Gerçekten Allah her şeye kadirdir...." diye buyurmaktadır.Ведь Аллах над всем сущим властен.
Çünkü Allah her şeye şahittir.Увидевший его обязательно вспомнит о Всевышнем Аллахе».
Seni men ettikleri şeyeyse hiç mi hiç meylin yoktur, senin.Это проистекает не из участия в управлении, которое никак вам не надлежит.
Her şeye gücü yeter.Он на все способен.
Her şeye yeniden başlanmalıdır. ^ "FTL: Faster Than Light FAQ".Обзор игры FTL: Faster Than Light (рус.).
Böylece bizde bunu gerçek bir şeye dönüştürdük." dedi.Мы подумали, что это поправимо».
Lucker “Hala aynı inanca ve görüşlere sahibim ama her şeye daha açığım.Я до сих пор имею такие же взгляды, но стал более открыт для всего прочего.
Hiçbir şeye öncelik tanıma.Ничего нельзя знать заранее!
Her şeye rağmen bu plan da risksiz değildir.К сожалению, данная схема не безопасна.
Hiçbir şeye bu kadar üzülmemiştim.Ничего в этом деле мне не было в тягость.
Koyun Baba’da Allah her şeye kadirdir dedikten sonra ve kadına bir elma uzatmıştır.И делал он неугодное в очах Господних во всём так, как делали отцы его.
Hiçbir şeye inanmayan ve hiç kimseye güvenmeyen bir kişidir.Одинокий волк, который никому не верит и не доверяет.
Bir şeye hemen muhalefet etme.Ни о чём не жалейте вдогонку.
Ve her şeye kadir olan o güç, ülkemizi korusun ve yüceltsin.И да будет Всемогущий защищать и благословлять нашу землю.
Her şeye hükmeder.Кадры решают все.
Mieczysław Karłowicz o sıralarda kendini tek bir şeye adadı, Senfonik şiirlerine.Однажды Козлова поймала себя на желании писать стихи.
O artık her şeye evet demek zorundadır.Она всегда всё всем разрешает.
Grubun üyeleri, her şeye sıfırdan başladılar.Рупе Госвами практически пришлось всё начинать с нуля.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Во что следует верить?
Eğer alttaki şeye tıklarsanız ayarları daha detaylı yaparsınız.Дополните, если знаете ещё какие-нибудь замки.
Bu tanrısal yasa her şeyi dilediğince yönetir ve her şeye fazlasıyla yeter."Промысл есть воля Божия, по которой всё сущее целесообразным способом управляется».
Güven vermez, hiçbir şeye söz vermez."Вы знаете, я ничего не обещаю.
Her şeye pozitif bakar ve şarkı söylemeyi sever.У него сильный голос, и он умеет и любит петь.
Başka bir şeye inanmam.Я больше ни во что не верю».
Minkowski diyagramı terimi hem genel hem de bir şeye özgün olarak iki anlamda da kullanılıyordu.Термин «диаграмма Минковского» используется как в общем, так и в частном смысле.
Köpek bir şeye dikkat kesildiğinde hafif kırışıklıklar görülebilir.При виде змеи один человек может ощущать легкий дискомфорт.
Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım.И мужчина сказал: Я никогда ещё не видел такой собаки.
Döneyim hiçbir şeye karışmayım”.«Не отступая ни перед чем».
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.Все попытки армии КНДР прорвать линию фронта успехом не увенчались.
Her şeye karşın daha büyük olan oydu.Я думаю, они были даже важнее.
Ve aynı zamanda her şeye güler.В конце смеются все.
Her şeye kolayca inanır ve hemen fikir değiştirir.Он быстро думает и быстро принимает решения.
Her şeye rağmen Johnny'e giderek yardım ister.В последний момент ему на помощь прилетает Джонс.
Her şeye rağmen kapalı bir ekonomi var.Если это не так, то данная экономика является закрытой.
