Ya nefret ettiğin şeye ya da çektiğin acıya dönüşürsün.You become what you hate, or what you suffer.
Söylediğin hiçbir şeye inanmıyorum.I don't believe anything you say.
Kimse Tom'un söylediği bir şeye inanmıyor.No one believes anything Tom says.
Sevgi her şeye cevaptır.Love is the answer to everything.
Şimdi başladığın şeye bak.Now look what you've started.
Tom her şeye bir şaka gibi davranır.Tom treats everything like a joke.
Bir şeye ihtiyacın olursa haber ver.Give a yell if you need anything.
Bir şeye dokunmaya korkuyorum.I'm afraid to touch anything.
Tom cevap vermek için çok şeye sahip.Tom has a lot to answer for.
Tom gördüğü bir şeye şaşırdı.Tom was surprised by something he saw.
Tom ihtiyacı olan her şeye sahip gibi görünüyordu.Tom seemed to have everything he needed.
Tom istediği her şeye sahipti.Tom had everything he wanted.
Açlık her şeye iyi tat verir.Hunger makes anything taste good.
Her şeye özen gösterilir.Everything's taken care of.
Tom bir şeye bağlıydı.Tom has been up to something.
Sanırım Tom bir şeye bağlıydı.I think Tom has been up to something.
Bir şeye ihtiyacımız yok.We don't need anything.
Seyehat etmek istiyorum.I want to travel.
Tom ihtiyacı olan her şeye sahip gibi görünüyor.Tom seems to have everything he needs.
Onların yemek için bir şeye ihtiyacı olabilir.They may need something to eat.
Tom yaklaşık olarak bir erkeğin isteyebileceği her şeye sahip.Tom has just about everything a man could want.
İhtiyacın olan her şeye sahip misin?Do you have everything you need?
İhtiyacın olan şeye sahip misin?Do you have what you need?
Tom, kanepenin altında bulduğum şeye bak.Tom, look what I found under the sofa.
Bir şeye dokunmayacağım.I won't touch a thing.
Az önce söylediğin her şeye katılıyorum.I agree with everything you just said.
Dün gece bulduğumuz şeye hâlâ sahip misin?Do you still have what we found last night?
Çocuklar ihtiyaçları olan her şeye sahip.The children have everything they need.
İhtiyacın olan şeye sahibim.I have what you need.
Sanırım ihtiyacımız olan her şeye sahibiz.I think we've got everything we need.
Burada aradığın şeye sahibim.I have what you're looking for right here.
Aradığın şeye sahip olduğumu sanmıyorum.I don't think I have what you're looking for.
Sadece yaptığın şeye geri dön.Just go back to what you were doing.
Artık Tom'un söylediği hiçbir şeye inanamıyorum.I can't believe anything Tom says anymore.
Her şeye rağmen, o, çocukları seviyordu ve işinden memnundu.Nonetheless, she loved the children and was content with the work.
Ben senin için hiçbir şeye sahip değilim.I have nothing for you.
Onlar için yaptığım şeye bak.Look what I made for them.
Tom'la yapmak için daha fazla bir şeye sahip olmaya niyetim yok.I don't intend to have anything more to do with Tom.
Yaptığın şeye konsantre ol, sınıf arkadaşlarının yaptığı şeye değil.Concentrate on what you're doing, not on what your classmates are doing.
Ne kadar çok şeye sahipseniz o kadar çok arzu edersiniz.The more you possess, the more you desire.
Herhangi bir şeye ihtiyacım yok, teşekkürler.I don't need any, thanks.
Herhangi bir şeye alerjin yok, değil mi?You're not allergic to anything, are you?
Bu sana bir şeye mal olmayacak.It won't cost you a thing.
Benden başka bir şeye ihtiyacın var mı?Do you need anything else from me?
O şeye ne denir?What's that thing called?
Bir şeye ihtiyacın olursa ara.Call if you need anything.
Bu bir şeye yardımcı olmuyor.This isn't helping anything.
Yazacak bir şeye ihtiyacım var.I need something to write in.
Hiçbir şeye ihtiyacın olmadığına emin misin?Are you sure you really don't need anything?
Her şeye rağmen o geldi.In spite of everything, he came.
Tom Mary'nin ona söylediği her şeye inandı.Tom believed everything Mary told him.
Onu onarmak hiçbir şeye mal olmaz.It won't cost anything to repair it.
Tom Mary'nin söylediği bir şeye inanmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to believe anything Mary says.
Ben birçok şeye pişmanım.I regret a lot of things.
Tom'un ona söylediğim her şeye inandığından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom believed everything I told him.
Tom ona söylediğim her şeye inandı.Tom believed everything I told him.
Tom'un söylediği her şeye katılıyorum.I agree with everything Tom said.
Tom'un raporunda yazdığı şeye katılıyor musun?Do you agree with what Tom wrote in his report?
Tom'un istediği her şeye sahip olduğundan emin olacağım.I'll make sure Tom has everything he needs.
Mutlu olmak için senden gelen hiçbir şeye ihtiyacım yok.I don't need anything from you to be happy.