şeyin ile cümle

şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Seçtiğim şeyin beni ilgilendirmediğini anladım.I realized that what I had chosen didn't really interest me.
Her şeyin daha da kötüleşmemesi için hemen harekete geçtik.We took action immediately so that things wouldn't get worse.
Zaman her şeyin ilacıdır.Time heals all wounds.
Genellikle hiçbir şeyin zamandan daha değerli olmadığın söylenilir.It is often said that nothing is more precious than time.
Yaptığın işten keyif alıyorsan, paradan daha değerli bir şeyin vardır.If you enjoy the work you do, you have something worth more than money.
Yazacak bir şeyin var mı?Do you have anything to write?
İnsanları mutlu eden şeyin ne olduğunu düşünmeye değer.It is worthwhile considering what it is that makes people happy.
Mutfakta yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?Don't you smell something burning in the kitchen?
Mutfakta yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something burning in the kitchen.
Baş ağrısı için bir şeyin var mı?Do you have anything for a headache?
Kazanacağın çok az şeyin ve kaybedeceğin çok şeyin var.You have little to gain and much to lose.
Özellikle yapacak bir şeyin yoksa bana yardım etmeni isterim.I'd like you to help me if you have nothing in particular to do.
Pazar günü yapacak özel bir şeyin var mı?Do you have anything particular to do on Sunday?
Onun bir imzasını isteyeceğim. Yazmak için bir şeyin var mı?I'm going to ask him for an autograph. Do you have anything to write with?
O, dosyayı güvenli bir yer olduğunu düşündüğü şeyin içine sakladı.He concealed the file in what he thought was a safe place.
Her şeyini kaybetti.He lost his all.
Bir şeyin bacağından yukarı çıktığını hissetti.He felt something crawl up his leg.
Her şeyin iyi sonuçlanacağını söyledi.He said that everything would turn out well.
O, aldığı her şeyin kaydını tutar.She keeps a record of everything she buys.
Boynuna bir şeyin dokunduğunu hissetti.She felt something touch her neck.
Üşütme için bir şeyin var mı?Do you have anything for a cold?
Her şeyin limiti vardır.Everything has its limit.
Her şeyin çok yavaş değiştiği bir dünyayı sevmiyorum.I don't like a world where things change so slowly.
Her şeyin var mı?Do you have everything?
Uyandığımda her şeyin bir rüya olduğunu anladım.I awoke to find everything had been a dream.
Yolculuk için her şeyini hazırladın mı?Are you all set for the trip?
Onun geçmiş yaşamı ile ilgili bir şeyin farkında mısınız?Are you aware of anything concerning his past life?
Eğer açsan, her şeyin tadı iyidir.When you're hungry, anything tastes good.
Hiçbir şeyin senin yaptığın yemek kadar tadı güzel değil.Nothing tastes as good as the food that you make.
İçecek bir şeyiniz var mı?Do you have any drinks?
Bu dünyada ölüm ve vergiler hariç hiçbir şeyin kesin olduğu söylenemez.In this world nothing can be said to be certain, except death and taxes.
Böyle bir şeyin olmasını istemiyorum.I don't want something like this to happen.
Bir eşarp için 40 Euro mu? Daha ucuz bir şeyiniz yok mu?40 Euros for a scarf? Don't you have anything cheaper?
Soğuk algınlığı için bir şeyin var mı?Have you something for a cold?
Olan her şeyin bir sebebi vardır.Everything happens for a reason.
Her şeyin bir var olma şansı yoktur.Not everything gets a chance to exist.
Hiçbir şeyin zamandan daha değerli olmadığı söylenir.It's said that nothing is more precious than time.
Sen bir şeyin peşindesin.You're up to something.
Üşüttüğüm için, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.Since I have a cold, I can't taste anything.
İçecek sıcak bir şeyiniz var mı?Do you have anything hot to drink?
O, evliliğinde her şeyin iyi olmadığını ima etti.He intimated that all is not well in his marriage.
Kesinlikle korkacak hiçbir şeyin yok.You have absolutely nothing to fear.
Söyleyecek bir şeyin yoksa, bir şey söyleme.If you have nothing to say, say nothing.
Atomlar her şeyin içinde vardır.Atoms are in everything.
Üşüttüğümde, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.When I have a cold, I cannot taste anything.
Böyle bir şeyin mümkün olduğunu düşünüyor musun?Do you think such a thing is possible?
Her şeyin iyi gideceğinden emin miyiz?Are we sure that everything will go fine?
Beni tutacak ve bana her şeyin iyi olacağını söyleyecek birine ihtiyacım var.I need someone to hold me and tell me everything will be alright.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling something's gone wrong.
Her şeyin fiyatı arttı.The price of everything increased.
Ondan daha küçük herhangi bir şeyin yok mu?Don't you have anything smaller than that?
Söylediği şeyin hiçbir önemi yok.It doesn't matter what he said.
O, ona her şeyin yolunda olduğuna dair güvence verdi.She assured him that everything was OK.
Yapacak gözde şeyiniz nedir?What's your favorite thing to do?
Bir insan her şeyin fiyatını bilebilir ve hiçbir şeyin değerini bilemez.A man can know the price of everything and the value of nothing.
Endişelenmeyin. Size her şeyin iyi olacağını söyledim.Don't worry. I told you everything would be OK.
Yediğin şeyin sağlıklı olduğunu umut ediyorum.I hope that what you are eating is healthy.
Bir şeyin olmadığında, amaç düşük; Bir yere gittiğinde, amaç yüksek.When you have nothing, aim low; when you get somewhere, aim high.
Tom öyle bir şeyin bir daha asla olmayacağını söyledi.Tom said that nothing like that would ever happen again.
Tom her şeyin iyi gideceğinden oldukça emin.Tom is pretty sure everything will go well.
İlgili Sayfalar