Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Her şeyi biliyor gibi görünüyorsun.You seem to know everything.
Tomun yapacak başka hiç bir şeyi yok.Tom has nothing else to do.
Ben onun dışında herhangi bir şeyi yapacağım.I'll do anything but that.
İstediğin her şeyi yaparım.I'll do anything you ask.
Onun alkole karşı hiçbir şeyi yoktu.She had nothing against alcohol.
Tom 2.30'a kadar burada olmadığında bir şeyin yanlış olduğunu bilmeliydim.I should've known something was wrong when Tom wasn't here by 2:30.
Anneme her şeyi söyledim.I told my mom everything.
Ben her şeyi yediğime inanamıyorum.I can't believe I ate the whole thing.
En son ne zaman bir şeyi ilk kez yaptınız?When was the last time you did something for the first time?
Lütfen bana aynı şeyi ver.Please give me the same thing.
Söyleyecek çok önemli bir şeyim var.I've got something very important to say.
Sen gerçekten başka her şeyi söyleyebilirsin.You may say anything but the truth.
İkinizin ortak çok şeyi olmalı.You two should have a lot in common.
Tom'un muhtemelen bir erkek çocuğunun isteyebileceği her şeyi var.Tom has everything a boy could possibly want.
Endişelenecek bir şeyin yok.You've nothing to worry about.
Sizden herhangi birine söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing to say to either of you.
Tom'un istediği şeyi alması için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy what he needed.
Tom'un gerçekten istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he really needs.
Tom bir şeyin olmasını umutla bekledi.Tom waited expectantly for something to happen.
Bizim yapmayacağımız bir şeyi yapmanız beklenmiyor.You're not expected to do anything we wouldn't do ourselves.
Başka bir şeyin olmasını bekledin mi?Did you expect something else to happen?
Her şeyi ofisten çıkardığını düşündüm.I thought you had taken everything out of the office.
Tom muhtemelen buralarda yiyecek bir şeyi nereden alabileceğimizi biliyor.Tom probably knows where we can get something to eat around here.
İçmek için gerçekten o kadar çok şeyimiz yoktu.We didn't really have that much to drink.
Gerçekten içecek çok fazla şeyimiz yoktu.We didn't really have very much to drink.
O mutlu olmak için her şeyi yaptı.He did everything to become happy.
Tom parmaklarını kesiştirdi ve her şeyin iyi olacağını umdu.Tom crossed his fingers and hoped everything would be OK.
Söyleyecek herhangi başka bir şeyin var mı?Do you have anything else to say?
Söylediğim her şeyi kabul etmeyi bırak.Stop agreeing with everything I say!
Söylediğim her şeyi ile kabul etmeyi kes!" "Haklısın. kesmem gerekir.""Stop agreeing with everything I say!" "You're right. I should stop."
O her şeyi ciddiye alır.He takes everything seriously.
Ben bir şeyim var.I've got anything.
Benim her şeyim var.I've got anything.
Herkesin söyleyecek bir şeyi var.Everyone has something to say.
Tom sana söyleyecek bir şeyim var.Tom, I have something to tell you.
Kötülük olmadan bu kadar mükemmel bir şeyi nasıl koruyabiliyorsun?How can you protect something so perfect without evil?
Bu konuda söyleyecek bir şeyin yok, değil mi?You don't have anything to say about it, do you?
Ben her şeyin iyi gidiyor olacağını umuyorum.I hope that everything is going well.
Söyleyecek bir şeyin yok, değil mi?You don't have anything to say, do you?
Her şeyi son dakikaya bırakma.Don't leave everything to the last minute.
Efendim, sizin için özel bir şeyimiz olacak.Sir, we will have something special for you.
Benden nefret edenlere söyleyecek tek bir şeyim var: Sizin probleminiz.I just have one thing to say to those who hate me: It's your problem.
Gezi için ihtiyacımız olan her şeyi gerçekten getirdin mi?Did you really bring everything we'll need for the trip?
Tabaktaki her şeyi yedim.I ate everything on the plate.
Yiyecek hiçbir şeyim yok.I have nothing to eat.
Yiyecek bir şeyim yok.I don't have anything to eat.
Geri döndüğümde her şeyin hazır olmasını istiyorum.When I return I want everything to be prepared.
Tom'un bir iş bulmasına yardım etmek için yapabileceğim her şeyi yaptım.I did everything I could to help Tom find a job.
Tom yapmasını istediğimiz her şeyi isteyerek yaptı.Tom has willingly done everything we've asked him to do.
Tom yapmasını istediğimiz her şeyi şikâyet etmeden yaptı.Tom has done everything we've asked him to do without complaining.
Kendimi geliştirmek için her şeyi yapmaya hazırım.I'm prepared to do anything to better myself.
Sen her şeyi düşündün.You thought about everything.
O, her şeyi düşündü.He thought about everything.
Hepimiz her şeyi yapamayız.We can't all do everything.
"Açım." "Ben de." "Yiyecek bir şeyimiz var mı?" "Evet.""I'm hungry." "Me too." "Will we have something to eat?" "Yes."
Tom bir şeyin yanlış olduğunu hemen bildi.Tom knew immediately that something was wrong.
O, her şeyi yapabilir.She is capable of anything.
Şu anda sana söyleyecek hiçbir şeyim yok.I have nothing to tell you at this moment.
Ekleyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to add?
Tom'un hiçbir şeyi yoktu.Tom didn't have anything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şeyi ile cümle - Sayfa 37 - şeyi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App