şemsiye ile cümle

şemsiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yanlışlıkla şemsiyemi aldı.Tom took my umbrella by mistake.
Tom'un şemsiyesi var, ancak Mary'nin yok.Tom has an umbrella, but Mary doesn't.
Tom Mary'den ödünç bir şemsiye aldı.Tom borrowed an umbrella from Mary.
Bir şemsiyem yok.I don't own an umbrella.
O şemsiyeyi bana ver.Hand me that umbrella.
Bu korkunç bir şemsiye.This is a terrible umbrella.
Şemsiyem kırık.My umbrella broke.
Şemsiyeler rüzgarlı günlerde pek iyi çalışmazlar.Umbrellas don't work very well on windy days.
Şemsiyesini bir otobüste unutmuş.She has forgotten her umbrella in a bus.
Size ödünç verebileceğim ekstra bir şemsiyem var.I have an extra umbrella I could lend you.
Tom şemsiyesiyle Mary'ye vurdu.Tom hit Mary with his umbrella.
Şemsiyemi sizin evinizde mi bıraktım?Did I leave my umbrella at your house?
Tom, Mary'nin şemsiyesini ödünç aldı.Tom borrowed Mary's umbrella.
Bugün gerçekten bir şemsiyeye ihtiyacın var mı?Do you really need an umbrella today?
Benim şemsiyemi kullanabilirsin.You can use my umbrella.
Tom'un bir şemsiyesi yok.Tom doesn't have an umbrella.
İstersen şemsiyemi kullanabilirsin.You can use my umbrella if you want.
Tom ona kimin bir şemsiye vereceğini düşündü?Who did Tom think would lend him an umbrella?
Şemsiyen nerede?Where's your umbrella?
Tom'a şemsiyemi kullanabileceğini kim söyledi?Who told Tom that he could use my umbrella?
Şemsiyemin altına gir.Get under my umbrella.
Mary şemsiyesini unuttu.Mary forgot her umbrella.
Ona bir balığın bir şemsiyeye ihtiyacı olduğu kadar çok ihtiyacım var.I need him as much as a fish needs an umbrella.
Tom şemsiyesini bana ödünç verdi.Tom lent his umbrella to me.
Tom, bir şemsiyesi olmayan tek kişi.Tom is the only one who doesn't have an umbrella.
Tom, bir şemsiye ödünç alması gerektiğini söyledi.Tom said he needed to borrow an umbrella.
Bunun Tom'un şemsiyesi olmadığına eminim.I'm sure that's not Tom's umbrella.
Onun Tom'un şemsiyesi olmadığına eminim.I'm sure that's not Tom's umbrella.
Belki bir şemsiye ödünç alabilirsin.Perhaps you could borrow an umbrella.
Şemsiyeni almayı unutma.Don't forget to take your umbrella.
Bu şemsiye benim değil.This umbrella isn't mine.
Benim bir şemsiyem yok.I don't have an umbrella.
Hangi şemsiye senin?Which umbrella is yours?
Bu şemsiye benim.This umbrella is mine.
Şemsiyeni kaybettiğinden haberim yoktu.I didn't know you'd lost your umbrella.
Şemsiyeni nereye bıraktığını biliyorum.I know where you left your umbrella.
Tom'un şemsiyesi yoktu.Tom didn't have an umbrella.
Şemsiyemi Tom'a ödünç verdim, Mary'ye vermedim.I lent my umbrella to Tom, not Mary.
Sizce şemsiye almamız gerekiyor mu?Do you think we should take umbrellas with us?
Tom şemsiyesini almak için arabasına geri döndü.Tom went back to his car to get his umbrella.
Yanına bir şemsiye alacak mısın?Are you going to take an umbrella with you?
Tom Mary'nin arabasındaki şemsiyesini unuttu.Tom forgot his umbrella in Mary's car.
Şemsiyemi nerede bıraktığımı bilmiyorum.I don't know where I left my umbrella.
Bunlar Tom'un ve Mary'nin şemsiyeleri.These are Tom's and Mary's umbrellas.
Tom şemsiyesini Mary'nin arabasında bıraktı.Tom left his umbrella in Mary's car.
Bırak geri dönüp bir şemsiye alayım.Let me go back and get an umbrella.
Sana yeni bir şemsiye alacağım.I'll buy you a new umbrella.
Bunun Tom'un şemsiyesi olduğuna eminim.I'm pretty sure that this is Tom's umbrella.
Yağmur yağabilir, bu yüzden şemsiyenizi yanınıza alın.It might rain, so take your umbrella with you.
Yanıma bir şemsiye alacağım.I'm going to take an umbrella with me.
Tom bir şemsiye taşımıyordu.Tom wasn't carrying an umbrella.
Tom şemsiye taşımıyor.Tom isn't carrying an umbrella.
Yanıma bir şemsiye alıyorum.I'm taking an umbrella with me.
Şemsiyeni ödünç alabilir miyim?Could I borrow your umbrella?
Evet, bir şemsiye al.Yes, take an umbrella.
Evet, bir şemsiye alın.Yes, take an umbrella.
Bu şemsiye Tom'un mu?Is this umbrella Tom's?
Tom'a şemsiyemi yanında götürmesini tavsiye ettim.I advised Tom to take my umbrella with him.
Tom bir şemsiye taşıyor çünkü evini terk ettiği zaman yağmur yağıyordu.Tom is carrying an umbrella because it was raining when he left his house.
Tom, Mary'nin şemsiyesini çaldı.Tom stole Mary's umbrella.
İlgili Sayfalar