şeyin ile cümle

şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Burada Shakespeare şeye, yani Juliet'e, başka bir şeyin ismini verir: güneşin.Now, here, Shakespeare gives the thing, Juliet, a name that belongs to something else, the sun.
Neyse, şu çocuk, tepeden tırnağa hiçbir şeyini sevmiyorum.Anyway, that guy, I don't like everything about him from head to toe.
Ve doğru olamayacak bir sürü şeyin doğru olduğunu kanıtladı.And he could also prove that other things cannot be true.
Yeni bir piyasanın yükselişe... ...geçmesi için pek çok şeyin olması gerekir.So for a new market to take off, lots of things external to your startup need to happen.
Ve gerçek şu ki şöyledikleri şeyin çoğunu anlamıyorum.And the truth is I don't really understand a lot of what they're talking about.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.AII the pieces of the puzzle were symptoms of something deeper,
Haydi kızlar, yatma zamanı. küçük şeyinle oynamamı ister misin?So girls, time to bed. Want me to play with your little thing?
Bu iki şeyin bir araya getirerek; 0.009 bölü 0.207, yaklaşık 0.043 değerini buluyoruz.We know both these 2 things together gets 0.009 over 0.207, which is approximately 0.043.
Eksi bir şeyin karesi, o şeyin karesine eşit, öyle değil mi? -This thing, if I have minus anything squared, that's the same thing as anything squared, right?
Bu an itibarıyla mevcut olmayan bir şeyin pazar hacmini nereden bileceksiniz?And by the way, how do you know the market size of something that doesn't even exist today?
Bunca zamandır ölmeden önce yapmak istediğim şeyin... ...hayalini kuruyordum.It has been a long dream of mine. A dream I wanted to fulfill before I die.
Birçok şeyin değişmiş olduğunu görmek için 20. yüzyılın politik tarihine göz atmanız yeterli.You just look at the political history of the 20th century, and you see things have changed a lot.
Ya da bisikletin hareket etmesini sağlayan şeyin ne olduğunu düşündünüz mü?Or wondered what causes your bicycle to move?
Bir şeyin karesi.Because this expression right there is always positive.
Artık yapabileceğim hiçbir şeyin kalmadığını anladım.Because I realized that there's nothing more I can do.
Aslında, Ha Ni ve Seung Jo arasında her şeyin yolunda gittiğini sanıyordum.Actually, I thought everything was going to be okay between Ha Ni and Seung Jo.
Bu yerlerde fotoğraf çekerken, resimlerde bir şeyin eksik olduğunun farkına vardım.When I took photographs in these locations, I felt there was something missing in the pictures.
Herhangi bir şeyin kendinden %100 daha fazla olamayacağı apaçık.So it's a truism that things can't be more than 100 percent of themselves.
Heykele ilişkin iki şeyin dikkatimi çektiğini belirtmiştim, birincisi bronz olması.Yes, we don't see that very much in earlier Greek sculpture.
Her şeyin sonunda ortada acı ve ıstırap kalıyor.It all comes down to pain and suffering.
Her şeyin başında, bizim gibi, onlar da earthling.Like us, first and foremost, they are earthlings.
Belki yansıma bir sözcük değil ama söylenişi bile size bir şeyin yanlış olduğunu gösteriyor.It's not exactly an onomatopoeia, but it's cacaphony tells you it's not something you want.
Üç boyutlu bir dünyada yaşıyoruz. Burada her şeyin boyu, eni ve yüksekliği var.We live in a three-dimensional world where everything has length, width, and height.
Olmadığın şeyin reklamını yapınca, sahte, yapmacık bir şirket olarak algılanırlar --That's when you're perceived as fake, as a phony company -- advertizing things that you're not.
Eğer bir şeyin arzı düşerse ne oluyordu?Then, if you have less of a supply of something, what's going to happen to it's price?
Bir şeyin okunabilir olması iletişim sağlayabildiği anlamına gelmez.Just because something's legible doesn't means it communicates.
Şimdi, diyelim ki bir şeyin dört protonu var.Now, so let's say I said something has four protons.
Günümüzde bir şeyin gerçek değeri, piyasadaki fiyatıyla belirleniyor.The market value tends to be the best representation of the true value of something.
Ve hayatımda ilk defa benden daha büyük bir şeyin parçası olduğumu hissettim.And I felt for the first time in my life that I was part of something bigger than myself.
Her şeyin yerli yerinde olmasını sağladı.He made sure that everything lined up.
