şey ile cümle
şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bir papağana bakmakı için ihtiyacımız olan şeyi alalım.Let's get what we need to keep a parrot.
Bu, mikrobiyoloji temellerinden en son haberlere kadar her şeyi kapsar.It covers everything from the fundamentals of microbiology to the latest news.
"Ne hakkında düşünüyorsun?" "Hiçbir şey.""What are you thinking about?" "Nothin'..."
Seyircileri öldürme!Don't kill off bystanders!
21 ay önce kışın derinliklerinde başlayan şey bu sonbahar gecesinde sona eremez.What began 21 months ago in the depths of winter cannot end on this autumn night.
Onu her şeyden çok severim.I love him more than anything.
Şeytan Tanrı'ya dava açtı.Devil sued God.
Makas bir şey kesmez.The scissors won't cut anything.
Üzülmeyin, her şey düzelecek.Don't worry, everything will be OK.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.I would love to write hundreds of sentences on Tatoeba, but I've got things to do.
O gitmiş olmasına rağmen ben hala onu her şeyden daha çok seviyorum.Although she is gone, I still love her more than anything.
O gitmesine rağmen onu hâlâ her şeyden daha çok seviyorum.Although he is gone, I still love him more than everything.
Bir şey bilmiyorum.I don't know anything.
Kaybedecek bir şeyi olmayan birine meydan okuma.Don't challenge someone who has nothing to lose.
Açım, bu yüzden yiyecek bir şeyler alacağım.I'm hungry, so I'm going to get something to eat.
O seyahat etmek istedi.She wanted to travel.
O seyahat etmeyi sever ve ben de.He likes traveling and so do I.
Sadece net bir cevap istiyorum. Daha fazla bir şey değil.I just want a straight answer. Nothing more.
O bana geldi ve hiç anlamadığım bir şeyler söyledi.She came to me and said something that I didn't understand at all.
Her şey alt üst.Everything is upside down.
Farklı insanlar farklı şeyler inanır, ama sadece bir gerçek var.Different people believe in different things, but there is only one truth.
Ben olmayan bir şey arıyordum.I was searching for something that didn't exist.
Gerçekten her şey bitti mi?Is it really all over?
Sen sadece yanlış bir şey yapma.You just don't do anything wrong.
Seyahat etmenin en hızlı yolu uçakladır.The fastest way to travel is by plane.
O, kötü bir şey yapsa bile, onu asla kabul etmeyecektir.Even if he does something bad, he'll never admit it.
O tür şey her yerde bulunamaz.That kind of thing can't be found just anywhere.
O, balıklar hakkında o kadar şeyi nasıl öğrendi?How did she get to know so much about fish?
O, böyle bir şeye inanacak kadar aptal mı?Is she so stupid that she believes such a thing?
O, anne ve babasının onu seyrettiğinin farkında oldu.She became aware that her parents were watching her.
Onun öyle bir şey yapmasına şaşırdım.I'm surprised that she did such a thing.
Sevgi kadar değerli hiçbir şey yoktur.There's nothing as precious as love.
Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.Bribes are something that arises in conjunction with power organizations.
Benimle Lady Gaga'nın bir canlı konserini seyretmeye gitmek isteyen biri varmı?Is there anybody who would like to go see a live concert of Lady Gaga with me?
Aşk birine sahip olmadığı bir şeyi veriyor.Love is giving something one doesn't have.
Tanrı olmasaydı, o zaman her şeye izin verileceğine karar verdi.He decided that if God didn't exist then everything was permitted.
O seyahati sever.He loves traveling.
O, seyahat yapmayı sever.He loves traveling.
O seyahat etmeyi sever.He loves taking trips.
Ödünç aldığın şeyi iade etmelisin.You should return what you borrow.
Her şeyi biliyorum.I know everything.
Babam seyahat ederdi.My father used to travel.
Sessiz olun, ya da işitmeye değer bir şey konuşun.Be silent, or speak something worth hearing.
Er ya da geç o bana her şeyi anlatacak.Sooner or later he will tell me everything.
Ona söylemek istediğim bir şeyim var.I have something that I want to say to him.
Bu, onun her zaman söylediği şeylerden biridir.This is one of the things he always says.
Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” modern edebiyatın gerçek başyapıtıdır.“The Satanic Verses” by Salman Rushdie is a real masterpiece of modern literature.
Onların ilişkisi hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about their relationship.
Onların sorunlarıyla ilgili yapacak bir şeyim yok.I have nothing to do with their troubles.
Onların planı hakkında şey bilmiyorum.I don't know anything about their plan.
Her şey nasıl?How is everything?
Gramer çok karmaşık bir şey.Grammar is a very complex thing.
Dil bilgisi çok karmaşık bir şeydir.Grammar is a very complex thing.
Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi içinde geçerlidir.What I told you about him also applies to his brother.
O hiçbir şey kaçırmıyor.He doesn't miss anything.
Eğer açsan, her şeyin tadı iyidir.When you're hungry, anything tastes good.
Hiçbir şeyin senin yaptığın yemek kadar tadı güzel değil.Nothing tastes as good as the food that you make.
Yakından bakarsan hiçbir şey görmezsin.If you look closely, you don't see anything.
Bir şeyler ye lütfen.Please eat something.
Onu seyahati iptal etmeye ikna etmek zor oldu.It was difficult to persuade him to cancel the trip.