Ama yanlış şeye inanıyordum.Aber wissen Sie, ich hatte an die falschen Dinge geglaubt.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Ale viete, ja som verila v nesprávnu vec.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Ale, víte, uvěřila jsem v nepravou věc.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Ale wierzyłam w nie to co trzeba.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Dar ştiţi, credeam în lucruri greşite.
Ama yanlış şeye inanıyordum.De tudjátok, rossz dologban hittem.
Ama yanlış şeye inanıyordum.그게 아니라, 제가 틀린 것을 믿고 있었다는 거에요.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Maar, weet je, ik geloofde in het verkeerde.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Mais vous savez, je croyais en des choses qui n'étaient pas les bonnes.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Ma sapete, credevo nella cosa sbagliata.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Mas sabem, eu estava a acreditar em algo errado.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Men ni vet, jag trodde på fel saker.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Nhưng bạn biết đấy, tôi đã tin vào một điều sai lầm.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Pero saben, estaba creyendo en lo equivocado.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Αλλά ξέρετε, πίστευα σε κάτι λάθος.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Але знаєте, я вірила в неправильну річ.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Но вы знаете, я просто верила в неправильные вещи.
Ama yanlış şeye inanıyordum.Но знаете ли, аз вярвах в нещо погрешно.
Ama yanlış şeye inanıyordum.אבל האמנתי בדבר הלא נכון.
Ama yanlış şeye inanıyordum.و لكن أتعلمون، كنت أعتقد في الأشياء الخاطئة.
Ama yanlış şeye inanıyordum.自分自身を信じていませんでした
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Ale bol by to orgazmus -- (Smiech) ničmenej.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Dar este un orgasm -- (Râsete) fără doar și poate.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.De attól még orgazmus lenne -- (Nevetés) mindenesetre.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Jednak byłby to orgazm... (Śmiech) Tak czy inaczej.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Maar het zou een orgasme zijn... (Gelach) ...desalniettemin.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Mais ce serait un orgasme... (Rires) ...quand même.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Mas seria um orgasmo... (Risos) ... de qualquer forma.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Men det skulle vara en orgasm (Skratt) ändå.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Men det ville være en orgasme -- (Latter) ikke desto mindre.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Namun akan terjadi orgasme -- (Tawa) bagaimanapun juga.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Nhưng dù sao thì đó vẫn là sự khoái cảm -- (Tiếng cười) dù sao đi chăng nữa.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Αλλά θα εξακολουθούσε να είναι οργασμός... (Γέλιο) παρ'όλα αυτά.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Но всё же это был бы оргазм, (Смех) тем не менее.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.Но въпреки това... (Смях) би било оргазъм.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.אבל זו תהיה אורגזמה - (צחוק) בכל מקרה.
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.ولكنها ستظل نشوة (ضحك) مع ذلك
Ama yine de orgazm olur -- (Gülüşmeler) her şeye rağmen.(笑) 変りはないですよね 実際 アラバマ大学のオーガズム研究者に
Ama zihnin bununla oynar mı ve onu garip bir şeye çevirir mi bilmiyorum.De nem tudom, vajon az elméd nem fog-e játszani vele, és nem fog-e valami furcsa dolgot kihozni belőle.
Ama zihnin bununla oynar mı ve onu garip bir şeye çevirir mi bilmiyorum.Ma non so se in qualche modo la tua mente ci giochera' e lo trasformera' in qualcosa di strano.
Ama zihnin bununla oynar mı ve onu garip bir şeye çevirir mi bilmiyorum.Pero no sé si de alguna manera tu mente va a jugar con eso y a convertirlo en algo extraño.
Ana fikir şu; dinleme pozisyonunuzu dinlediğiniz şeye uygun şekilde değiştirebilirsiniz.우리가 어떤걸 경청할때 취하는 자세들이죠 어떤 얘길 듣느냐에 따라서 우리의 태도가 바뀌죠.
Ana fikir şu; dinleme pozisyonunuzu dinlediğiniz şeye uygun şekilde değiştirebilirsiniz.la idea de poder cambiar la posición de escucha hacia donde mejor se escuche.
Ana fikir şu; dinleme pozisyonunuzu dinlediğiniz şeye uygun şekilde değiştirebilirsiniz.l'idea è quella di spostarsi nella posizione di ascolto più adatta a ciò che state ascoltando.
Ana fikir şu; dinleme pozisyonunuzu dinlediğiniz şeye uygun şekilde değiştirebilirsiniz.הרעיון הוא שאתם יכולים לשנות את מצב ההקשבה שלכם כך שיתאים לנושא ההקשבה שלכם.
Ana fikir şu; dinleme pozisyonunuzu dinlediğiniz şeye uygun şekilde değiştirebilirsiniz.الفكرة هي ان تعيد تموضع " الموقع الصوتي " بالنسبة لك لما هو ملائم لما تستمع له
Ana fikir şu; dinleme pozisyonunuzu dinlediğiniz şeye uygun şekilde değiştirebilirsiniz.ポジションを移動するということです 先ほど話をしたフィルターを
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Aber dann gibt es das Argument gut, gibt es Vorteile, noch, um den Kauf dieses Hauses.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Ale potom je zde argument, že to má stále výhody koupit tenhle dům.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Nhưng vẫn có ý kiến cho rằng, có lợi ích nhất định, khi mua nhà.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Pero entonces hay un argumento a favor, existen ventajas para comprar esta casa.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Wtedy pojawił się argument, że kupno domu ma zalety.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.Υπάρχουν βέβαια και επιχειρήματα υπέρ της αγοράς ενός σπιτιού.
Ancak bazı kişiler, her şeye rağmen ev satın almanın daha avantajlı olduğunu iddia ediyorlar.利点がまだあります。 それは何でしょう?
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaErst später, als sie aufgewachsen war etwas an alles gewöhnt - es gibt natürlich
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak orada단지 나중에, 그녀가 성장했을 때 다소 모든 익숙치 - 당연히 거기
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaΜόνο αργότερα, όταν είχε αυξηθεί κάπως εξοικειωμένοι με τα πάντα - φυσικά υπάρχουν
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaרק מאוחר יותר, כאשר היא התרגלה במקצת הכל - טבעי שיש
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaفي وقت لاحق فقط ، عندما اعتاد نوعا ما على كل شيء -- وهناك بطبيعة الحال
Ancak daha sonra, o büyümüş biraz her şeye alışık doğal olarak oradaグレ - 完全にそれに慣れている彼女の成長のあらゆる話になることができませんでした