Kore'nin politik ve ekonomik iki lideri senin için her şeyini ortaya koyuyor.The entire nation of Korea is willing to make you their princess.
Onlar gerçekte tecrübe ettiklerimiz ve arkasından olan her şeyin bir ürünü.They are the product of what we originally experienced and everything that's happened afterwards.
Artık teknolojiye sahibiz.Bu şeyin adı "air ram" (hava şahmerdanı).Now we've got technology. This thing is called an air ram.
Böyle bir şeyin patentlenmesi ilginç gelebilir, ama bu sürekli oluyor.(Laughter)
Hiç bir şeyiniz yokmuş gibi Fico Bulvaırnda dolaşmayı bırakın. Gİdin ve liseyi dışarıdan bitirin.Stop walking up and down Fico Avenue like you ain't got nothing and get your GED.
Her şeyinizi buna adayacaksınız.You have to give it everything you got. No more TV.
Bu kesinlikle dikkat çekici ve bugün söylemeye çalıştığım şeyin temel bir özelliği.That is absolutely remarkable, and that is a central feature of what I'm trying to say today.
Böylelikle burada bu şeyin olduğunu farkettik.So we suddenly realized that there was this thing.
Peki, bir şeyin Pi kuvvetini almak nasıl olacak? e üzeri i Pi?But what happens if we take something to the pi power? If e to the i pi power?
Perşembe'ye kadar her şeyin hazır olması çok önemli.It's important that everything's done by Thursday.
Yaptığın şeyin kariyerin için ne anlama geldiğini herhalde biliyorsundur.Don't think I need to say what that means for your career, what you just did.
Şeyinin ismi...What's the name of your...?
Fark ettiyseniz, bir şeyin karesini aldığınızda sayının değer bilgisini kaybediyorsunuz.AND NOTlCE, WHEN YOU SQUARE SOME THlNG, YOU LOOSE THE SlGN INFORMATlON
Eğer öyleyse, bu durum şuan tam da ortasında olduğumuz şeyin bir geçiş olduğunu gösterir.If so, that means that what we're in the middle of right now is a transition.
Ölüm her şeyin sonu demek değildir... ...bu zamandan ayrılıp, bir sonraki aşamaya yönelmektir.Death doesn't mean the end, but leaving the present, heading for the next stage.
Hadi Jamie, seni koruyorum! Hadi, bir, iki, üç. -Bir şeyin yok.Let me out.
Yaratılabilecek en aptal şeyin bile sonucunda bir şeyler yaratılıyor.The stupidest possible creative act is still a creative act.
Kaliteyle mi, bir şeyin daha fazlası veya daha azıyla mı?Is it quality, more of something, less of something?
Bu edinim, kamuya ait olan bir şeyin koleksiyona girişinin ilk örneğiydiIt was the first example of an acquisition of something that is in the public domain.
İnsanları karanlıkta bırakan şeyin Kuzey Kore'deki kurallar olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayacaktır.Now, you won't be surprised to learn that the rules in North Korea keep people there in the dark.
İnsanlar böyle bir şeyin var olduğunu bilmeliler.People just need to know that this thing exist.
Araştırmamı değiştirmek için birçok şeyin üstünden geçtim.Go through a whole series of things to change my research.
Adobe Illustratorımsı bir şeyin çalışan bir versiyonunu kurmuştum.I built a working version of an Adobe illustrator-ish thing.
Her türde şeyin ortaya çıktığı bu tuhaf anda.In this strange moment where, like, these things kind of appeared.
Unutmayın ki, şuraya çizdiğim şeyin üstünde hacim var. -And remember, there's a whole volume above what I'm drawing right here.
Bir şeyin 10'la çarpımı söz konusu olduğunda çarpılan sayıya "0" eklerseniz, sonucu bulursunuz.This looks just like a two with a zero added.
Bu arada bu, demokratik toplumların da yapması gereken şeyin kendisi.And this is, by the way, something that a democratic society also has to do.
Anlamlı olan bir şeyin başka şeylere nazaran nerede bulunduğu.There's only where it is relative to everything else that is.
İnsansınız, bu şeyin nasıl meydana geldiğini merak edersiniz.Then you want to know, you're a person, you want to know how is it made.
Bunlar da her şeyin ham ve süzgeçten geçmediği tartışmalarına neden oldu.And that's led to this discussion that's completely raw, completely unfiltered.
İlgili Sayfalar