şeyin ile cümle
şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hâlâ yapacak birkaç şeyin olduğu için henüz gidemezsin.You can't go yet because you still have a few things to do.
Bu tür bir şeyin daha önce olduğunu hiç görmedim.I've never seen this kind of thing happen before.
Bir şeyin yanlış olduğunu hissettim.I felt something was wrong.
Bir şeyin değişeceğini sanmıyorum.I don't think anything changes.
Garsona her şeyin lezzetli olduğunu söyledik.We told the waiter that everything was delicious.
Tom'un yapmak istediği şeyin bu olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure that's what Tom wants to do.
Bir şeyin yanlış olduğunu görebiliyordum.I could see something was wrong.
O şeyin ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what that thing is.
Tom her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için odaya bakındı.Tom looked around the room, making sure that everything was alright.
Söylediğim şeyin yarısını demek istemiyorum.I don't mean half of what I say.
Her şeyin altında bir bit yeniği ararım.I don't take things for granted.
Tom, bir şeyin yanlış olduğunu biliyordu.Tom knew that something was wrong.
Şimdi her şeyin yolunda olduğuna inanıyorum.I believe everything is fine now.
Tom çabucak bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.Tom quickly realized that something was wrong.
Tom her şeyin gerçekleştiğini gördü.Tom saw the whole thing happen.
Yaptığım her şeyin arkasında dururum.I stand by everything I did.
Bir şeyin değişmesi gerekiyor.Something needs to change.
Mary bir şeyin son derece yanlış olduğunu fark etti.Mary sensed that something was terribly wrong.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu sezdi.Tom sensed that something was wrong.
Tom bir şeyin çok yanlış olduğunu sezmişti.Tom sensed that something was very wrong.
Herhangi bir şeyin kırıldığını sanmıyorum.I don't think anything is broken.
Hiçbir şeyin eksik olduğunu sanmıyorum.I don't think anything is missing.
Böyle bir şeyin tekrar olmasını nasıl önleyebiliriz?How can we prevent something like this from happening again?
Hiçbir şeyin kanser kadar kötü olamayacağını düşünüyordum.I thought nothing could be as bad as cancer.
Bir süredir böyle bir şeyin olmasını bekliyorum.I've been expecting something like this to happen for some time.
Uzun zamandır böyle bir şeyin olmasını bekliyorum.I've been expecting something like this to happen for a long time.
Bir şeyin doğru olmadığını biliyorum.I know something isn't right.
İlk defa, her şeyin bitebileceğini hissettim.For the first time, I had the feeling that everything could end.
Fadıl kaybedecek bir şeyinin olmadığını biliyordu.Fadil knew he had nothing to lose.
Her şeyin altında bir bit yeniği aramamalısın.You shouldn't take anything for granted.
Ben sadeceTom'un yaptığı şeyin doğru olduğunu düşünmüyorum.I just don't think what Tom did was right.
Her şeyin yolunda gittiğine memnun oldum.I'm glad it's all working out.
Fadıl, yaptığı şeyin çocukları için iyi olduğunu düşündü.Fadil thought that what he was doing was good for his children.
Tom muhtemelen yaptığı şeyin iyi bir fikir olduğunu düşünüyor.Tom probably thinks that what he's doing is a good idea.
Tom muhtemelen yaptığı şeyin yardımcı olduğunu düşünüyor.Tom probably thinks that what he's doing is helping.
Her şeyin yüzde doksanı saçmalık.Ninety percent of everything is crap.
Yaptığın şeyin aptalca olduğunu düşünüyorum.I think that what you're doing is stupid.
Bugün yiyecek bir şeyin var mıydı?Have you had anything to eat today?
Bu bir şeyin yanlış olduğu anlamına mı geliyor?Does this mean something's wrong?
Tom kaybedecek bir şeyinin olmadığını biliyordu.Tom knew he had nothing to lose.
Sami, canavarın şeyini yaptı.Sami did a monster's thing.
Söyleyecek çok şeyin var gibi görünmüyorsun.You never seem to have much to say.
Bir şeyin yanlış olduğunu düşündüm.I thought something was wrong.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu düşündü.Tom thought that something was wrong.
Tom bir şeyin doğru olmadığını hissetti.Tom felt that something wasn't right.
Böyle bir şeyin olmasını önlemek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.We must do everything in our power to prevent such a thing from happening.
Söyleyecek daha çok şeyin var mı?Do you have more to say?
Bir şeyin veya birinin bilinçli olduğundan emin olabilir miyiz?Can we be sure that anything or anyone is conscious?
Tom korkunç bir şeyin gerçekleşeceğini biliyordu.Tom knew that something terrible was going to happen.
Tom korkunç bir şeyin olabileceğini biliyordu.Tom knew that something terrible might happen.
Bana söyleyecek bir şeyin yok mu?Don't you have anything to say to me?
Bana söyleyecek hiçbir şeyiniz yok mu?Have you nothing to say to me?
Yiyecek bir şeyin var mıydı?Have you had anything to eat?
Burası her şeyin başladığı yerdir.This is where it all started.
Teksas'ta her şeyin daha büyük olduğunu söylüyorlar.They say that everything is bigger in Texas.
Tom yapması istenen şeyin tam tersini yaptı.Tom did the opposite of what he was asked to do.
Daha önce böyle bir şeyin gerçekleştiğini hiç gördün mü?Have you ever seen something like this happen before?
Tom, Mary'ye söyleyecek önemli bir şeyinin olduğunu söyledi.Tom said he had something important to say to Mary.
Tom, Mary'ye sorulacak önemli bir şeyinin olduğunu söyledi.Tom said he had something important to ask Mary.
Yapacak başka şeyin yok mu?Don't you have other things to do?
İlgili Sayfalar