Tom'un sert olduğunu sanmam.I don't think Tom is tough.
Biraz sersem hissettim.I felt a little woozy.
Ben sersem hissettim.I felt woozy.
Sami'nin serbest bırakılması planlanıyordu.Sami was scheduled for release.
Sami seri bir cinsel katil.Sami is a serial sexual murderer.
Jeff Bezos'un net serveti yaklaşık 120 milyar dolar civarında tahmin ediliyor.Jeff Bezos' net worth is estimated at around $120 billions.
Sami kendinin kirli küçük sırrını gözler önüne serdi.Sami revealed his dirty little secret.
Sami serbest bırakıldı ve günlük hayatına devam etti.Sami was released and went about his daily life.
Hem Tom hem de Mary serbest tasarımcılardır.Both Tom and Mary are freelance designers.
Sami sersemlemiş ve kafası karışmış görünüyordu.Sami appeared dazed and confused.
Sami, popüler deniz ürünleri restoranı ile küçük bir servet kazandı.Sami built a small fortune with his popular seafood restaurant.
Sami eskort servisi işletti.Sami ran an escort service.
Sami, Leyla'yı kefaletle serbest bıraktı.Sami bailed Layla out.
Sami ve Leyla şerit tipi bir alışveriş merkezinde buluşma ayarladılar.Sami and Layla arranged to meet at a strip mall.
Sami cumartesi serbest bırakılıyor.Sami is being released on Saturday.
Döküldükten sonra beton sertleşir.Concrete hardens after it's poured.
Sami, Ferit'in bir seri katil olduğuna ikna olmuştu.Sami was convinced that Farid was a serial killer.
Sami şartlı tahliyeyle serbest bırakıldı.Sami was released on parole.
Sami yalan makinesi testini geçti ve serbest kaldı.Sami passed the polygraph test and walked free.
Sami poligraf testini geçti ve serbest kaldı.Sami passed the polygraph test and walked free.
Serseriler tarafından saldırıya uğradık.We were attacked by ruffians.
Bunun bir servete mal olmalı!This must have cost a fortune!
Saat 2.30 dan sonra serbest olacağım.I'll be free after 2:30.
Sami bir fahişeyi, sert bir müşteriden kurtardı.Sami rescued a prostitute from a violent client.
Sami ne kadar sert olduğunu kanıtlamak istedi.Sami wanted to prove how tough he was.
Sami, Leyla'ya lezzetli bir akşam yemeği servis etti.Sami served Layla a delicious dinner.
Sami asla serbest bırakılamaz.Sami will never be released.
Sami hızla serbest bırakıldı.Sami was quickly released.
Sami çabucak serbest bırakıldı.Sami was quickly released.
Sami 2006'da serbest bırakıldı.Sami was released in 2006.
Sami servetini bırakmak istemedi.Sami didn't want to give up his wealth.
Sami servetinden vazgeçmek istemedi.Sami didn't want to give up his wealth.
Sami'nin net serveti milyonlarca idi.Sami's net worth was in the multi-millions.
Önce başkalarına servis et.Serve others first.
Sami benzini Leyla'nın evinin çevresine serpti.Sami splashed gasoline around Layla's house.
Sami, Guantanamo'dan serbest bırakıldı.Sami was freed from Guantanamo.
Sami daha sert olmaya başladı.Sami started getting more violent.
Sami, Mısır istihbarat servisleri tarafından tutuluyor.Sami is being held by the Egyptian intelligence services.
Sami, Leyla'ya biraz meyve suyu servis etti.Sami served Layla some juice.
Sami'nin serveti patlama yaşıyordu.Sami's wealth was booming.
Sami 1996'da serbest bırakıldı.Sami was released in 1996.
Sami zenginliğini göz önüne seriyordu.Sami was flaunting his wealth.
Sami tüm servetini hayır kurumuna bıraktı.Sami left his entire fortune to charity.
Sami servetini bağışladı.Sami donated his wealth.
Sami'nin babası sert bir adamdı.Sami's father was a violent man.
Sami sert görünüyordu.Sami looked rough.
Sami acil serviste çalıştı.Sami worked at the emergency room.
Sami 2016'da hapishaneden serbest bırakıldı.Sami was released from jail in 2016.
Sami hapishaneden serbest bırakıldı.Sami was released from prison.
Sami az önce serbest bırakıldı.Sami has just been released.
Sami seri bir tacizciydi.Sami was a serial molester.
Sami Bekir sert bir savcıdır.Sami Bakir is a tough prosecutor.
Sami servetini kaybediyordu.Sami was losing his fortune.
Sami bir eskort servisini aradı ve alışıldık kızlarından birini istedi.Sami phoned an escort service and asked for one of his regular girls.
Tom o kadar çok sert güldü ki osurdu.Tom laughed so hard he farted.
Tom hala sersemlemişti.Tom is still dazed.
Tom sert bir kahkahayla cevap verdi.Tom answered with a harsh laugh.
Sami şerif departmanına gitti.Sami went to the sheriff's department.
Mekan serbest değil.The place isn't free.
Ilk servet sağlıktır.The first wealth is health.