şemsiye ile cümle
şemsiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Şemsiyemi unuttum ve yağmurda ıslandım.I forgot my umbrella and got drenched in the rain.
Tom şemsiyemi benim için tamir etti.Tom fixed my umbrella for me.
O bana geçen gün kaybettiğin şemsiyeyi hatırlatıyor. Onu buldun mu?By the way, did you find the umbrella you said you'd lost the other day?
Geçen gün şemsiyeni kaybettiğini söyledin. Şu ana kadar onu buldun mu?The other day you said you lost your umbrella. Did you ever find it?
Tom her zaman şemsiyelerini kaybeder.Tom always loses his umbrellas.
Yağmur yağacağından korktuğum için şemsiyemi getirdim.I brought my umbrella along, because I was scared it would rain.
Sen Mary için pahalı bir şemsiye aldın.You bought an expensive umbrella for Mary.
Bir şemsiyeye ihtiyacın var mı?Do you need an umbrella?
Bu şarkıyı şemsiyeme ithaf ediyorum.I dedicate this song to my umbrella.
Yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you.
Bu şemsiye, o kimin?This umbrella, whose is it?
O, şemsiyesini açmadan yağmurda yürümeye devam etti.He continued to walk in the rain without putting up his umbrella.
Şemsiyem hâlâ Tom'da.Tom still has my umbrella.
Yağmur yağabilir gibi görünüyor. Şemsiyeni unutma.It looks like it might rain. Don't forget your umbrella.
Beyaz şemsiye sizin.The white umbrella is yours.
Neredeyse şemsiyemi unuttum.I almost forgot my umbrella.
Onun şemsiyesini yanlışlıkla aldı.I unintentionally took his umbrella.
Onun şemsiyesini yanlışlıkla aldım.I took his umbrella without meaning to.
Yanlışlıkla Tom'un şemsiyesini aldım.I took Tom's umbrella by mistake.
Bir şemsiye getirdiğini umuyorum.I hope you brought an umbrella.
Bu şemsiyeyi üç yıl önce aldım.I bought this umbrella three years ago.
Ben bir şemsiye olmadan yağmurda eve yürüdüm.I walked home in the rain without an umbrella.
Tom'un şemsiyesini nereye koyduğunu bilmiyorum.I don't know where Tom put his umbrella.
Yağmur yağdığında şemsiyeler çok faydalıdır.Umbrellas are very useful when it's raining.
Yağmur yağarken ıslanmak istemiyorsan sana bir şemsiye gerekir.You need an umbrella when it's raining if you don't want to get wet.
Bu benim şemsiyem değil. O başka birine ait.This isn't my umbrella. It belongs to someone else.
Şemsiyeyi sen aldın.You took the umbrella.
Sanırım şemsiyem sende.I think that you have my umbrella.
Sanırım şemsiyeme sahipsin.I think that you have my umbrella.
Keşke bir şemsiye getirseydim.I wish I had brought an umbrella.
Yanımda bir şemsiye getirmeyi unuttum.I forgot to bring an umbrella with me.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama her ihtimale karşı bir şemsiye alacağım.I don't think it will rain, but I'll take an umbrella just in case.
Bugün muhtemelen yağmur yağacak, bu yüzden şemsiyeni alsan iyi olur.It's likely to rain today, so you'd better take your umbrella.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama her ihtimale karşı yanıma bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella with me, just in case.
Tom yeni şemsiyesini kaybetti.Tom has lost his new umbrella.
Bir şemsiye ödünç alabilir miyim?Can I borrow an umbrella?
Ben bir şemsiye ödünç alabilir miyim?May I borrow an umbrella?
Tom şemsiyesini sınıfta bıraktı.Tom left his umbrella in the classroom.
Tom şemsiyemi çaldı.Tom walked off with my umbrella.
Tom yine şemsiyesini kaybetti.Tom has lost his umbrella again.
Tom sana şemsiyesini ödünç verecek.Tom will lend you his umbrella.
Tom şemsiye çaldı.Tom stole my umbrella.
Arabamda bir şemsiyem var.I have an umbrella in my car.
Şemsiyemi Tom'a ödünç verdim.I lent my umbrella to Tom.
Geçen hafta şemsiyemi burada bıraktım.I left my umbrella here last week.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağma ihtimaline karşın bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella just in case it does.
Neyse ki, Tom'un fazladan bir şemsiyesi vardı.Luckily, Tom had an extra umbrella.
Tom şemsiyesini arabasında unuttu.Tom forgot his umbrella in his car.
Şemsiyesi olmayan bir tek Tom olmayacak.Tom won't be the only one without an umbrella.
Tom'un, şemsiyesini nereye koyduğu hakkında hiç fikrim yok.I have no idea where Tom put his umbrella.
Bunun kimin şemsiyesi olduğunu bilmiyorum.I don't know whose umbrella this is.
Bu, Tom'un şemsiyesine benzemiyor.This doesn't look like Tom's umbrella.
Şemsiyeni sana geri vermeyi unuttum.I forgot to return your umbrella to you.
Kaçınızın bir şemsiyesi yok?How many of you don't have an umbrella?
Şemsiyen bende.I have your umbrella.
Bir şemsiyeye ihtiyacım var.I need an umbrella.
Bana ödünç verdiğin şemsiye hala bende.I still have the umbrella you lent me.
Sanırım bugün bir şemsiyeye ihtiyacım olacak.I think I'll need an umbrella today.
Tom'un şemsiyesini sormadan ödünç aldım.I borrowed Tom's umbrella without asking.
Tom'un şemsiyesini rica etmeden ödünç aldım.I borrowed Tom's umbrella without asking.
İlgili Sayfalar