Ana içeriğe geç
Sözlük

şev ile cümle

şev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
13
ORT. KELİME
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Sébuel pedig Gersonnak, a Mózes fiának fia a kincs fõgondviselõje volt.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Subaèl figlio di Gherson, figlio di Mosè, era sovrintendente dei tesori
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.var Sjubael, en Søn af Moses's Søn Gersom, Overopsynsmand over Skattene.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.war Sebuel, der Sohn Gersoms, des Sohnes Mose's, Fürst über die Schätze.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.ο μεν Σεβουηλ ο υιος του Γηρσωμ, υιου του Μωυσεως ητο επιστατης επι τους θησαυρους.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Суваил, син на Гирсама, Моисеевия син, бе надзирател над съкровищата.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Шевуил, сын Гирсона, сына Моисеева, был главным смотрителем за сокровищницами.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.ושבאל בן גרשום בן משה נגיד על האצרות׃
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.كان شبوئيل بن جرشوم بن موسى وكان رئيسا على الخزائن.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.摩 西 的 孫 子 革 舜 的 兒 子 細 布 業 掌 管 府 庫
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.摩西 的 孫子 革舜 的 兒子細 布業 掌管 府庫
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.En saanut sitä peliä toimimaan.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Ich konnte dieses Ding einfach nicht zum Funktionieren bringen, egal wie oft oder wie stark ich hineinbließ.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Ik kreeg het niet voor elkaar ongeacht hoe vaak en hoe hard ik erin blies.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Jag fick inte denna grej att fungera hur ofta eller hur mycket jag än blåste i den.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Jeg kunne ikke få den ting til at virke ligegyldigt hvor ofte og hvor hårdt jeg pustede i den.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Je n'arrivais pas à faire marcher ce machin peu importe comment je soufflais dedans.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.아무리 자주 불어대도 제대로 되지가 않더라고요.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Não consegui tocar por mais que tentasse. Simplesmente não resultou.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nem tudtam megszólaltatni, akármilyen gyakran és erősen fújtam bele.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nepodarilo sa mi tu vec rozbehnúť bez ohľadu na to, ako často a ako silno som do toho udieral-
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nešlo mi to, ať jsem do toho foukal sebevíc,
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nie mogłem sprawić żeby działała nie ważne jak mocno w nią dmuchałem.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Non riuscivo a far funzionare 'sta cosa per quanto spesso e forte ci soffiassi dentro.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.No pude hacer que funcionara sin importar lo mucho que practicara.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Nu am putut să fac lucrul acela să meargă oricât de tare am încercat să suflu în el.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Saya tidak dapat membuat benda ini untuk bekerja tidak peduli betapa sering dan betapa kuatnya saya meniupnya.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Te reči nisem mogel spraviti v delovanje, ne glede na to, kako pogosto in kako močno sem pihal vanjo.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Tôi không tài nào làm thứ đó hoạt động được bất kể là tôi cố gắng thế nào.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Δεν μπορούσα να κάνω αυτό το πράγμα να δουλέψει ανεξαρτήτως της προσπάθειας που κατέβαλα.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Мне никак не удавалось заставить её заиграть, хотя я очень усердно дул в неё.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Не можах да накарам това нещо да работи без значение колко често и колко усилено удрях по него.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.Я не навчився грати на гітарі, байдуже, як часто або як затято я брався за неї.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.לא יכלתי לגרום לדבר הזה לפעול, לא משנה כמה פעמים או כמה חזק נשפתי לתוכו.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.لم أستطع أن أجعل هذا الشيء يعمل بغض النظر عن المرات أو مدى محاولاتي الجاهدة للنفخ فيه.
Ne kadar uğraştıysam aleti çalıştırmayı başaramadım halbuki ne kadar sık ve şevkle üflerdim içine.いくら一生懸命に吹いても まったくダメでした
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.A gdy był zwleczony z drogi, bieżał każdy mąż za Joabem, goniąc Sebę, syna Bichry.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.A když byl odvlečen z cesty, šel jeden každý za Joábem, aby honili Sebu syna Bichri.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.A keď bol odprataný s cesty, prešiel ta každý za Joábom stíhať Šebu, syna Bichriho.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Da er nun aus der Straße getan war, folgte jedermann Joab nach, Seba, dem Sohn Bichris, nachzujagen.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Da han var ført bort fra landeveien, gikk hver mann forbi og fulgte Joab for å sette efter Seba, Bikris sønn.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Dupăce a fost luat din drum, fiecare a urmat pe Ioab, ca să urmărească pe Şeba, fiul lui Bicri.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.아마사를 큰 길에서 옮겨가매 사람들이 다 요압을 따라 비그리의 아들 세바를 쫓아가니라
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Ko je torej bil odpravljen s ceste, je šlo vse ljudstvo naprej za Joabom, da pode Seba, sina Bikrijevega.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Mas removido Amasa do caminho, todos os homens seguiram a Joabe, para perseguirem a Sebá, filho de Bicri.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Minekutána pedig kivonták az útról, minden ember Joáb után siet vala, hogy üldözzék Sébát, Bikrinek fiát.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Nu het lijk niet meer op de weg lag, sloot iedereen zich bij Joab aan om Seba gevangen te nemen.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Quand il fut ôté de la route, chacun suivit Joab, afin de poursuivre Schéba, fils de Bicri.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Så snart han var fjernet fra Vejen, fulgte alle efter Joab for at sætte efter Sjeba, Bikris Søn.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.И като беше преместен от пътя, всички люде отидоха подир Иоава за да преследват Савея Вихриевия син.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.כאשר הגה מן המסלה עבר כל איש אחרי יואב לרדף אחרי שבע בן בכרי׃
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.فلما نقل عن السكة عبر كل انسان وراء يوآب لاتباع شبع بن بكري.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.屍 身 從 路 上 挪 移 之 後 、 眾 民 就 都 跟 隨 約 押 、 去 追 趕 比 基 利 的 兒 子 示 巴
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.屍身從路 上 挪移 之後 、 眾民 就 都 跟 隨約 押 、 去 追趕 比 基利 的 兒子 示 巴
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.A vyšiel k nemu Elijakim, syn Hilkiášov, ktorý bol nad domom, a Šebna, pisár, a Joach, syn Azafov, kancelár.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.Da gik Paladsøversten Eljakim, Hilkijas Søn, Statsskriveren Sjebna og Kansleren Joa, Asafs Søn, ud til ham.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.És kijöve hozzá Eljákim a Hilkiás fia az udvarnagy, és Sebna az íródeák, és Jóák Asáfnak fia az emlékíró.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.힐기야의 아들 궁내 대신 엘리아김과 서기관 셉나와 아삽의 아들 사관 요아가 그에게 나아가니라
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.Tedy vyšel k němu Eliakim syn Helkiášův, kterýž byl správce domu, a Sobna písař, a Joach syn Azafův, kancléř.
Saray sorumlusu Hilkiya oğlu Elyakim, Yazman Şevna ve devlet tarihçisi Asaf oğlu Yoah onu karşılamaya çıktı.И вышел к нему Елиаким, сын Хелкиин, начальник дворца, и Севна писец, и Иоах, сын Асафов, дееписатель.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod