şevket ile cümle
şevket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şevketi bostanlar ayıklanarak yıkanır, ince uzun doğranır.O sapo vai urinar em cima deles, se estão muito secos.
Şevket daha sonra boşanır ama Funda'nın ajan olduğunu öğrenir.Mais tarde Cutter descobre, mas deixa Abby ficar com ele.
24 ^ Aydemir, Şevket Süreyya.2× per uur naar Veenendaal, Rhenen.
Babası Süleyman Şevket Bey, o sene hayatını yitirmişti.Hij volgde hierbij zijn vader, Hein Bouwman, op die in dat jaar overleden is.
Ayaşlı ve Kiracıları, Memduh Şevket Esendal.Nawoord bij Huurders en onderhuurders en bij Sleuteloog van Hella S. Haasse.
Öte yandan Deli Kenandan saklanan Şevket kılıktan kılığa girmiştir.Aan de andere kant, je had er rare snuiters onder.
Eser, Şevket Rado ailesinin özel koleksiyonunda yer almaktadır.De brieven aan Felice bevinden zich in een privécollectie.
Hasan Şevket kendisiyle hesaplaşıyor.Kaspian opowiada im o sobie.
17 Aralık - Türk-İş Başkanlığı'na Şevket Yılmaz seçildi.17 stycznia – ostatnie posiedzenie okupacyjnego rządu Generalnego Gubernatorstwa.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 14. ^ Şevketoğlu, Münir (2006).Från bergsdlag och bondebygd 44 (1993).
Sevket Hayat Kadını(1986) ....A Taste for Death (1986; "Smak för döden").
Şevket bu sırada kayın biraderi ve rejimin varisi Beşar Esad 'le yakın ilişki kurdu.Vid denna tid styrdes landet av ett råd där hennes morbror Sten och svåger Per Brahe ingick.
Gazete, Mahmud Şevket Paşa'nın katli hakkındaki bir haber nedeniyle 13 Haziran 1913 günü kapatıldı.Газета була закрита в зв'язку з повідомленням про вбивство Махмуд Шевкет-паші 13 червня 1913-го року.
Edirne Vilayet Matbaası Müdürü Şevket Dağdeviren'in yazdığı 1892 tarihli salnameye göre;Згідно зі свідченнями 1892 року, написаним ketevket Dağdeviren, директором провінційної друкарні Одірне ;
Edirne Vilayet Matbaası Müdürü Şevket Dağdeviren'in yazdığı 1892 tarihli salnameye göre;Дані згідно з щорічником 1892 року, написаним Шевкетом Дагдевіреном, директором провінційної друкарні Едірне.
Bu sırada bir bombalı saldırıda Mahmut Şevket Paşa öldürüldü.Při syrské palbě byl tehdy zabit jeden člen kibucu Gadot.
Eğer onunla gitmez ise Şevketi'de Zeynep'ide öldüreceğini söylemiştir.Když to nevyjde, spoléhají na to, že ho zabije v koridě býk.
Görevleri sırasında yolu onu uzak Batı’ya ve Sauron’nun hizmetkarlarının yollarını öğrendiği Doğu’ya sevketti.Osaměle putoval dál na Východ a daleký jih a zkoumal lidská srdce a Sauronovy služebníky.
Şevket Osman'a tokatçılığı öğretir.Odinin oli opetettava pojalleen nöyryyttä.
Sevket Hayat Kadını(1986) ....Lige lovlig live (1986).
24 ^ Aydemir, Şevket Süreyya.24 volt stik til anhængere.
"Osmanlı Basınında Mahmud Şevket Paşa Suikastı" (PDF)."Profile: Egypt armed forces chief Abdul Fattah al-Sisi".
Tiyatro sanatçısı Şevket Çoruh, bu okuldan mezun olmuştur.Teaterets tidligere faciliteter er i dag overtaget af gymnasiet.
Şevket Bey, Balkan Savaşı'nda esir düştü ve Sarayiçi'ne götürüldü.Poncelet trở thành tù binh chiến tranh và bị giam giữ ở Saratov .
