Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Görüşmek zorunda olduğumuz çok önemli bir şeyimiz var.We have something very important that we have to discuss.
Tartışmamız gereken çok önemli bir şeyimiz var.We have something very important that we need to discuss.
Tom'a yapmasını istediğimiz şeyi yaptırmanın bir yolunu bulmak zorundayız.We have to figure out a way to make Tom do what we want him to do.
Bu sabahtan beri yiyecek bir şeyim yok.I haven't had anything to eat since this morning.
Ona benzer bir şeyi hiç görmedim.I have never seen anything like it.
Bir restorana gittiğimizde, Tom'la aynı şeyi ısmarlamam.When we go to a restaurant, I never order the same thing Tom does.
"Yapacak çok şeyimiz var." "Mesela?""We have a lot of things do to." "Such as?"
Yanlış olan bir şeyi biliyordu.She knew something was wrong.
Tom kaza günü olan herhangi bir şeyi hatırlayamadığını söylüyor.Tom says that he can't remember anything that happened on the day of the accident.
Aynada kendime baktım ve gördüğüm şeyi sevmedim.I looked at myself in the mirror and I didn't like what I saw.
Her şeyi duyabiliyordum.I could hear everything.
Bizim için yaptığınız her şeyi takdir ettiğimi bilmenizi istiyorum.I want you to know I appreciate all you've done for us.
Yapmaya çalıştığın şeyi takdir ediyorum.I appreciate what you're trying to do.
Bugün yaptığın şeyi takdir ediyorum.I appreciate what you did today.
Daha önce yaptığın şeyi takdir ediyorum.I appreciate what you did earlier.
Benim için yaptığın her şeyi takdir ediyorum.I appreciate everything you've done for me.
Şimdi her şeyi anlıyorum ve Tom'un şimdi burada benimle olmadığına pişmanım.I understand everything now and I regret that Tom is not here with me now.
Tom'un yaptığı şeyi nasıl yaptığını çözmeye çalışıyordum.I've been trying to figure out how Tom did what he did.
Pencereler bir şeyi tanıyamayacak kadar çok buğulanmıştı.The windows were too steamed up to be able to recognize something.
Yaptığın şeyi neden yaptığını bilmek istiyorum.I'd like to know why you did what you did.
İhtiyacın olan şeyi elde etmene yardım etmek istiyorum.I'd like to help you get what you need.
Her şeyi unutmak istiyorum.I'd like to forget the whole thing.
Şimdiye kadar olan her şeyi unutmak istiyorum.I'd like to forget the whole thing ever happened.
Her şeyi açıklamak istiyorum, ancak yeterli zamanımız olduğunu sanmıyorum.I'd like to explain everything, but I don't think we have enough time.
Endişelenecek bir şeyi olmadığını Tom'a söyleyebilmeyi istiyorum.I'd like to be able to tell Tom that he has nothing to worry about.
Aç şu şeyi!Open that thing!
Tom'un ihtiyaç duyduğu her şeyi almak için yeterli parası olduğunu düşündüm.I thought Tom had enough money to buy everything he needed.
İnsanların gerçekten o şeyi yediğine inanamıyorum.I can't believe people really eat that stuff.
Tom'un canını gerçekten sıkan şeyin o olduğuna inanamıyorum.I can't believe that's what's really bothering Tom.
Tom'u gerçekten tedirgin eden şeyin o olduğuna inanamıyorum.I can't believe that's what's really troubling Tom.
O şeyi bir hastane odasına getiremezsin.You can't bring that stuff into a hospital room.
Dün olan şeyi değiştiremem.I can't change what happened yesterday.
Yaptığım şeyi değiştiremem.I can't change what I've done.
Olacak şeyi değiştiremem.I can't change what's going to happen.
Kim olduğumu ya da yaptığım şeyi değiştiremem.I can't change who I am or what I've done.
Her şeyi açıklayamam.I can't explain everything.
Ben bu şeyi çalıştıramam.I can't get this thing to work.
Tom'a istediği her şeyi veremiyorum.I can't give Tom everything he wants.
Yardım edemiyorum ama bir şeyi unutmuşum gibi hissediyorum.I can't help but feel like I've forgotten something.
Elimde değil, sanki bir şeyi unutmuşum gibi hissediyorum.I can't help but feel like I've forgotten something.
Bir şeyin oldukça doğru olmadığını hissetmeden geçemeyeceğim.I can't help feeling something's not quite right.
O kadar büyük bir şeyi sır olarak tutamazsın.You can't keep something that big a secret.
Unutma ki senin için burada olmak için her şeyi bıraktım.Just remember I dropped everything to be here for you.
Şimdi ayrılamam. Hala yapacak birkaç şeyim var.I can't leave yet. I still have a few things to do.
İçinde yer fıstığı olan herhangi bir şeyi Tom'un yemesine izin veremezsin.You can't let Tom eat anything that has peanuts in it.
Sahip olmadığın şeyi kaybedemezsin.You can't lose what you don't have.
Tom'a yapmak istemediği bir şeyi yaptıramayız.We can't make Tom do something he doesn't want to do.
Henüz hiçbir şeyi dışlayamayız.We can't rule out anything yet.
Henüz hiçbir şeyi gözardı edemeyiz.We can't rule out anything yet.
Ben herhangi bir şeyi doğru yapar gibi görünemiyorum.I can't seem to do anything right.
Sen herhangi bir şeyi bitiriyor gibi görünemiyorsun.You can't seem to finish anything.
Ben seni yapmak istediğin şeyi yapmaktan durduramıyorum.I can't stop you from doing whatever you want to do.
Her şeyi ben yapmadım.I can't take all the credit.
Tom'a yaptığımız şeyi söyleyemezsin.You can't tell Tom about what we did.
Bilmediğim şeyi sana söyleyemem.I can't tell you what I don't know.
Sana bildiğim şeyi anlatamam.I can't tell you what I know.
Söylediğin hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything you're saying.
Yabancının söylediği hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything that foreigner says.
Tom yalan söylüyor. Yaptığımı söylediği şeyi yapmadım.Tom is lying. I didn't do what he says I did.
Tom yapacağını söylediği şeyi gerçekten yapmadı.Tom didn't actually do what he said he would do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod