Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Belki Tom'un yapmanı istediği şeyi yapmalısın.Maybe you should do what Tom asked you to do.
Lütfen sadece benim yaptığım her şeyi yap.Please just do everything I do.
İstediğimiz her şeyi yaptık.We accomplished everything we wanted to.
Her şeyi yapabiliriz.We can do anything.
Biz her şeyi yaşayabiliriz.We can survive anything.
Hayatta kalmak için yapmak zorunda olduğumuz şeyi yaptık.We did what we had to to survive.
Tartışacak acil bir şeyimiz var.We have something pressing to discuss.
Hakkındaki her şeyi biliyoruz.We know everything about you.
Her şeyi kararlaştırabilecek gibi görünmüyoruz.We never seem to be able to agree on anything.
Şimdi kutlayacak bir şeyimiz var.We now have something to celebrate.
İhtiyacın olan her şeyi sana temin edeceğiz.We'll provide you with anything you need.
İstediğin her şeyi sana sağlayacağız.We'll provide you with anything you want.
Her şeyi açıklığa kavuşturacağız.We'll straighten everything out.
Yapmaya kalkıştığımız her şeyi başardık.We've accomplished everything we set out to do.
Neden Tom'un yapmamız gerektiğini söylediği şeyi yapmalıyız?Why should we do what Tom says we should do?
İstediğin her şeyi yapabilirsin.You can do anything you want.
İstediğin her şeyi içebilirsin.You can drink anything you want.
İstediğin her şeyi söyleyebilirsin.You can say whatever you like.
Aldığın her şeyi hak ettin.You deserved everything you got.
Yapmak zorunda olduğun şeyi yaparsın ve yapmak zorunda olduğum şeyi yapacağım.You do what you have to do, and I'll do what I have to do.
İstemediğiniz hiçbir şeyi yapmanıza gerek yok.You don't need to do anything you don't want to.
Bununla ilgili yapacak bir şeyin vardı, değil mi?You had something to do with this, didn't you?
Özür dileyecek bir şeyin yok.You have nothing to apologize for.
Kıskanacak bir şeyin yok.You have nothing to be jealous of.
Saklayacak bir şeyin yok, değil mi?You have nothing to hide, do you?
Bununla ilgili her şeyi Tom'a sormalısın.You should ask Tom about all of this.
Doğru olduğunu düşündüğün her şeyi yapmalısın.You should do whatever you think is right.
Yapmanı istedikleri şeyi yapsan iyi olur.You'd better do what they ask you to do.
Tom'un yapmanı söylediği şeyi yapsan iyi olur.You'd better do what Tom tells you to do.
Yerimde olsan aynı şeyi yaparsın.You'd do the same thing if you were me.
Her şeyi mahvediyorsun.You're ruining everything.
Tom her şeyi biliyor gibi davranır.Tom acts like he knows everything.
Tom aslında yaptığını söylediği şeyi yapmadı.Tom actually didn't do what he said he did.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmayı kabul etti.Tom agreed to do what we asked him to do.
Tom her zaman her şeyi biliyormuş gibi konuşur.Tom always talks as if he knows everything.
Tom her zaman doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapar.Tom always tries to do what he thinks is right.
Tom ve ben aynı şeyi istiyoruz.Tom and I want the same thing.
Tom ve Mary yapmak zorunda oldukları şeyi yaptılar.Tom and Mary did what they had to.
Tom tabağında olan her şeyi yedi.Tom ate everything that was on his plate.
Tom bir şeyin yanlış olduğundan şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect something was wrong.
Tom bir şeyin oldukça doğru olmadığından kuşkulanmaya başladı.Tom began to suspect something wasn't quite right.
Açıkça Tom'un söyleyeceği bir şeyi vardı ama hiçbir şey söylemedi.Tom clearly had something to say, but he didn't say anything.
Tom gizlediğim şeyi bulamadı.Tom couldn't find what I'd hidden.
Tom yapacak en iyi şeyin Boston'a gitmek olduğuna karar verdi.Tom decided the best thing to do was to go to Boston.
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to help Mary.
Tom yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to help.
Tom Mary'yi korumak için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to protect Mary.
Tom Mary için yapabileceği her şeyi yaptı.Tom did everything he could for Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için yapabileceği her şeyi yaptı.Tom did everything he could to help Mary.
Tom bana yapacağını söz verdiği şeyi yaptı.Tom did what he promised me he'd do.
Tom yaptığını söylediği şeyi gerçekten yapmadı.Tom didn't actually do what he said he did.
Tom yaptığını söylediği şeyi yapmadı.Tom didn't do what he said he did.
Tom'un ihtiyacı olan her şeyi alacak yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy everything he needed.
Tom sahip olduğu her şeyi kumarda kaybetti.Tom gambled away everything he had.
Tom'un yapmak için acil bir şeyi vardı.Tom had something urgent to do.
Tom'un zaten içecek çok şeyi vardı.Tom has had plenty to drink already.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmadı.Tom hasn't done what we asked him to do.
Tom yapmasını istediğimiz hiçbir şeyi yapmaya neredeyse hiç istekli değil.Tom is almost never willing to do anything we ask him to do.
Tom her şeyin nasıl çalıştığını bilen tek kişidir.Tom is the only one who knows how anything works.
Tom sizin için her şeyi feda etmeye hazır.Tom is willing to sacrifice everything for you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod