şey ile cümle

şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Onun gibi aptalca bir şeyi sana yaptıran nedir?What made you do a silly thing like that?
Neden her şey benim başıma geliyor?Why does everything happen to me?
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.The instant he opened the door, he smelt something burning.
TV seyretmek eğlencelidir.Watching TV is fun.
Televizyon seyrettikten sonra, ev ödevimi yapacağım.I'll do my homework after I watch television.
Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.Television shows violence, which influences, above all, younger people.
Televizyonda iyi bir şey yok.There's nothing good on television.
Televizyon sayesinde kendi odamızda beyzbol maçlarını seyretmenin keyfine varabiliyoruz.Thanks to television, we can enjoy watching baseball games in our rooms.
Televizyonda gösterilen şey, sanki, toplumun neye benzediğinin bir yansımasıdır.What is shown on television is, as it were, a reflection of what society is like.
Büyük mağazalar çok sayıda şeyler satarlar.Department stores sell numerous things.
Ben elimden gelen her şeyi yapacağım.I'll do everything I can.
Gidelim ve görebildiğimiz kadar çok şey görelim.Let's go and see as many things as we can.
Dick sanki her şeyi biliyormuş gibi konuşuyor.Dick talks as if he knew everything.
Cep harçlığını yararsız şeylere harcama.Don't waste your allowance on useless things.
Önemsiz şeylerle vakit harcama.Don't waste time on trifles.
Önemsiz şeyler hakkında onunla tartışmayacak kadar akıllıyım.I know better than to quarrel with her about trifles.
Küçük şeyler hakkında yaygara koparmayın.Don't make a fuss about trifles.
Küçük şeylerle onu rahatsız etmeyin.Don't trouble him with trifles.
Son zamanlara kadar onun hakkında bir şey bilmiyordum.I didn't know about that until quite recently.
Sana bir şey sorabilir miyim?May I ask you something?
Bir şeyler atıştırmak için gitmek ister misin?Would you like to go and get a bite to eat?
En küçük şeylerden depresyona girerim.I get depressed by the slightest things.
Benim için bir şey yapar mısın?Would you do something for me?
Affedersiniz fakat bir,şey sorabilir miyim?Excuse me, but may I ask you something.
Gitmeden önce bir şey yemelisin.You should eat something before you go.
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
Hiç kimse hiçbir şeye çaba olmadan ulaşamaz.No one can achieve anything without effort.
Hiç kimse şimdiye kadar böyle bir şey görmedi.No one ever saw such a thing.
Hayır! Ödevini yaptıktan sonra televizyon seyredebilirsin.No! After you do your homework, you can watch television.
Öylesine bir şeyi bir kez çok sık yaparsın ve cezalandırılırsın.You do such a thing once too often and get punished.
Bazen, sadece ellerim bir şey yapsın diye sigara içiyorum.Sometimes I smoke just to give my hands something to do.
Başka bir şey düşündüğü zaman bile, ölüm fikri onun aklına geldi.Even when she thought about something else, ideas of death returned to her mind.
Olabilecek her şeye karşı her zaman hazırlıklıyım.No matter what may happen, I am always prepared for it.
Oyunu sadece 529 seyirci izledi.A mere 529 spectators watched the game.
Sisten başka bir şey göremedim.I could see nothing but fog.
Seyretmekten başka bir şey yapamadı.He could do nothing but watch.
Bir şeyi asla bedava alamazsın.You never get something for nothing.
Ücretsiz bir şey alamazsın.You can't get anything for nothing.
Birçok tekne denizde seyrediyor.Many boats are sailing on the sea.
Bir sürü eski kutunun arkasında bir şey gördü.He saw something behind a lot of old boxes.
Birçok şey oldu ve programım karıştı.A lot of things happened and my schedule was messed up.
Fakat şimdi benim için bir şey kalmadı.But now, nothing is left for me.
Hiçbir şey elmas kadar sert değildir.Nothing is as hard as a diamond.
Ben mağazalarda birçok şey alırım.I get most things at the stores.
Öyle tuhaf bir şeyin gerçekleşmesi muhtemel değildir.Such a strange thing is not likely to happen.
Böyle aptalca bir şeyi nasıl söyleyebilirsin?How can you say such a foolish thing?
Böyle önemli bir şeyi unutacak kadar ne kadar ihmalkarsın!How careless you are to forget such an important thing!
Böyle bir şey söylemek için deli olmalı.He must be crazy to say such a thing.
Böyle bir şey söylemen aptallık.It is foolish of you to say such a thing.
Böyle bir şey söylemen büyük kabalık.It's very rude of you to say a thing like that.
Böyle bir şey yapmak için aptal olmalısın.You must be a fool to do such a thing.
Öyle bir şey yapmak benim dikkatsizliğimdi.It was careless of me to do something like that.
O böyle bir şey yapmayacak kadar zekidir.He is wise enough not to do such a thing.
Onun o kadar acımasız bir şey yapma yeteneğine sahip olduğunu hiç düşünmemiştim.I never thought he was capable of doing something so cruel.
Bu nedenle, onun söyleyecek çok az şeyi vardı.That being the case, he had little to say.
Öyle bir şeyi satın almayı göze alamam.I cannot afford to buy such a thing.
Asla böyle bir şey görmedim.Never have I seen such a thing.
Böyle şeylerin var olduğuna inanmıyorum.I don't believe such things exist.
Böyle aptalca bir şey yaparsanız, insanlar size güler.If you do such a foolish thing, people will laugh at you.
Böyle aptalca bir şey için endişe etme.Don't worry about such a silly thing.

İlgili Sayfalar