şeyin ile cümle

şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey vardır.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Sanırım yapmak zorunda olduğumuz her şeyin arkasında yapmak istediğimiz bir şey var.I suppose that behind each thing we have to do, there's something we want to do...
Söyleyecek başka bir şeyin yoksa bana "Merhaba, nasılsın?" demenin hiçbir faydası yok.There's no point saying "Hi, how are you?" to me if you have nothing else to say.
Yapacak bir şeyiniz yoksa, odanızın tavanına bakın.If you don't have anything to do, look at the ceiling of your room.
Yazacak bir şeyin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you have something to write with.
Şikâyet etmekten başka yapacak bir şeyin yok.You've got nothing to complain of.
Şikâyet edecek bir şeyin olmamalı.You should have nothing to complain about.
Sakin olun. Ben her şeyin güzel olacağına sizi temin edebilirim.Take it easy. I can assure you that everything will turn out fine.
Bir konuşmaya girdiğinde söyleyecek bir şeyin olmalı.When you enter a conversation, you should have something to say.
Bildirecek bir şeyiniz var mı?Do you have anything to declare?
Yapacak daha iyi bir şeyin yok mu?Don't you have anything better to do?
Her şeyin bir sonu olması gerekir.All things must have an end.
Her şeyin bir sonu olmalı.All things must have an end.
Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.You must, above all, be faithful to your friends.
Korkacak bir şeyin yok.You have nothing to fear.
Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Don't you smell something unusual?
Çürük bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something rotten.
Sıcak bir şeyin var mı?Do you have anything hot?
Baş ağrısını hafifletecek bir şeyin var mı?Do you have anything to relieve a headache?
Yiyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to eat?
Yazmak için bir şeyin var mı?Do you have something to write with?
Söyleyecek bir şeyin varsa hemen söyle ya da sesini kes.If you have something to say, say it now or pipe down.
Bir şeyin eksik olduğunun bilincindeydim.I was conscious that something was missing.
Söyleyecek başka bir şeyin var mı?Do you have anything further to say?
Yan odada yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?Don't you smell something burning in the next room?
Sırtımda bir şeyin süründüğünü hissettim.I felt something crawling on my back.
Yere bir şeyin düştüğünü duydum.I heard something fall to the ground.
Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something burning.
Bir şeyin yanlış olduğunu hissediyorum.I feel that something is wrong.
Kötü bir şeyin olacağı içime doğmuştu.I had a hunch something pleasant was going to happen.
Her şey hakkında söyleyecek bir şeyin var, değil mi?You have something to say about everything, don't you?
Montgomery her şeyin başladığı yerdi.Montgomery was where it all began.
Daha ucuz bir şeyin var mı?Do you have anything cheaper?
Daha az pahalı bir şeyin var mı?Do you have anything less expensive?
Bir şeyin doğrusunu bilecek kadar yeterince yaşlısın. Terbiyeni takın.You are old enough to know better. Behave yourself.
Söyleyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to say?
Her şeyin bir zamanı vardır.There is a time for everything.
En küçük bir çocuk bile böyle bir şeyin ne olduğunu bilir.Even the smallest child knows that kind a thing.
Her şeyin nerede olduğunu biliyorsun.You know where everything is.
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.The instant he opened the door, he smelt something burning.
Öyle tuhaf bir şeyin gerçekleşmesi muhtemel değildir.Such a strange thing is not likely to happen.
Böyle bir şeyin olmayacağından emin olmak sana kalmış.It is up to you to see to it that such a thing doesn't happen.
Bundan daha küçük bir şeyin yok mu?Don't you have anything smaller than this?
Bundan daha küçük bir şeyiniz yok mu?Don't you have anything smaller than this?
Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum, Anne.I smell something burning, Mother.
Alkolsüz bir şeyiniz var mı?Do you have anything non-alcoholic?
Yanlış giden bir şeyin var mı?Is there anything wrong with you?
Okuyacak bir şeyin var mı?Do you have anything to read?
Dansta giymek için bir şeyin var mı?Do you have anything to wear to the dance?
Taşımak istediğin şeyin taşınmasına gerek yok.The thing that you are intending to carry does not need to be carried.
"Yapacak bir şeyin var mı?" "Özellikle bir şey yok.""Do you have anything to do?" "Nothing in particular."
Sonunda her şeyin yolunda gideceğinden eminim.I am sure everything will turn out all right in the end.
Pazartesiye kadar her şeyin hazır olması önemli.It is important for everything to be ready by Monday.
İyi sağlık her şeyin en değerlisidir.Good health is the most valuable of all things.
Hiçbir şeyin sağlıktan daha önemli olmadığını söylemeye gerek yok.It goes without saying that nothing is more important than health.
Bu öğleden sonra yapılacak bir şeyin var mı?Have you anything to do this afternoon?
Sonunda her şeyin iyi sonuçlanacağını ümit ediyorum.I hope everything will turn out well in the end.
Gelecek Çarşamba bir şeyin var mı?Do you have anything next Wednesday?
Ben yaşadığım sürece hiçbir şeyin eksikliğini hissetmeyeceksin.You shall want for nothing as long as I live.
Evin içinde bir şeyin dolaştığını hissettim.I felt something move in the house.
İlgili Sayfalar