şeyin ile cümle
şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Baş ağrısı için bir şeyin var mı?Onko teillä jotain päänsärkyyn?
Her şeyin kaybedilmiş olduğunu görüyorum.Αλλά αντιλήφθηκε ότι τα πάντα είχαν χαθεί.
Romalılar aynı zamanda herkesin, her yerin veya her şeyin ebedî bir ruhu olduğuna inanırlardı.Οι Ρωμαίοι επίσης πίστευαν ότι κάθε άτομο, μέρος ή πράγμα είχε τη δική του ψυχή.
Bunun yerine, "telif hakkına sahip bir şeyin dönüştürülmesi dolandırıcılık veya hırsızlık ile eşit değildir.Αντί αυτού, "η παρεμβολή με πνευματικά δικαιώματα δεν εξισώνεται εύκολα με κλοπή, σφετερισμό ή απάτη".
Gurnemanz bunun nedeninin bu günün dünyada her şeyin yenilendiği Kutsal Cuma günü olduğunu açıklar.Ο Γκούρνεμαντς εξηγεί ότι η ημέρα είναι Μεγάλη Παρασκευή, όταν όλος ο κόσμος ανανεώνεται.
Her şeyini kaybetmiştir.Έλειπαν τα πάντα.
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.Ωστόσο δεν μπορούν όλοι οι άνθρωποι να αντιληφθούν τη μυρωδιά αυτή.
Her şeyin yeri var.Υπάρχουν όμως τα πάντα.
“Her şeyin ateşle arındırıldığına inanıyorlar.Όλα δείχνουν ότι καταστράφηκε από πυρκαγιά.
O, her şeyin sebebi değil, yalnız iyi olanın sebebidir.Δεν είναι δικό του το φταίξιμο, αλλά αυτών που είναι γύρω του».
Her şeyini Yunan kökenine uygun hâle getirdi.Προσπάθησε με κάθε τρόπο να ανυψώσει το ελληνικό γένος.
Anlaşmazlık konusu olan her şeyin kanıtlanması yasal zorunluluktur.Όλες οι αποφάσεις, εκτός από εκείνες που αφορούν διαδικαστικά ζητήματα, πρέπει να υιοθετούνται ομόφωνα.
Ama birçok şeyin kaçakçılığı daha yapılıyordu.Συνεχίστηκαν και άλλες πολλές αψιμαχίες.
Daha ucuz bir şeyin var mı?Έχεις τίποτα φτηνότερο;
Daha ucuz bir şeyiniz var mı?Έχετε τίποτα φτηνότερο;
Gördüğümüz ve hissettiğimiz her şeyin yaratıcısı O'dur.Gud er allestedsnærværende (sarav viāpak) i alle skabelser og kan ses overalt af de vækkede.
Thomas Claire'i her şeyin iyi olacağına ve iyi birer anne-baba olacaklarına ikna ediyor.Thomas forsikrer hende om, at alt nok skal blive godt, og at de vil blive gode forældre.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Når han fastslår at noget er umuligt, tager han med stor sandsynlighed fejl.
Locke ise bu adanın "özel" olduğunu belirterek bu adada gerçekleşen her şeyin bir sebebi olduğunu söyler.Locke siger at øen er "speciel", og at alt der sker på den sker for en årsag.
Her şeyin yeri var.Men også at alting har sin plads.
Burası, her şeyin başladığı yerdir.Se hvordan det hele startede.
Her şeyin özü budur.Det er det, det hele handler om.
Fakat gerçekten hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok muydu?Det havde dog ikke nogen praktisk betydning.
Protagoras'a göre , “İnsan her şeyin ölçüsü”ydü.Protagoras havde derfor ret, da han sagde, at mennesket er mål for alle ting.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Men flere faktorer har gjort dette usandsynligt.
Her şeyin bir alâmeti var.Alle handlinger har en virkning.
Planlanan şeyin merhameti, acı hissi, korkusu yoktur.Den har ingen medlidenhed, ingen dårlig samvittighed, ingen frygt.
Evrende canlı cansız her şeyin bir ruhunun olduğuna inanılır.De tror at alt levende har en sjæl.
Sitenin amacı birçok şeyin çalışma prensiplerini açıklamaktır.Sitet er dedikeret til at forklare, hvordan mange ting fungerer.
O kadar gurur duyar ki, herhangi bir şeyin sanatını yenebileceğini reddeder.Han er meget bevist om hans kunstevne, så han tror ikke på den kan besejres.