Sevket Hayat Kadını(1986) ....Ác nam (1986) Điềm mật thập lục tuế (1986)...
Şevket Osman'a tokatçılığı öğretir.立花先生 ウィンドウサーフィンを教える先生。
24 ^ Aydemir, Şevket Süreyya.至元二十四年,改屬般陽路。
Asıf Şevket Şam Üniversitesi'nde okurken aynı okulda okuyan Büşra Esad ile tanışmıştı.與士郎在同一個學園讀書的美女魔術師。
Avni Yalçın - Şevket Gürsoy.曰鹿泉,石固寨。
Asıf Şevket bu sırada ülkedeki en güçlü siyasi isim oldu.תאגידי העל הפכו לכוח פוליטי החזק ביותר בעולם.
İki ulus arasında birçok ortak payda (dil ve tarih gibi) onları müttefikliğe sevketti.עיתונים רבים של שתי המדינות הביעו תמיכה בברית.
Kuvvetlerini Suriye'ye sevketmeye başladı.הם נהנו מאשליית הכוח שלהם בביירות.
12 Nisan'dan itibaren Şevket Vërlaci'nin hükümetinde Adalet Bakanı olarak görev yapıyordu.Od 2. srpnja 2001. godine obavlja poslove ministra pravde u Vladi RCG.
Şevket Altuğ, diziden ayrıldığında toplam 74 bölüm çekilmişti.Dokopy ich dostal 74 predtým, ako sa zmenil bodový systém.
Şevket Dağ 1944 Ressam.Planinski vestnik 1944.
Öte yandan Deli Kenandan saklanan Şevket kılıktan kılığa girmiştir.To pomeni, da sem pred ljubljeno osebo nag, še preden se slečem.
Ortada Şevket Turgut Paşa'nın 2. Kolordusunun Karaağaç'taki mevzileri de yarılmak üzereydi.Verjetno so požgali tudi hetitsko drugo prestolnico Šapinuvo.
Düşünmeye Çağrı (Mazhar Şevket İpşiroğlu ile beraber.)Delati utruja (soprevajalka, z Gašperjem Malejem).
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Şevket Yücel".Ščenavičius Vytautas (Kaunas).
Şevketi hem satveti dâim ola fiküll-i hîn.Pranciškaus kermošius.
Şevket, N., 1931.Kasvatus, nr 3, 1931.
Bu kişi Karadeniz Boğaz Komutanı Galatalı Şevket Bey'dir.Temast sai tollase riigijuhi kindral Saw Maungi parem käsi.
1924 yılı içerisinde Şevket Süreyya Aydemir de dergiye katılır.1924 ühines Amerika Teekäija ajakirjaga Teekäija.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Az ENSZ rohamtempóban akart embereket és felszerelést küldeni arra a területre.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.De V.N. wou snel mensen en goederen naar het gebied sturen.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Die U.N. wollte Menschen und Hilfsmittel in die Region bringen.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.FN ville snabbt få personal och utrustning på plats men det fanns inga kartor.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.La ONU quería enviar inmediatamente gente y provisiones al área.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Le Nazioni Unite volevano spedire personale e aiuti nell'area colpita, ma non c'erano mappe.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Liên Hiệp Quốc muốn nhanh chóng đưa người và hàng hoá tới vùng bị nạn.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.ONU voia să trimită ajutoare în zonă.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.ONZ chciało jak najszybciej dostarczyć ratowników i zaopatrzenie.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.OSN chtělo rychle do oblasti dodat podporu a materiální pomoc.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.PBB ingin segera mengirimkan relawan dan bantuan ke area bencana.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.U.N. chceli nahnať ľudí a zásoby do oblasti.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.UN은 해당 지역에 인력과 물자를 서둘러 투입하려고 했습니다.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Združeni narodi so želeli na območje naglo poslati ljudi in zaloge pomoči.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.Ο ΟΗΕ ήθελε να στείλει ανθρώπους και εφόδια στην περιοχή.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.ООН хотіла надіслати рядувальників та продукти харчування.
Birleşmiş Milletler acil olarak bölgeye insan ve erzak sevketmek istedi.От ООН искаха да докарат хора и припаси в района.