şeyin ile cümle
şeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İçmek için bir şeyin var mı?Do you have anything to drink?
İçilecek herhangi bir şeyin var mı?Do you have anything to drink?
İçecek herhangi bir şeyin var mı?Do you have anything to drink?
Bu şeyin nasıl çalıştığını biliyor musun?Do you know how this thing works?
Tom yapması gereken her şeyin o olduğunu mu düşünüyor?Does Tom think that's all he needs to do?
Satın almak istediğim şeyin o olduğunu mu düşündün?Did you think that was what I wanted to buy?
Tom söyleyecek çok şeyinin olduğunu söylüyor.Tom says he has a lot to say.
Satın almamı istediğin şeyin bu olduğunu düşündüm.I thought this was what you wanted me to buy.
Yemek istediğin şeyin pizza olduğunu düşündüm.I thought pizza was what you wanted to eat.
Yapılması gereken şeyin o olduğunu düşünüyorum.I think that's what needs to be done.
Yapmamız gereken şeyin o olduğunu düşünüyorum.I think that's what we need to do.
Kimse böyle bir şeyin gerçekleşebileceğine inanmıyordu.No one believed that such a thing could happen.
Tom'un önerdiği şeyin iyi bir fikir olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think what Tom suggested was a good idea?
Yaptığım şeyin yardımcı olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think what I did was helpful?
Böyle bir şeyin olabileceğine inanmayı reddettim.I refused to believe such a thing could have happened.
Daha önce hiç böyle bir şeyin olduğunu gördün mü?Have you ever seen anything like this happen before?
Kötü bir şeyin olacağını biliyordum.I knew something bad was going to happen.
Muhtemelen kötü bir şeyin olacağını biliyordum.I knew something bad would probably happen.
O kadar berbat bir şeyin buralarda olabileceğine inanmak zor.It's hard to believe that something that terrible could happen around here.
Buralarda öyle bir şeyin olabileceğine inanmak zor.It's hard to believe that something like that could happen around here.
Tom bir şeyin olmak üzere olduğunu biliyordu.Tom knew that something was about to happen.
Tom, kötü bir şeyin gerçekleşeceğini biliyordu.Tom knew that something bad was about to happen.
Tom'un önerdiği şeyin iyi bir fikir olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you think what Tom suggested is a good idea?
Tom yapacak çok şeyin kaldığını fark etti.Tom realized there was a lot left to do.
Tom'un yapmamı istediği şeyin o olduğunu sanıyordum.I thought that was what Tom wanted me to do.
Sami bir şeyin yanlış olduğunu düşündü.Sami thought something was wrong.
Sami bir şeyin hatalı olduğunu düşünüyordu.Sami thought something was wrong.
O, her şeyin bir para sorunu olduğunu düşünüyor.She thinks that everything is a question of money.
Her şeyi korumak isteyen her şeyin kaçışına izin verir.Whoever wants to retain everything lets everything escape.
Su her şeyin anasıdır; her şey sudan gelir, ve suya döner.Water is the principle of all things; all comes from water, and to water all returns.
Sanırım Tom onun yapması gereken şeyin bu olduğundan emindir.I think Tom is sure that's what he needs to do.
Yaptığım şeyin yasal olmadığını bilmiyordum.I didn't know that what I was doing was illegal.
Yaptığım şeyin illegal olduğunu bilmiyordum.I didn't know that what I was doing was illegal.
Yaptığım şeyin yanlış olduğunu düşünmüyorum.I don't think that what I did was wrong.
Tom yapması gereken şeyin bu olmadığını söyledi.Tom said that's not what he needs to do.
Tom'un ihtiyacı olan şeyin bu olduğundan eminim.I'm sure that's what Tom needs.
Tom her şeyin normale döndüğünü söylüyor.Tom says everything's back to normal.
Tom yaptığı şeyin yanlış olduğunu biliyor.Tom knows what he did was wrong.
Tom, Mary'nin yaptığı şeyin bu olmadığını söyledi.Tom said that's not what Mary did.
Kötü bir şeyin olmasını beklemiyordum.I wasn't expecting anything bad to happen.
Tom yaptığım şeyin umurunda olmadığını söyledi.Tom said he didn't care what I did.
Mary'nin bunu yapmayacağını Tom'a düşündüren şeyin ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what made Tom think Mary wouldn't do that?
Mary'nin bunu yapması gerektiğini Tom'a düşündüren şeyin ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what made Tom think Mary ought to do that?
Mary'nin bunu yapamadığını Tom'a düşündüren şeyin ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what made Tom think Mary couldn't do that?
Her şeyin güzelliği vardır, ancak herkes bunu göremez.Every thing has its beauty, but not everyone can see it.
Sami her şeyin hazır olduğunu söyledi.Sami said that everything was ready.
Sami Kuran'da yazan her şeyin mantıklı olduğunu fark etti.Sami found that everything in the Quran was logical.
Bu öğleden sonrası için planlanmış bir şeyin var mı?Do you have anything planned for this afternoon?
Tom, Mary'nin yaptığı şeyin yanlış olduğunu düşündü.Tom thought that what Mary was doing was wrong.
Tom tuhaf bir şeyin olduğunu fark etti.Tom noticed something strange was happening.
Tom her şeyin bedelini ödemek zorunda kalacak.Tom is going to have to pay for everything.
Yarın için planlanmış bir şeyin var mı?Do you have anything planned for tomorrow?
Tom bir şeyin yanlış olduğunu öğrenecek.Tom is going to know something's wrong.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu düşünüyor.Tom suspected something was wrong.
Tom, hiçbir şeyin değişmediğinde ısrar ediyor.Tom insists nothing has changed.
Tom her şeyin bedelini ödemelidir.Tom should pay for everything.
Tom hiçbir şeyin değişmediğini söyledi.Tom said nothing had changed.
Tom yaptığı şeyin yanlış olduğunu bile bilmiyor .Tom doesn't even know that what he did was wrong.
Tom hâlâ yapması gereken tek şeyin bu olduğunu düşünüyor mu?Does Tom still think that's all he needs to do?
Tom hâlâ yapmak zorunda olduğu tek şeyin bu olduğunu düşünüyor mu?Does Tom still think that's all he has to do?
İlgili Sayfalar