Sana yardım eden babanın Tanrısı'dır, Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'dır seni kutsayan.Благословен Ты, Господи, чьё Имя — Всеблагий, и кому подобает благодарность.
Çünkü Allah her şeye şahittir.لأن الله يشهد له بحسن نيته وإخلاصه.
Onlara men ettiğin şeye ne düşkündür onlar.وقالوا لهم ما لكم وما حالكم فأخبروهم بخلافهم لمروان .
Her şeye inanır.صدقني كل شيء.
Kadının söylediği hiçbir şeye karşı çıkmaz ve onuruna hakaret etmez.لم يخرج أى رد فعل تجاه ماقالته المرأة ولم يهن شرفها .
O artık her şeye evet demek zorundadır.فكل شيء يصبح له معنى جديد.
Bir şeye hemen muhalefet etme.لا ترفض هذه المقترحات فوراً.
Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım.وقالت الشرطة "أنا لم أر قط شيئا مثل ذلك من قبل.
Ve her şeye kadir olan o güç, ülkemizi korusun ve yüceltsin.نحن مستعدون للتضحية بكل أرواحنا من أجل شرفه وكرامته صلي الله عليه وسلم.
Her şeye hazırım" - Kamo'dan 1912 yılında ölüm cezasını beklerken başka bir mahkûma yazdığı not.كانت رسالة من كامو لرفيق سجن له في عام 1912 بينما ينتظران عقوبة الإعدام.
Hiçbir şeye bu kadar üzülmemiştim.لم يكن قد غاب عني أي شيء.
Gerçekten Allah her şeye kadirdir...." diye buyurmaktadır.باب القول في أن الله تعالى مريد لجميع المخلوقات.
Hepburn, onu sinema galaksisinden ayıran hayati bir şeye sahip."فلديها شيء حيوي يضعها بمعزل عن مجرة الفيلم."
Jainizmde diğer birçok dindekinin aksine her şeye kadir bir üst varlık veya yaratıcı anlayışı yoktur.في الإسلام، الله هو أبعد من الفهم أو المساواة ولا يشبه أي من إبداعاته بأي شكل من الأشكال.
Döneyim hiçbir şeye karışmayım”.اذْهَبِي وَلاَ تُخْطِئِي أَيْضًا».
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.لكن جهود الناشطين في KPD لسحب القوات العسكرية إلى جانبهم بائت بالفشل.
Onun politikası az bir ihtimalle olağan üstüydü fakat her şeye rağmen başarılıydı.فمن الطبيعي أن يكون لديك مشاكل ولكن كل شيء على ما يرام.
Grubun üyeleri, her şeye sıfırdan başladılar.كل مؤسسات الدولة كان يجب أن تنشأ من الصفر.
Her şeye gücü yeter ve tüm yaşamı kontrol eder.الكل يريد امتلاك القوة وإخضاع الجميع له.
İlk baş rolünü ”Her Şeye Rağmen” dizisinde oynamıştır."He Gives Us All His Love" على أول ميوزيك.
Bu düşünce de düşünsel her şeye gücüyeterliliktir.وجعل للإنسان عوضا من ذلك كلّه الفكر واليد.
Tom hiçbir şeye dokunmadı.توم لم يلمس أي شيء.
Benim manevi yolculuğum her şeye açık olmaktır.Minha jornada espiritual é estar aberta a tudo.
Yapılan seçimlerin her biri kısa vadede iyi bir şeye, sonrasında kötü bir şeye dönüşebilir.Para cada uma das escolhas, algo bom a curto prazo pode tornar-se ruim posteriormente.
İkili halen Dahmer soyadını kullanmakta ve Jeffrey'i her şeye rağmen sevdiklerini belirtmektedir.Ambos afirmam que continuam a amar Jeffrey apesar dos seus crimes.
Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır.A assunção é que, se as pessoas acreditam em algo falso, irão ser constantemente assoladas por dúvidas.