Ana içeriğe geç
Sözlük

şey ile cümle

şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Söyleyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to say?
Bana içecek güzel bir şey ver.Give me something nice to drink.
Hayatın pahasına niçin öyle aptalca bir şey yaptın?Why did you do such a foolish thing at the risk of your life?
Yeni evli Japon erkek niçin karısı hakkında kötü bir şey söyledi?Why did the newly married Japanese man say something bad about his wife?
Niçin ona öyle bir şey söyledin?Why did you say such a thing to him?
Nasıl olduda bir şey söylemedin?How come you didn't say anything?
Eğer bir şey yapmaya değiyorsa, kötü olarak yapmaya değer.If a thing is worth doing it is worth doing badly.
Hâlâ yapılacak çok şey var.There still remains much to be done.
Güneş altında herhangi bir şey hakkında konuşabilirsiniz.You can talk about anything under the sun.
Her şeyin bir zamanı vardır.There is a time for everything.
Her şey için bir zaman vardır.There is a time for everything.
En küçük bir çocuk bile böyle bir şeyin ne olduğunu bilir.Even the smallest child knows that kind a thing.
Onu hiçbir şey kızdıramaz.Nothing ever makes him angry.
Hiçbir şey onu kandırmama teşvik etmedi.Nothing would tempt me to deceive him.
Bu kitabı her şeyden fazla seviyorum.I love this book above all.
Her şeyden önce, mantık kesin tanımlar gerektirir.Above all, logic requires precise definitions.
Her şeyden önce, ne yediğinize ve içtiğinize dikkat edin.Above all, be careful about what you eat and drink.
Her şeyden önce bunu yapalım.Let's do this first of all.
Tom ders çalışmanın dışında herhangi bir şey yapar.Tom does anything but study.
Ona bir şey sormadığı için Tom mutsuzdu.Tom was unhappy because she wouldn't ask him anything.
Tom, ki o naziktir, benim için herhangi bir şey yapmaktan memnunu olacaktır.Tom, who is kind, will be glad to do anything for me.
Tom onun hakkında bir şey yapacak.Tom is going to do something about it.
Tom solgun görünüyor. Ona bir şey mi oldu?Tom looks pale. Is anything the matter with him?
Tom yaptığı her şeyde kendini beğenir.Tom enjoys himself at everything he does.
Tom yaptığı her şeyden keyif alır.Tom enjoys himself at everything he does.
Tom müzisyen gibi bir şey.Tom is something of a musician.
Tom orada kırmızı bir şey gördü.Tom saw something red there.
Tom'un karnesi arzu edilecek çok şey bırakıyor.Tom's report leaves much to be desired.
Ülkeniz hakkında çok şey bilmenizi istiyorum.I want to know about your country so much.
Bu arada sana söyleyecek bir şeyim var.By the way, I have something to tell you.
Ağlama. Yanlış bir şey yok.Don't cry. There's nothing wrong.
Ağlama. Kötü bir şey yok.Don't cry. There's nothing wrong.
Her şeyin nerede olduğunu biliyorsun.You know where everything is.
Sana bir şey mi oldu?Is something wrong with you?
Bana bir şey yanlış gibi görünüyor.It seems to me that something is wrong.
O bir şey hatırlatıyor.That rings a bell.
Bir bakışta yanlış bir şey olduğunu söyleyebildim.I could tell at a glance that something was wrong.
Motorda hatalı bir şey olmalı.There must be something wrong with the engine.
Aklıma gelmişken, son zamanlarda Carter ile ilgili bir şey gördün mü?By the way, have you seen anything of Carter lately?
O, geçmişi hakkında her şeyi biliyor gibi görünüyor.He seems to know all about her past.
Hiçbir şey onu ikna etmezdi.Nothing would persuade him.
Yapılacak bir şey yok.It can't be helped.
Niçin öyle bir şey hakkında kızgın?Why is he angry about something like that?
Onu bu kadar sinirlendiren şey konusunda yanılıyorsun.You are mistaken as to what makes him so nervous.
Benim en sevdiğim rengin yeşil olduğunu sana düşündüren şey nedir?What made you think that my favorite color was green?
Onu söylediğim şeye inandıramadım.I could never make him believe what I said.
Niçin bir şey söylemedin?Why didn't you say anything?
Neden böyle aptalca bir şey söyledin?Why did you say such a stupid thing?
Nasıl bu kadar saçma bir şey söyleyebilirsin?How can you say such a silly thing?
Öyle aptalca bir şeyi sana ne söyletti?What made you say such a stupid thing as that?
Bana seni öyle depresif yapan şeyi söyle.Tell me what makes you so depressed.
Böyle bir şey nasıl oldu?How did such a thing come about?
Onun gibi aptalca bir şeyi sana yaptıran nedir?What made you do a silly thing like that?
Neden her şey benim başıma geliyor?Why does everything happen to me?
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.The instant he opened the door, he smelt something burning.
Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.Television shows violence, which influences, above all, younger people.
Televizyonda iyi bir şey yok.There's nothing good on television.
Televizyonda gösterilen şey, sanki, toplumun neye benzediğinin bir yansımasıdır.What is shown on television is, as it were, a reflection of what society is like.
Büyük mağazalar çok sayıda şeyler satarlar.Department stores sell numerous things.
Ben elimden gelen her şeyi yapacağım.I'll do everything I can.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şey ile cümle - Sayfa 10 - şey kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App