Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Her şeyi göz önünde bulundurarak, onun davranışı mazur görülebilir.Taking all things into consideration, his conduct can be excused.
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.If you go to that supermarket, you can buy most things you use in your daily life.
Yanlış giden bir şeyin var mı?Is there anything wrong with you?
Doğru şeyi yapmak için yeteneğine güveniyorum.I have faith in your ability to do the right thing.
Her şeyi para açısından düşünmesen iyi olur.You had better not think of everything in terms of money.
Okuyacak bir şeyin var mı?Do you have anything to read?
Dansta giymek için bir şeyin var mı?Do you have anything to wear to the dance?
Planın hakkında bana her şeyi anlat.Tell me all about your plan.
Karı sana onun hakkında her şeyi anlatmalı.Your wife ought to tell you all about it.
Senin için seve seve her şeyi yaparım.I am quite willing to do anything for you.
Sizin için yeni olan birçok şeyi göstermeme izin verin.Let me show you many things which will be novel to you.
Benim sizinle konuşacak bir şeyim var.I have something to talk over with you.
Sana her şeyi daha önce söylemeliydim.I should have told you everything earlier.
Her şeyi sana bırakacağım.I'll leave everything to you.
Sana söyleyecek iyi bir şeyim var.I have something good to tell you.
Sana verecek bir şeyim var.I have something to give you.
Ben senin yapmamı istediğin her şeyi yapacağım.I'll do whatever you want me to do.
Taşımak istediğin şeyin taşınmasına gerek yok.The thing that you are intending to carry does not need to be carried.
Maalesef hiçbir şeyimiz kalmadı.I'm afraid we don't have any left.
O tür bir şeyi asla tekrar yapma.Don't ever do that kind of thing again.
Kimse bir defada iki şeyi yapamaz.Nobody can do two things at once.
"Yapacak bir şeyin var mı?" "Özellikle bir şey yok.""Do you have anything to do?" "Nothing in particular."
Karar vermeden önce her şeyi hesaba katmaya çalış.Try to take account of everything before you make a decision.
Sonunda her şeyin yolunda gideceğinden eminim.I am sure everything will turn out all right in the end.
Bu sonuç hakkında her şeyi unutalım.Let's forget everything about that conclusion.
Pazartesiye kadar her şeyin hazır olması önemli.It is important for everything to be ready by Monday.
İyi sağlık her şeyin en değerlisidir.Good health is the most valuable of all things.
Hiçbir şeyin sağlıktan daha önemli olmadığını söylemeye gerek yok.It goes without saying that nothing is more important than health.
Döğüş hiçbir şeyi halletmez.Fighting won't settle anything.
Umut verici görünen her şeyi takip edin.Keep track of everything that looks promising.
Söylemek istediğim her şeyi söyledikten sonra oldukça rahatlamış hissettim.I felt quite relieved after I had said all I wanted to say.
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.Do unto others as you would have them do unto you.
Bu öğleden sonra yapılacak bir şeyin var mı?Have you anything to do this afternoon?
Bazı baskı hataları var fakat her şeyi hesaba katarsak iyi bir kitap.There are some misprints, but all in all, it's a good book.
Her şeyi şansa bırakma.Don't leave everything to chance.
Şu an yapacak bir şeyim yok.I have nothing to do now.
Şimdi yapacak belirli bir şeyim yok.I have nothing particular to do now.
Onun şimdi uğruna yaşamak için hiçbir şeyi yok.Now he has nothing to live for.
Şu andan itibaren düşündüğüm şeyi söyleyeceğim.From now on, I'm going to say what's on my mind.
Sonunda her şeyin iyi sonuçlanacağını ümit ediyorum.I hope everything will turn out well in the end.
Gelecek Çarşamba bir şeyin var mı?Do you have anything next Wednesday?
Bugün yapabileceğin şeyi yarına bırakma.Never put off till tomorrow what you can do today.
Bugün yapacak çok şeyim var.I have a lot of things to do today.
En zengin adam bile her şeyi satın alamaz.Even the richest man cannot buy everything.
Dün başıma gelen her şeyi sana söyleyemem.I cannot tell you everything that happened to me yesterday.
Çocuklarınıza istedikleri her şeyi vermemelisiniz.You should not give your children everything they want.
Evet, gördüğünüz her şeyi gösterebilirsiniz.Yes, you can indicate everything you see.
O kadar kızgınım ki çığlık atmak ve her şeyi kırmak istiyorum!I'm so mad I want to scream and break everything!
Ben yaşadığım sürece hiçbir şeyin eksikliğini hissetmeyeceksin.You shall want for nothing as long as I live.
Kan, çaba, gözyaşı ve terden başka verebilecek hiçbir şeyim yok.I have nothing to offer but blood, toil, tears and sweat.
Yapacak çok şeyimiz var.We have lots of things to do.
Allah elimizden gelen her şeyi yaptığımızı biliyor.Heaven knows we've done everything we can.
Hiçbir şeyimiz noksan değil.We lack nothing.
Biz görmeyi umduğumuz şeyi görürürüz.We see what we expect to see.
Çocuklarımızın refahı için her şeyi yaptık.We did everything for the welfare of our children.
Ortak çok şeyimiz var: örneğin hobilerimiz, eğitim durumu.We have many things in common: hobbies, educational backgrounds, for instance.
Bizim ortak çok şeyimiz var: hobiler, öğretim durumu, ve benzeri.We have many things in common: hobbies, educational background, and so on.
Bizim kesinlikle ortak bir şeyimiz yok.We have absolutely nothing in common.
Hepimizin gelecekte yapılacak bir şeyi var.Everyone of us has something to do in the future.
Söyleyecek hiçbir şeyim yok.For my part, I have nothing to say about it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod