Her şeyi bildiğimi sanıyordum.I thought I knew everything.
Doğru şeyi yapıyordum diye düşündüm.I thought I was doing the right thing.
Doğru şeyi yapıyordum sandım.I thought I was doing the right thing.
Onun üzerinde düşündüm ve Tom'a her şeyi söylemeye karar verdim.I thought it over and decided to tell Tom everything.
Bir şeyin garip olduğunu düşündüm.I thought something was odd.
Aynı şeyi düşündüm.I thought the same thing.
Uzakta bir korsan gemisi olduğunu düşündüğümüz şeyi görebiliyorduk.We could see what we thought was a pirate ship in the distance.
O aynı şeyi merak ediyordu.She was wondering the same thing.
Tom'un polisin yaptığını söylediği şeyi yaptığını gerçekten gördün mü?Did you actually see Tom do what the police say he did?
Tom aslında yapacağını söylediği şeyi yaptı.Tom actually did what he said he would do.
Okumak için hiçbir şeyim yok.I don't have anything to read.
Bir şeyin doğru olmadığını biliyordum.I knew something wasn't right.
Onun söylediği hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything he said.
Ona her şeyi anlattım.I told him everything.
Ona her şeyi söyledim.I told her everything.
Onlara her şeyi anlattım.I told them everything.
Zarfta olan şeyi okuma. Sadece onu Tom'a ver.Don't read what's in the envelope. Just give it to Tom.
Kaybedecek başka bir şeyim kalmadı.I have nothing left to lose.
Yapmak istediğin her şeyi yapmak için hiç yeterli zaman yok.There's never enough time to do everything you want to do.
Bir şeyi yapmadan bilemezsin.The proof is in the pudding.
Bir şeyi denemeden bilemezsin.The proof is in the pudding.
Bu tür bir şeyi kimin yapacağı konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who would do this kind of thing?
Sana söyleyecek çok önemli bir şeyim var.I have something very important to tell you.
Keşke şimdi bildiğim şeyi o zaman bilseydim.If only I'd known then what I know now.
Bu sorun hakkında söyleyecek özellikle bir şeyim yok.I have nothing in particular to say about this problem.
Bu durum hakkında özellikle söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing in particular to say about this situation.
O bir şeyin peşinde.He's up to something.
Balık tutma konusunda ilk şeyi bilmiyorum.I don't know the first thing about fishing.
Tom'un yaptığını düşündüğü şeyi yapmadığını umalım.Let's hope Tom didn't do what you think he did.
Sadece her şeyi unutalım.Let's just forget the whole thing.
Doğru şeyi yaptığımızı umalım.Let's hope we did the right thing.
Her şeyin iyi gideceğini ümit edelim.Let's hope everything goes well.
Bu şeyi çalıştıralım.Let's get this thing working.
Tom sadece istediği her şeyi yapamıyor.Tom can't just do anything he wants.
Tom sadece istediği her şeyi yapamaz.Tom can't just do whatever he wants.
Tom'a istediği her şeyi yapmak için izin verilmiyor.Tom isn't allowed to do just anything he wants.
Biz istediğimiz her şeyi yaparız.We do anything we want.
Biz aynı şeyi istiyoruz.We want the same thing.
Her şeyi görmek istiyorum.I want to see everything.
Her şeyi görmek isterim.I want to see everything.
Bir şeyi kontrol etmek istiyorum.I want to check something.
Her şeyi duymak istiyorum.I want to hear everything.
Her şeyi bilmek istiyorum.I want to know everything.
Hepimiz aynı şeyi istiyoruz.We all want the same thing.
Biz her şeyi duymak istiyoruz.We want to hear everything.
Ben bu konuda her şeyi duymak istiyorum.I want to hear all about it.
Görmek istediğim her şeyi gördüm.I've seen all I want to see.
İkimiz de aynı şeyi istiyoruz.We both want the same thing.
Yaptığın aynı şeyi istiyorum.I want the same thing you do.
Söylemek istediğin bir şeyi söyle.Say anything you want to say.
Bana istediğiniz her şeyi söyleyin.Tell me anything you want to.
Bir şeyi belirtmek istiyorum.I want to make something clear.
Tom her şeyi görmemi istiyor.Tom wants me to see everything.
Her şeyin kusursuz olmasını istiyorum.I want everything to be perfect.
Tom'un yaptığı her şeyi yapmak istiyorum.I want to do everything Tom did.
Alıyor olduğum şeyi görmek isterim.I'd like to see what I'm buying.
Her şeyi berbat etmek istemiyorum.I don't want to spoil everything.
Sana istediğin her şeyi vereceğiz.We'll give you anything you want.
Tom'dan istediğin şeyi aldın mı?Did you get what you want from Tom?
Sen ve Tom aynı şeyi mi istiyorsunuz?Do you and Tom want the same thing?