şey ile cümle

şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun söylediği her şeyi yazmaya çalıştım.I tried to write down everything he said.
Onun geçmişi hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about his past.
Onun için bir şey almalı mıyım?Should I buy something for him?
Ona itaat etmekten başka bir şey yapamıyorum.I can't do anything but obey him.
Ben bir şey duymadım.I've heard nothing.
Hiçbir şey duymadım.I've heard nothing.
Doğruyu söylemek gerekirse bu sabahtan beri bir şey yemedim.As a matter of fact, I haven't eaten anything since this morning.
Sabah kahvaltısı için bir şey yemediğimden dolayı şimdi çok açım.Since I didn't eat anything for breakfast, I'm very hungry now.
Ödül almak için elinden gelen her şeyi yaptı.He did everything he could to get the prize.
Sana söylemek istediğim bir şey var.I have something that I want to say to you.
Nancy Jack'le evlenmek gibi aptalca bir şey yapmazdı.Nancy wouldn't do a stupid thing like getting married to Jack.
Lviv hakkında şimdiye kadar hiçbir şey duymamıştım.I had never heard about Lviv before.
Bayan Ionescu, size bir şey sormak isterim.Mrs. Ionescu, I'd like to ask you something.
Gerçek dövüşte, duraksamanın çok tehlikeli bir şey olduğunu unutmamalısın.In real combat, you must not forget that hesitation is a very dangerous thing.
Herkesi affet, hiçbir şey unutma.Forgive everyone, forget nothing.
Her şeyden önce, konukseverliğin için sana teşekkür etmek istiyorum.First of all, I would like to thank you for your hospitality.
O ilginç bir şey olacağını umuyor.He hopes that something interesting happens.
Bana söylemek istediğiniz bir şey var mı?Do you have something that you want to say to me?
İçecek bir şeyiniz var mı?Do you have any drinks?
Seyahat ederken içine kapanık olmayın.Don't be self-conscious when you travel.
En iyi olduğunu düşündüğünüz şeyi yapın.Do what you think is best.
En iyi olduğunu düşündüğün şeyi yap.Do what you think is best.
Bu dünyada ölüm ve vergiler hariç hiçbir şeyin kesin olduğu söylenemez.In this world nothing can be said to be certain, except death and taxes.
Yerinde olsam, o tür bir şey yapmam.If I were you, I wouldn't do that kind of thing.
Bir Fransız filmi seyretmek istiyorsun, değil mi?You want to watch a French movie, don't you?
Bana bir bloknot ya da başka bir şey ver.Lend me a memo pad or something.
Üzerinde yazmak için bir şey ödünç alabilir miyim?Can I borrow something to write on?
Bana yazacak bir şey verin.Gimme something to write on.
Ann çikolatayı her şeyden daha çok seviyor.Ann loves chocolate more than anything.
Ben bir şey göremiyorum.I can't see anything.
Noel için ona bir şey aldın mı?Did you buy her something for Christmas?
Tanrıların yapamayacağı şey yoktur.There is nothing that the gods may not do.
Gelecek yıldan bahsedersen şeytan güler.Speak of the next year, and the devil will laugh.
Neden yapmadığınız bir şey için bile özür diliyorsunuz?Why say sorry for something you haven't even done?
Onun söylediği herhangi bir şeyi anlayamadım.I couldn't understand anything that he said.
Uzaktan bakıldığında pek çok şey hoş görünecektir.If you look from afar, most things will look nice.
Gözünüzle gördüğünüz şeylerin doğru olması şart değil.Things that you see with your eyes are not necessarily true.
Hukuk ve siyaset iki farklı şeydir.Law and politics are two different things.
İçmek için bir şey istiyorum.I would like something to drink.
Seyahat kendime izin veremediğim bir lüks.Travelling is a luxury I can't allow myself.
Paris'te görülecek çok şey var.There's a lot to see in Paris.
Onun iyi bir tarzı var, bu yüzden giydiği her şey iyi görünüyor.She has good style, so she looks good in anything she wears.
Ben sadece David Cameron hakkında yeni bir şey öğrendim.I just learned something new about David Cameron.
Hiçbir şeye üzülmeye niyeti yok.He tends to get upset over nothing.
Söylenemeyecek kadar aptalca olan her şey söylenir.Everything too stupid to say is sung.
Özel bir şey olmadı.Nothing special happened.
Geri dön, Şeytan!Go back, Satan!
Böyle bir şeyin olmasını istemiyorum.I don't want something like this to happen.
Herhangi bir şey değişti mi?Has anything changed?
Bir şey değişti mi?Has anything changed?
Bir şey söyleyeyim.Let me say one thing.
En azından yapabileceğin şey bana cevap vermek.The least you could do is to answer me.
Sana söylemek istediğim bir şeyim var.I have something I want to say to you.
Beni öldürmeyen şey güçlendirir.What does not kill me, makes me stronger.
Bir eşarp için 40 Euro mu? Daha ucuz bir şeyiniz yok mu?40 Euros for a scarf? Don't you have anything cheaper?
Başka bir şey var mı?Anything else?
Başka bir şey?Anything else?
Şakamı yapıyorsun? farklı bir şey işittim.Are you joking? I heard something else.
Seyahat çeki kabul ediyor musunuz?Do you accept traveler's checks?
Bu mağazada her şey çok pahalı.Everything is very expensive in this store.

İlgili Sayfalar