Ama birkaç şeyden bahsetmeyi kabul ettim.Но я согласился прийти и сказать несколько слов по этому поводу.
Ama birkaç şeyden bahsetmeyi kabul ettim.אך הסכמתי לבוא ולומר על כך כמה דברים.
Ama birkaç şeyden bahsetmeyi kabul ettim.لكنني وافقت على المجئ و أقول بضع اشياء قليلة عن ذلك .
Ama birkaç şeyden bahsetmeyi kabul ettim.我々は、法による支配を信じ続けなければならない
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Aber heute möchte ich über etwas reden, das Sie nicht sehen können, was passiert in diesen kleinen Gehirn.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Ale dnes budu mluvit o něčem, co nemůžete vidět, o tom, co se děje v jejím malém mozečku.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Danes pa bom govorila o nečem nevidnem, in sicer o dogajanju v njenih možganih.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dar astăzi vă voi vorbi despre ceva ce nu puteți vedea, ce se petrece în acel căpșor al ei.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dnes vám však poviem o niečom, čo nemôžete vidieť, o tom, čo sa deje v jej malom mozgu.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dzisiaj powiem o czymś, czego nie możecie zobaczyć: co dzieje się w jego maleńkim mózgu.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.하지만 오늘 저는 여러분이 보지 못하는 것에 대해서 말씀드릴 것입니다. 아기의 작은 두뇌 안에서 무슨 일이 벌어지는지 말이죠.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Ma azonban olyasvalamiről fogok beszélni, amit nem látunk -- hogy mi megy végbe az aprócska agyukban.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Mas hoje vou falar sobre algo que você não consegue ver: o que acontece em seu pequeno cérebro.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Men idag ska jag tala om något som ni inte kan se, det som händer i hennes lilla hjärna.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Men i dag vil jeg tale om noget, som man ikke kan se, nemlig hvad der sker oppe i hjernen på det lille pus.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Mutta tänään kerron jostain, mitä ei voi nähdä, mitä tapahtuu hänen pienissä aivoissaan.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Oggi vi parlerò di qualcosa che non potete vedere: di quello che succede nel suo piccolo cervello.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Vandaag ga ik vertellen over iets dat je niet kan zien, wat er gebeurt daarboven in haar kleine brein.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Αλλά σήμερα θα σας μιλήσω για κάτι που δε μπορείτε να δείτε, τι συμβαίνει στο μυαλουδάκι της.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Но днес ще говоря за нещо, което не можете да видите, това което се случва в нейния малък мозък.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Но сегодня я собираюсь говорить о том, что мы не можем увидеть, о том, что происходит в её растущем мозге.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.אבל היום אדבר אתכם על מה שאינכם יכולים לראות, על מה שמתרחש במוחה הקטן.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.إلا أنني سألفت إنتباهكم اليوم إلى شيء آخر يتعذر عليكم ملاحظته, فثمة شيء يعمل داخل دماغها الصغير.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.赤ちゃんの小さな脳で起きていることについてです そこではロケット科学に劣らぬ
Ama bunlar aynı şeyden bahsediyor."5を累乗し xを得る値"
Ama bunlar aynı şeyden bahsediyor.Ale tak naprawdę mówią one dokładnie tę samą rzecz:
Ama bunlar aynı şeyden bahsediyor.Ale ve skutečnosti nám obé dávají stajnou informaci.
Ama bunlar aynı şeyden bahsediyor.하지만 완전히 같은 말을 하고 있는 것이죠:
Ama bunlar aynı şeyden bahsediyor.Verhef 5 tot de macht y om x te krijgen.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Aber zuerst möchte ich Sie um einen Gefallen bitten.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Avšak najprv by ste mi mohli urobiť láskavosť.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.De először is, megtennének egy szívességet?
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Întâi de toate, vreau să-mi faceţi o favoare.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.그전에 먼저 부탁 하나 들어주세요.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Mais tout d'abord, je veux vous demander de me faire une faveur.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Ma prima di tutto, voglio che mi facciate un favore.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Najpierw chciałbym was o coś poprosić.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Pero primero, háganme un favor,
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Trước hết, tôi muốn bạn giúp tôi một việc.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Πρώτα απ' όλα, όμως, θέλω να μου κάνετε μία χάρη.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Но първо, искам да ми направите услуга.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.Та насамперед я хочу, щоб ви зробили дещо.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.קודם כל, אני רוצה שתעשו לי טובה.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.لكن بدايةً وقبل كل شيء، أريدكم أن تُسدوا لي معروفاً.
Ama her şeyden önce, bana bir iyilik yapmanızı istiyorum.皆さんポケットの中から
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Aber davor hat es auch einen Holzfäller gegeben.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Ale na samym początku był sobie drwal...
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Dar totul înainte de asta era despre un tăietor de lemne.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.그러나 이미 그 전에, 또 다른 나무꾼이 있었어요.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Maar voor dat alles was er een houthakker.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Mais bien avant ça il y avait un bûcheron.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Ma prima di tutto ciò c'era un taglialegna.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Mas antes de tudo isso havia um lenhador.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Men før alt det var der en træskærer
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Nhưng trước khi điều đó xảy ra thì có một người tiều phu
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Pero antes de eso había un leñador.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Tapi sebelum itu ada sang tukang kayu.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Αλλά πριν από όλα αυτά υπήρχε ένας ξυλοκόπος.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Але спочатку був дроворуб.
Ama her şeyden önce bir oduncu vardı.Но до всего этого был дровосек.