Her şeyin Tanrılarla (daimonlarla) dolu olduğuna inanmış olabilir.Med det menes der antagelig ‘‘alle guderne’‘.
Yine de bu her şeyin sonu olmayacaktır.Men det er ikke det hele.
Duyularımız bazen bizi aldattığına göre, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını farzetmeliyim.Men så vender fortællingen, og vi forstår, at alt ikke er, hvad det ser ud til.
Böylelikle bunu her şeyin teorisi olarak açıklıyorum.Af samme grund kan det bruges til illustration af teorien.
Değişimi sağlayan ise her şeyin karşıtıyla birlikte vârolmasıdır.I den ustandselige forandring finder alting sin modsætning.
Her şeyini kaybetmiştir.Alle har de mistet.
Her Şeyin Bittiği Yerden adlı kitabın yazarı.Forfattertitlen er blevet hvermandseje.
Bu tartışmada Euthypro "tanrıları memnun eden şeyin kutsal olduğunu" söyler.Euthyphro svarer, at det fromme er det, som guderne elsker.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Når han fastslår at noe er umulig, tar han med stor sannsynlighet feil.
Her şeyin anahtarı O'nun yanında, her şeyin dizgini O'nun elindedir.Stirner vil gjøre alt og alle til sin eiendom, til gjenstand for sin nytelse.
Locke ise bu adanın "özel" olduğunu belirterek bu adada gerçekleşen her şeyin bir sebebi olduğunu söyler.Til dette svarer Locke at øya er spesiell, og at alt som skjer der skjer av en grunn.
Klonlama, temel olarak, herhangi bir şeyin aynısının kopyalanması anlamına gelmektedir.Kloning betyr å skape en identisk kopi av noe.
Herhangi bir gözlem ya da gözlemlerin kombinasyonu her şeyin teorisi ile bir tutulabilir.Til dags dato er alle observasjoner og målinger i overensstemmelse med denne teorien.
Bir yere bağlı kalmamak her şeyin özüdür."Og jeg er ikke uoppløselig knyttet til noen av dem.»
"Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir."Om noen drar ham opp igjen, er det en ulykke.»
Yine de bu her şeyin sonu olmayacaktır.Men historien tar ikke slutt likevel.
Romalılar aynı zamanda herkesin, her yerin veya her şeyin ebedî bir ruhu olduğuna inanırlardı.Romerne trodde også at hver enkelt person, sted, eller ting hadde sin egen genius, skytsånd.
Impervius: Herhangi bir şeyin suyu savmasına yarayan büyü.Formel som får tryllestaven til å sprute vann.
Gece yarısı, günlüğü ile her şeyini paylaşır.Ved midnatt sender Dagsnytt også værmelding.
Oyunun başındaki o sahneden sonra her şeyin nasıl başladığını en başından öğreniyoruz.Han skrev hele handlingen med utgangspunkt i denne scenen.
Her şeyin bir alâmeti var.Man har med andre ord alliterasjon.
Herhangi bir şeyin milyonda birini de ifade edebilir.Det ble muligens vist for flere millioner mennesker.
Bu her şeyin Stonewall ile başladığını söylemekten çok daha komplikedir.Aristoteles forteller at det begynte med Xenofanes.
Ve taht Osiris'e kalır, artık Osiris Tanrıların, insanların ve her şeyin kralıdır.Området er riket til guden Osiris og residensen til andre guder og overnaturlige vesener.
Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum.Sleden kan også ha en fres som graver opp snøen i overflateskiktet.
Bu yüzden "insan her şeyin ölçüsüdür".Det menneskelige er dermed målestokken for alle lover.
Ona dışarıda bir şeyin kapıyı tırmaladığını anlatırlar.Hun tror noe utenfor har flyttet på ham.
Tam birisi ile evlenmek üzereyken son anda vazgeçtiğini, bir şeyin onu manastıra getirdiğini görüyoruz.Da hun til slutt gikk i kloster, stod valget mellom å gifte seg med en fetter eller å gå i kloster.
Her şeyin bir nedeni vardır; her bir neden, başka bir nedenin sonucudur.Alt som har noe godt, og grunnen (årsaken) for hver ting er bedre enn tingen som var årsaken.
Onu görmesek bile o, her şeyin içindedir.Sungguh Dialah Yang Maha Mengawasi segala sesuatu.
İlgili Sayfalar