şey ile cümle
şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Herhangi bir şeyden korkmam.I am not frightened of anything.
Ben bir şey görmedim.I saw nothing.
Söyleyecek bir şey düşünemedim.I couldn't think of anything to say.
Bir şey söylemedim, bu durum onu kızdırdı.I said nothing, which made her angry.
Canım bir şey yemek istemiyor.I don't feel like eating anything.
Bir şey yiyesim gelmiyor.I can't bring myself to eat anything.
Baş vuracak bir şeyim yok.I have nothing to fall back on.
Senin dostluğuna herhangi bir şeyden daha çok değer veriyorum.I value your friendship more than anything.
Her şeyde elimden geleni yapacağım.I will do my best in everything.
Ben birçok kez seyahat ettim.I have traveled many times.
Yaz tatillerimin dörtte üçünden fazlasını seyahat ederek geçirdim.I spent more than three-quarters of my summer vacations traveling.
Evin içinde bir şeyin dolaştığını hissettim.I felt something move in the house.
Yurt dışına gitme fikrinden vazgeçmekten başka yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do but give up the idea of going abroad.
Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.I never go out without buying something.
Çevre sorunları hakkında çok şey biliyorum.I know a lot about environmental problems.
Senin yaptığın gibi böyle bir şeyi yapamam.I can't do such a thing like you did.
Her şeyi sana borçluyum.I owe everything to you.
Hiçbir şeyi senden gizlemeyeceğim.I will keep nothing back from you.
Ben aya seyahat etmek istiyorum.I want to travel to the moon.
Herhangi birinin öyle bir şey söylediğini asla duymadım.Never have I heard anyone say a thing like that.
Bugün daha fazla yapacak bir şeyim yok.I have nothing more to do today.
Bu akşam televizyonda beyzbol seyretmek istiyorum.I want to see baseball on television this evening.
Şimdi söyleyecek özel bir şeyim yok.I have nothing particular to say now.
Planımız hakkında hiçbir şey söylemedim.I didn't say anything at all about our plan.
Solak erkek arkadaşımla ortak çok şeyim yok.I don't have much in common with my left-handed boyfriend.
Yurt dışına bazen yalnız seyahat ederdim.I would sometimes travel abroad alone.
Ben yaptığım şey hakkında pişman değilim.I have no regrets about what I did.
Seçtiğim şeyin beni ilgilendirmediğini anladım.I realized that what I had chosen didn't really interest me.
Öyle bir şeyi yapabilip yapamayacağımı merak ettim.I wondered if I could do such a thing.
Arabamda seyahat etmeyi tercih ederim.I prefer to travel in my car.
Arabamda seyahat etmeyi severim.I like going on trips in my car.
O tür bir şeyi gerçekten istemiyorum.I don't really care for that sort of thing.
Dünyadaki her şeyden daha çok uçmak istiyorum.I want to fly more than anything else in the world.
Dünyanın her yerine seyahat etmek istiyorum.I want to travel all over the world.
Hayatımda asla hiçbir şey çizmedim.I have never drawn anything in my life.
Geçen hafta Nikko'ya bir seyahat yaptım.I took a trip to Nikko last week.
Öğretmenimin söylediği her şeyi dikkatlice not ettim.I carefully took down everything that my teacher said.
Öğretmenime böyle bir şey söylediğime pişmanım.I regret having said such a thing to my teacher.
Her şeyi düşünemem.I can't think of everything.
Ben başka bir şey yapamam.I can't do anything else.
Kahvaltıdan beri bir şey yemedim ve ben çok açım.I haven't eaten since breakfast and I'm very hungry.
Sık sık aynı şeyi duymaktan bıktım.I got tired of hearing the same thing so often.
Söyleyecek özel bir şeyim yok.I don't have anything particular to say.
Nara manzaralarını seyredeceğim.I am going to see the sights of Nara.
Japonya hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japonya hakkında herhangi bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Japan.
Japonya'da seyahat ediyordum.I was traveling in Japan.
Onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek için çok endişeliyim.I am very anxious to know why he did such a thing.
Ondan çok şey öğrendim.I learned a lot from him.
Yanlış bir şey yapmadığına ikna oldum.I am convinced that he did nothing wrong.
Yanlış bir şey yapmadığından eminim.I am convinced that he did nothing wrong.
Ben onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about him at all.
Ben onun için bir şey yapacağım.I will do anything for him.
Onun hislerini incitecek bir şey söylemedim.I didn't say anything to hurt his feelings.
Onun söylediği hiçbir şeyi anlayamadım.I could make nothing of what he said.
Onun söylediğinden bir şey anlayamadım.I could not understand anything he said.
Onun kitaplarından çok şey öğrendim.I learned a lot from his books.
Onu kızdıracak bir şey söylememek için dikkat ettim.I was careful not to say anything to make him angry.
Ona tam olarak ihtiyacı olan şeyi verdim.I gave her just what she needed.
Söylediği şeyi zorla anlayabildim.I could hardly make out what she said.