduğunu düşündüm."「僕がやりたかったのは、こういう音楽」と感じたものと思われる。
Kötülüğe dair her şeyin yaratıcısıdır.自身が世界万物の創造主である。
İlgili Sayfalar