Her şeyi yanlış yapıyorsun.You're doing everything wrong.
Annem bana aynı şeyi söyledi.My mom told me the same thing.
Annem bana aynı şeyi anlattı.My mom told me the same thing.
Tom Mary'nin John'un söylediği her şeyi dikkatlice dinlemesini istedi.Tom asked Mary to listen carefully to everything John said.
Tom'un gerçekten istediği her şeyi almak için yeterli parası vardı.Tom has enough money to buy everything he really wants.
Tom bir şeyin tam doğru olmadığını hissetti.Tom sensed that something was not quite right.
Tom her şeyi biliyormuş gibi davrandı.Tom acted like he knew everything.
Tom bana her şeyi söylemedi.Tom didn't tell me everything.
Hâlâ yapacak çok şeyimiz var.We still have a lot to do.
Tom her şeyi gördü.Tom saw everything.
Gerekli olan her şeyi tamamladım.I've done everything necessary.
Ona ilave edecek başka bir şeyim yok.I have nothing else to add to that.
Yapacak çok az şeyim olduğu için hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed that I had so little to do.
Onun yapmamı istediği şeyi yaptım.I did what she'd asked me to.
Bütün bu şeyi planlayan kişi sen miydin?Were you the one who planned this whole thing?
Tom istediği şeyi almak için yeterince zengin.Tom is rich enough to buy anything he wants.
Tom Mary'nin yapmasını istediği her şeyi yaptı.Tom did everything Mary asked him to do.
Tom'un yapmamı istediği her şeyi yaptım.I've done everything Tom asked me to do.
Tom her şeyi Mary'ye açıkladı.Tom explained the whole thing to Mary.
Tom'un her şeyi bilmesi gerekiyor.Tom is supposed to know everything.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi yaptı.Tom did what Mary asked him to do.
Tom'un yapmamı istediği şeyi yaptım.I've done what Tom asked me to do.
Her şeyin yoluna gireceğinden eminim.I'm sure everything'll be okay.
Tom her şeyi planladı.Tom planned the whole thing.
Tom her şeyi kaçırdı.Tom missed the whole thing.
Daha önce benden böyle bir şeyi yapmam istenmedi.I've never been asked to do anything like this before.
Her şeyin bedelinin ödenmesi gerekiyor.Everything has to be paid for.
Aynı şeyi merak ediyordu.He was wondering the same thing.
Yapabildiğimiz her şeyi yaptık.We did everything we could.
Senin için her şeyi yapardım, Tom.I'd do anything for you, Tom.
Onlar birbirleri için her şeyi yaparlar.They do everything for each other.
O, tabağındaki her şeyi yedi.He ate everything that was on his plate.
İhtiyacın olan her şeyi aldın mı?Did you get everything you need?
Bir şeyi unutmak için kendini zorlayamazsın.You can't force yourself to forget something.
Yaptığın şeyi ne yaptırdı?What made you do what you did?
Hiçbir şeyi yok.He has nothing.
Mary'nin hiçbir şeyi yok.Mary has nothing.
O hiçbir şeyi etkinleştirmedi.He activated nothing.
Sen hiçbir şeyi geri getirmedin.You brought nothing back.
O hiçbir şeyi cevaplamadı.You answered nothing.
Herhangi bir şeyin eksik olup olmadığını bilir miydin?Would you know if anything is missing?
Bu şeyi nasıl alırsın?How do you get this stuff?
Bu konuda size her şeyi anlatacağım.I'll tell you all about it.
Bana onun hakkında her şeyi anlat.Tell me all about it.
Endişelenme. Her şeyin iyi olacağını söyledim.Don't worry. I said everything would be good.
Tom yanan bir şeyin kokusunu aldığını düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought he smelled something burning.
Her şeyin iyi gideceğini umalım.Let's hope that everything goes well.
Bir şeyin yanlış gittiğini mi düşünüyorsun?Do you think something went wrong?
Bana söyleyecek bir şeyin var mı?Do you have something to say to me?
Söyleyecek bir şeyin var mıydı?Did you have something to say?
Çoğu kişi yaptığın şeyi yaptı.Most people did what you did.
Tom'a söyleyecek bir şeyin yok mu?Don't you have something to say to Tom?
Ben her şeyi kendim planladım.I planned the whole thing myself.
Herkes aynı şeyi yapardı.Anyone would have done the same thing.
Tom'a söyleyeceğin herhangi bir şeyi bana söyleyebilirsin.Anything you say to Tom, you can say to me.
Her şeyi aldın mı?Did you get everything?
Bir şeyin doğru olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know something isn't true?
Tom'un yaptığını söylediği şeyi yapmadığını nasıl biliyorsun?How do you know Tom didn't do what he said he did?
Tom'un yapması gereken şeyi yapmadığını nasıl biliyorsun?How do you know Tom didn't do what he was supposed to do?
Yapmamız gereken şeyin bu olduğunu mu düşünüyorsun?Is that what you think we should do?