Ana içeriğe geç
Sözlük

şeye ile cümle

şeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi her şeye baştan başlamalıyım.Тепер я повинен почати все з самого початку.
Onlara men ettiğin şeye ne düşkündür onlar.Dávejte však pozor, co trháte!
Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım.Konkrétně uvedla: „Nikdy jsem se žádné takové akce nezúčastnila.
İstediği şeye tam olarak ulaşamayınca her şeyini toplayıp ortadan kaybolmuştur.Když okamžitě nedostala co chtěla, rozhodla se odejít.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Ale může tomu věřit?
Köpek bir şeye dikkat kesildiğinde hafif kırışıklıklar görülebilir.Při postižení sliznice jícnu se pozoruje obtížné polykání.
Böylece Tanrı her şeye kādir değil demektir.Bůh udělal všechno z ničeho.
Döneyim hiçbir şeye karışmayım”.Nenakupuju, nic nesháním."
Doğru olanı bulmak için aslında başka bir şeye ihtiyaç yoktur.A nebyla by v tom pravdivá touha dělat dobrý věci.
Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin.Děkuji Vám za vše, co jste pro mne učinili.
Benim manevi yolculuğum her şeye açık olmaktır.Všem cestujícím začíná být jejich vztah nápadný.
Ayrıca çok saftır ve kendisine söylenen her şeye kolayca inanır.Říká, že pak je nečisté i vše co dělají.
Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.Děkuji Bohu za to, že mi umožnil tohle všechno.
Biraz saf ve her şeye iyi yönden bakar.Vyznačuje se celkem čistým, hezkým vzhledem a padne dobře do ruky.
Bir şeye hemen muhalefet etme.Ničím už ji nezatěžkávejte.
Her şeye rağmen 1943'te film gişede büyük bir başarı kazanmıştı.Kniha byla roku 1943 úspěšně zfilmována.
Yediği her şeye zeytin yağı döker, kalanını üstüne başına sürerdi.Ty mu každé jídlo sežraly a co zbylo, pokálely.
Benim manevi yolculuğum her şeye açık olmaktır.Călătoria mea spirituală e deschisă către orice.
Lucker “Hala aynı inanca ve görüşlere sahibim ama her şeye daha açığım.Eu încă mai am aceleași credințe și puncte de vedere, dar eu sunt mai deschis la tot.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Dar i se poate da crezare?
Gerçekten Allah her şeye kadirdir...." diye buyurmaktadır.Nu știi că Allah este cu putere peste toate?”
Çünkü Allah her şeye şahittir.Să se teamă de Dumnezeu, căci Dumnezeu asupra tuturor este Martor!
Dolayısıyla insan kendi evrimini Sufizmde bazen ‘gerçek akıl’ denen şeye doğru itmeye davet edilmektedir.Omul este deci invitat să continue evoluția sa înspre ceea ce în Sufism vine numit 'intelect real'.
O artık her şeye evet demek zorundadır.Holmes a înțeles acum totul.
Hiçbir şeye kızmaz.El nu s-a supărat.
Artık hayatta her şeye geniş bakıyorum.El penetrează toate aspectele vieții noastre.
Döneyim hiçbir şeye karışmayım”.Nu mă întorc"”.
Böylece Tanrı her şeye kādir değil demektir.Dumnezeu n-a făcut oamenii pentru orice.
İçecek bir şeye ihtiyacı var.Are nevoie de ceva de băut.
O tür bir şeye karışmak istemem.Nu vreau să fiu implicat în așa ceva.
Herhangi bir şeye ihtiyacı yok.Nu are nevoie de nimic.
Her şeye rağmen, sanırım bu fena değil.În ciuda tuturor lucrurilor, cred că nu e rău deloc.
Her şeye rağmen, Tombalbaye kendi hükümetini de emniyetsiz hissediyordu.Mindazonáltal Tombalbaye saját kormányát is megbízhatatlannak érezte.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Hihetnek az ilyenek valamiben is?
Bir şeye hemen muhalefet etme.Nem egy alkalommal elveri Dugót.
Böylece Tanrı her şeye kādir değil demektir.Isten az elégséges alapja minden dolognak.
Başka bir şeye inanmam.Semmiben sem hisznek.
Grubun üyeleri, her şeye sıfırdan başladılar.Szinte alapoktól kellett kezdeni mindent.
Her şeye inanır.Bármit elhiszel neki.
Jason artık her şeye hazırdır.Jack most már mindent ért.
Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır.Aki azt állítja, hogy az élet hiábavalóság, az esztétikailag él.
Ancak her şeye rağmen mesajlarına devam eder.Ettől eltekintve változatlanul hirdette tovább a tanait.
Her türlü şeye bir fobisi vardır.Gőzállapota minden anyagnak van.
Her şeye rağmen kapalı bir ekonomi var.Sen vastakohta on suljettu talous.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Onko usko järkevää?
Ve aynı zamanda her şeye güler.Siitä huolimatta hän nauraa mukana.
Her şeye inanır.Joka uniinsa uskoo.
Lider tek güçtür, tanrısaldır, her şeyi bilir, her şeye hakkı vardır.Jumala on Henki, ja hän on kaikkivoipa, kaikkitietävä ja kaikkialla oleva.
Hiçbir şeye kızmaz.Mitään ei tulisi ahnehtia.
Hikâye ise bir gencin bu şeye son vermeye çalışması ile başlıyor.Tästä alkaa melkoinen suhdesoppa, jonka nuorukainen haluaa selvittää.
Her şeye karşın daha büyük olan oydu.Täysikasvuisena se olisi ollut vielä suurempi.
"Ben her şeye gücü yeten Tanrı'yım" dedi.Jokainen, joka on totuudesta, kuulee minua."
Başka bir deyişle, İsa başlangıcı olmayan, sonsuz ve her şeye gücü yeten gerçek tanrı değildir.Täten kristinuskon jumala on ikuinen, vailla alkua ja loppua.
Her şeye rağmen de sigara içmeye devam etmektedir.Hän ei kuitenkaan lopettanut tupakointia.
Ama her şeye rağmen yılmadan savaşına devam edecektir.Vangitsemisen edessä se kuitenkin taistelee urheasti viimeiseen asti.
Döneyim hiçbir şeye karışmayım”.Minä en enää palaa."
Fobi, bir şeye karşı duyulan korkunun, bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemesi hali.Puritanismi: ahdistava pelko siitä että jossakin joku on onnellinen.
Quetzalcoatl ile birlikte cansız olan her şeye hayat verebilir.Ilmassa lenteli lepakkomainen lentolisko Quetzalcoatlus.
Yani var olan her şeye, kendisinden önce gelen bir şey neden olmuştur.Όλα έχουν συμβεί πριν από σένα.
Lajos Kossuth, kendisinin ikinci asker toplama kısa seyehatinde kasabaya 3 Ekim 1848 tarihinde ulaştı.Ο Lajos Kossuth ήρθε την πόλη στις 3 Οκτωβρίου 1848 στο δεύτερο ταξίδι στρατολόγησης που πραγματοποίησε.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod