Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Öğrenebileceğin şeyi öğren.Learn what you can learn.
Hiç kimsenin bir şeyi yok.No one has anything.
Bu konuda bize her şeyi anlat.Tell us all about it.
Tom bir şeyin ortasında.Tom is in the middle of something.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu bilecek.Tom will know something's wrong.
Buradaki bir şeyin az çok ortasındayız.We're kind of in the middle of something here.
O şeyi nereden aldın?Where did you get that thing?
Neden bir şeyin yanlış olduğunu düşünürdün?Why would you think something was wrong?
Dünyada, benim yaptığım şeyi yapmış olan herhangi birinin olduğunu sanmıyorum.I don't think there's anyone in the world who's done what I've done.
Onun vermek için çok şeyi yok.He hasn't got a lot to give.
Onun verecek çok şeyi yok.She hasn't got a lot to give.
Bir cevap olması gerekiyor. Her şeyin bir cevabı var.There needs to be an answer. Everything has an answer.
Ya o gerçekten iyi yapıyor ya da her şeyi tebessümünün arkasında saklayabiliyor.Either she's really doing well, or she can hide everything behind a smile.
Sen her şeyi bulacaksın.You'll find everything.
Senin hakkında aynı şeyi söyledi.He said the same thing about you.
Söyleyecek bir şeyiniz olmadığında susmak utanç verici değil.It's not shameful to be silent when you have nothing to say.
Tom'un söylediği hiçbir şeyi anlayamadım.I couldn't understand anything Tom said.
Müteşekkir olmak için birçok şeyimiz var.We have many things to be thankful for.
Ben muhtemelen bir şeyi yanlış anladım, bu yüzden ısrar etmeyeceğim.I probably misunderstood something, so I won't insist.
"Bu mantarı yiyebilir miyim?" "Bir şeyi bir kez yiyebilirsin.""Can I eat this mushroom?" "You can eat anything one time."
Her zaman peşinde olduğum şeyi alırım.I always get what I'm after.
Öğrenecek çok şeyin var, oğlum.You have a lot to learn, my boy.
Tom yine yapacak bir şeyi yok gibi görünüyor.Tom seems to have nothing to do again.
Sana hiçbir şeyi borçlu değilim!I owe you all nothing!
Biz planladığımız her şeyi yapamadık.We haven't been able to do all we planned.
O benden her şeyi aldı.She has taken everything from me.
Her şeyi biliyormuş gibi davranma.Don't act like you know everything.
Utanacak hiç bir şeyin yok.You have nothing to be ashamed of.
O aslında her şeyi bilirse ne olur?What if she actually knew everything?
Tom onu Fransızca olarak açıkladıktan sonra aynı şeyi İngilizce olarak söyledi.After Tom explained it in French, he said the same thing in English.
Böyle bir şeyin yapılabileceğinden emin misin?Are you certain such a thing can be done?
Tom'un söylediği her şeyi hatırlıyor musun?Do you remember anything Tom said?
Böyle bir şeyi nasıl yapabildin?How could you do such a thing?
Bir şeyi kabul ettiğimi hatırlamıyorum.I don't remember agreeing to anything.
Böyle bir şeyin olabileceğini umuyordum.I expected something like this might happen.
Almak zorunda olduğum birkaç şeyim var.I have a few things I need to buy.
Yapmam gereken birkaç şeyim var.I have a few things I need to do.
Tom'la konuşmam gereken birkaç şeyim var.I have a few things I need to talk to Tom about.
Ona söylememi istediğin şeyi Tom'a söylemeye kesinlikle niyetim yok.I have absolutely no intention of telling Tom what you've just asked me to tell him.
Seninle konuşmam gereken bir şeyim var.I have something I have to talk to you about.
Sana faydalı olabilecek bir şeyim var.I have something that might be useful to you.
Bu öğleden sonra yapacak bir şeyim var.I have something to do this afternoon.
Her şeyi yok etmeyi istiyorum.I intend to destroy everything.
Her şeyi kendim için yapmak istiyorum.I like to do everything for myself.
Bir şeyi gözümden kaçırmış olmalıyım.I must've overlooked something.
Bu konuda bilmem gereken her şeyi bildiğimi düşünüyorum.I think I know everything I need to know about this.
Şimdi ihtiyacın olan şeyin bir öpücük olduğunu düşünüyorum.I think that what you need now is a kiss.
Şimdi ihtiyacın olan şeyin biraz uyku olduğunu düşünüyorum.I think that what you need now is some sleep.
Şimdi ihtiyacın olan şeyin bir şey yemek olduğunu düşünüyorum.I think that what you need now is to eat something.
Tom'un istediğimiz şeyi asla yapmayacağını düşünüyorum.I think Tom will never do what we requested.
Bana söyleyecek bir şeyin olduğunu söylediğini düşündüm.I thought you said you had something to tell me.
Doğru olduğunu düşündüğün her şeyi yapmanı istiyorum.I want you to do whatever you think is right.
İstemediğim bir şeyi yapmam için bana baskı yapılmayacak.I won't be pressured into doing something I don't want to do.
Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.I'd never borrow anything of yours without asking first.
Bu kadar tehlikeli bir şeyi asla yapmam.I'd never do anything so dangerous.
Bu kadar aptalca bir şeyi asla yapmam.I'd never do anything so stupid.
Daha önce böyle bir şeyi hiç görmedim.I'd never seen anything like that before.
Yaptığım her şeyi yapmak zorunda olduğunu söylemiyorum.I'm not saying you have to do everything I do.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmazsa pişman olur.If Tom doesn't do what we've asked him to do, he'll regret it.
Onu bana bırak. Ben her şeyin bakımını üstleneceğim.Leave it up to me. I'll take care of everything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şeyi ile cümle - Sayfa 39 - şeyi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App