Ana içeriğe geç
Sözlük

şeye ile cümle

şeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Κι έτσι μου έδινε την ευκαιρία να κάνω και εγώ το ίδιο.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Итак, он предложил мне сделать тоже самое.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Така че той ми предлагаше възможността да направя същото.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Таким чином, він пропонував мені зробити те ж саме.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.אז הוא הציע לי לעשות אותו דבר
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.إذاً فقد كان يعرض عليّ الفرصة لأفعل نفس الشيئ .
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.部屋に入ってドアを閉めると
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Azt mondták nekem: "Geoff, ha beszerzed ezt a PalmPilot-ot, soha többé nem lesz szükséged másra."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".De sagde til mig, "Geoff, hvis du får denne PalmPilot har du aldrig brug for noget andet."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Disseram-me: "Geoff, se arranjares este PalmPilot "não vais precisar de mais nada."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Geoff, dacă o scoţi la capăt cu PalmPilot n-o să mai vrei altceva."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak."."Geoff, om du skaffar den där PalmPiloten kommer du inte behöva något annat.
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Họ nói với tôi rằng, "Geoff, nếu anh có chiếc PalmPilot này, anh sẽ không bao giờ cần tới thứ khác."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Ils m'ont dit : " Geoff, si tu achètes ce PalmPilot, tu n'auras plus jamais besoin de rien d'autre. "
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".그 사람들이 말하길, "제프, 이 팜파일럿만 있으면 다른 건 아무것도 필요 없을 거에요."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Man sagte mir: "Geoff, hast du den PalmPilot, wirst du nie wieder etwas anderes brauchen."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Me dijeron, "Geoff, si consigues esta PalmPilot nunca necesitarás nada más".
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Mi hanno detto, "Geoff, se prendi questo PalmPilot non avrai mai più bisogno di nient'altro."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Povedali mi: "Geoff, ak si kúpiš tento PalmPilot, nikdy nebudeš potrebovať nič iné."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Powiedzieli mi: "Geoff, jeśli będziesz miał PalmPilot nigdy nie będziesz potrzebował czegokolwiek innego".
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Ze zeiden tegen me: "Geoff, met PalmPilot heb je nooit meer wat anders nodig".
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Μου είπαν, "Τζεφ, αν πάρεις αυτό το PalmPilot δεν θα χρειαστείς ξανά τίποτα".
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Вони казали мені: "Джефф, якщо ви купите цей PalmPilot, Ви ніколи не будете потребувати нічого іншого".
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Казаха ми, Джеф, ако имаш PalmPilot, никога няма да ти трябва друго".
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".Мне говорили: "Джефф, если купишь этот PalmPilot, тебе больше никогда ничего не понадобится".
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".הם אמרו לי, "ג'ף, אם תשיג את ה-PalmPilot הזה אתה לעולם לא תצטרך דבר אחר"
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".لقد قيل لي:"جيف، إن حصلت على جهاز PalmPilot فلن تحتاج أبدا إلى أيّ شيء آخر."
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".あとは何も要らないんだぜ」 アレがもったのは 3週間でしたね それでおしまい
Bana dediler ki; " Geoff, eğer bu avuç içi bilgisayarlardan alırsan başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.".佢哋同我講︰ 「Geoff,你有咗呢部嘢, 你就唔再需要其他嘢嘞。」
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Alles, was ihr für den Erfolg braucht, haltet ihr jetzt bereits in Händen.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Allt du behöver för att lyckas har du redan här och nu.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Al wat je nodig hebt om te slagen, heb je hier al.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Ciò che vi serve per avere successo, già lo avete, proprio qui.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.성공을 이루기 위해 필요한 모든것을, 지금 이순간에도 말이죠.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Minden, ami a sikerhez kell már ott is van.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Mọi thứ các bạn cần để thành công, các bạn đều đã có rồi.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Semua yang Anda perlukan untuk sukses, Anda sudah memilikinya di sini.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Teillä on jo kaikki, mitä tarvitsette menestyäksenne.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Todo lo que necesitan para tener éxito, ya lo tienen aquí mismo.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Tot ce iti e necesar sa reusesti, e deja aici.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Tout ce qu'il vous faut pour réussir, vous l'avez déjà en vous.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Tudo o que precisam para vencer, vocês já têm aqui.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Vše co potřebujete k úspěchu máte již tady.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Všetko čo potrebujete, aby ste uspeli, máte práve tu.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Τα πάντα όσο χρειαζόσαστε να πετύχετε, τα έχετε ήδη ακριβώς εδώ.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Все необхідне для успіху ви вже маєте, вже зараз.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Всё, что вам необходимо, чтобы добиться успеха, у вас уже есть прямо сейчас.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.Всичко, което ви е нужно, за да успеете, вече го имате тук.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.כל מה שדרוש כדי להצליח, נמצא כאן.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.كل شئ تحتاجونه لتنجحوا، لديكم بالفعل حقوق هنا.
Başarmak için her şeye, zaten sahipsiniz.自分の中に持っているのです 私の夫は大きなオフィスで働いています
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Deci cu alte cuvinte, regretul cere 2 lucruri.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Donc, en d'autres termes, le regret nécessite deux choses.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.En otras palabras, el remordimiento requiere de dos cosas.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.In altre parole, il rimorso ha bisogno di due cose.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.In anderen Worten verlangt Bedauern nach zwei Dingen:
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Jadi dengan kata lain, penyesalan memerlukan dua hal
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Jinými slovy, lítost vyžaduje dvě věci.
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.달리 말하면, 후회에는 두 가지가 필요합니다
Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.Másszóval a sajnálathoz két dologra van szükség,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod